AKP federasyona karşı olduğumuzu açıklamalı

A+A-
Hüseyin Macit YUSUF

Kıbrıs’ta federal bir çözüm istemediğimizi artık açıkça söylemeliyiz. Taktiksel olarak masada oturmanın bize faydası yoktur. Rum tarafı yıllarca müzakere yapar gibi görünüp vaktimizi boşa harcamıştır. Aynı hatayı tekrarlayıp, biz de kendi kendimize zarar vermemeli, zamanı boşuna harcamamalıyız. Emperyalist güçler dayatıyor diye sonuç alınamayacak müzakere sürecine son vermenin zamanı çoktan gelmiştir. Samimiyetle, nasıl bir çözüm istediğimizi açıklamamız en onurlu davranış olacaktır. Federasyonun her türlüsüne karşı olduğumuzu cesaretle söylememiz gereklidir. Federasyon gevşek mi olacak? Merkezi güçlü mü olacak? İki bölgeli mi olacak? İki toplumlu mu olacak? 1977-1979 Doruk Anlaşmaları çerçevesinde mi olacak? BM parametreleri temelinde mi olacak? Bana göre bu soruların hepsi boştur. Zaten Rum tarafı da federal bir çözüm istememektedir. İsteseydi, onlar için federasyonun en iyi şekli olan Annan Planı’na onay verirlerdi.
Geçtiğimiz haftalarda bu köşede “Rum federasyon istemiyor” başlıklı yazımda Rum tarafının federasyona olumsuz yaklaşımını ayrıntılarıyla paylaşmıştım. Yaşayan tüm Rum liderlerin ve siyasilerin federasyonu Enosis için bir ara formül olarak kabullendikleri ortadadır. Fanatik Türk düşmanı Papaz Hrisostomos’un bir süre önce yaptığı bir açıklamaya göre eli kanlı Makarios biraz daha uzun yaşasaydı daha önceden kabul ettiği federasyonu reddedecekti.
Rum’un istediği federasyon aslında üniter yapı içerisinde biz Kıbrıs Türklerinin azınlık haklarına razı olacağımız bir düzendir. Rum, Anavatan Türkiye’nin etkin ve fiili garantörlüğünü kabul etmemektedir. Rum’a göre ada Yunan’dır ve Kıbrıs sorunu “Türk işgal ve istilasından kurtulma” sorunudur. Ada yeniden  “birleşinceye” kadar mücadeleye devam edilecektir. İşte elli yıla yakındır biz Kıbrıs Türkleri Rum’un bu saçmalıklarıyla yatıp kalkmaktayız. Artık bu maskaralığa son vermenin zamanıdır. İçinde egemen devletimiz KKTC’nin olacağı iki devletli çözümden başka yol yoktur.
KKTC halkı bu doğrultuda çalışacağına inandığı Dr. Derviş Eroğlu’nu Cumhurbaşkanlığı görevine getirmiştir. Eroğlu’nun, içinde devletimiz KKTC’nin olmayacağı bir çözüme evet demesi mümkün değildir.
İlgili her taraf, adanın ikiye bölündüğünü ve iki ayrı devletin varlığını artık kabullenmek zorundadır. Ada gerçeklerine göre çözüm budur. Bu çözüm yolunu hiç çekinmeden dillendirmeliyiz. Devletimize sahip çıkmak ayıp mıdır? Tabu mudur? Onurlu her millet gibi vatana, bayrağa, devlete sahip çıkmamızı hiç kimse yadırgayamaz.
Bundan dolayı bizi suçlayamaz. Halkların kendi geleceklerini belirleme hakkından hiç bir güç bizi men edemez. KKTC halkı onurlu bir direniş sonrasında bu hakları elde etmiştir ve bir daha hakkımızı Rum’a yem etmeyeceğimiz anlaşılmalıdır. Bu doğrultuda, Anavatan Türkiye’deki AKP iktidarı, Kıbrıs Türkünün ve Anadolu’daki milyonlarca kardeşimizin yüreklerinin sesine kulak vermeli ve federasyonun her türlüsüne karşı olduğumuzu açıklamalıdır.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları