AKP iktidarı niçin sakatat gömdürüyor?

A+A-
Arslan BULUT

Meclis TV’de oturumları, herhalde basında kimse takip etmiyor. Çünkü her oturumda önemli olaylar da gündeme getiriliyor ama bunların bir kısmı basına hiç yansımıyor.
Örnek vermek gerekirse, 30-31 Mart 2011 tarihli oturumlarda, 71 milyon vatandaşın sağlığı ile ilgili bir konu gündeme getirildi ama basında hiç konu edilmedi:
Kısaltarak veriyorum:
CHP Ardahan milletvekili Ensar Öğüt:
-Kurban bayramı için hayvan ithal edildi. O yetmedi, ithal dondurulmuş et getirildi. Bu dondurulmuş etlerin çoğu kontrolsüz geçti, yenmez durumda.
Kasaplık hayvan geldi arkadaşlar. Kasaplık hayvanların kesimi yapıldı, sakatatı, yani işkembesi, ciğeri, kelle paçası hastalıklı çıktığı için -buna dikkat edin- toprağa gömüldü ve toprağa gömüldüğü için sakatat piyasası birdenbire karaborsa oldu. Şu anda, işkembe 5 liradan 12 liraya çıktı, ciğer 10 liradan 20 liraya çıktı. Yani, getirdiğiniz hayvanlar da hastalıklı.
Ocak ayında Avusturya’dan gebe düveler getirildi, Adapazarı başta olmak üzere Türkiye’nin her tarafına gönderildi. Pendik Veteriner Laboratuarında, Avusturya’dan getirilen hayvanlarda ölümcül mavi dil hastalığı çıktı. Örtbas etmek için, İngiltere’ye gönderdiler yine onaylandı. Pamukova’daki şirket sahibi, Tarım Bakanlığı hakkında dava açtı  “Bana hastalıklı hayvanlar verdiniz. Bu hastalıklı hayvanları ben istemiyorum, benim paramı iade edin.” diye. Tarım Bakanlığı, bu ölümcül hastalığı gizlemek için oradaki hayvanları Gaziantep’e gönderdi. O şirketin 5 tane gebe düvesi öldü, 20 tane de buzağısı itlaf edildi, öldürüldü..
Süt tozunda melamin diye bir katkı maddesi var! Melamin, çocuklarda kalıcı hastalık yapıyor. Türkiye’deki yapılan yoğurtların çoğunda süt tozu kullanılıyor. Çin’de süt tozu kullanıldığı, süt tozunda da melamin olduğu için, Çinliler o işi yapanları idamla yargıladılar! Türkiye’de var mı yargılanan?

***


MHP Edirne milletvekili Cemalettin Uslu:
-Tarım ve Köyişleri Bakanlığı  “AB Uyum Sürecinde Hayvancılığımızın Sorunları”  adıyla hazırladığı raporda şap, brusella, çiçek, kuduz, koyun-keçi vebası, tüberküloz, şarbon hastalıklarının kontrol altına alınamadığı, hayvan hastalıklarıyla mücadele için bütçeden ayrılan ödeneklerin yetersiz olduğu, hayvancılıkta genetik potansiyelin yetersiz olduğu, sektördeki kayıt dışılığa dikkat çekerek kaçak hayvan hareketlerinin de etkin bir şekilde kontrol edilemediği ve yem fiyatlarının yüksek olduğu gerçeğini ifade ederek, hayvancılığa gereken önemi veremediklerini ikrar etmiştir. 


 Eskişehir CHP milletvekili Tayfun İçli:
-Tarım Bakanının açıkladığı yazılı belgelere göre, ithal edilen hayvanlarda hastalık olduğu, özellikle sakatatla ilgili bir genelgesi var mıdır, yok mudur?

***


Tarım Bakanı, Diyarbakır milletvekili Mehdi Eker: (Ertesi gün konuştu) 
-Türkiye’de BSE hastalığı görülmüş değil, tespit edilmiş de değil. Uluslararası Salgın Hastalıklar Ofisi’nin genel olarak yaptığı bir öneriyi biz sadece uyguluyoruz. O da şudur: Bir yaş civarındaki bütün hayvanların bütün hastalıklara karşı  ’risk materyali’ diye tabir edilen organlarının yenilmemesi tavsiye ediliyor. Bizim de yaptığımız sadece, Uluslararası Salgın Hastalıklar Ofisinin bu yönde, diğer bütün hastalıklarla ilgili olduğu gibi BSE için de yaptığı bir öneriyi yerine getirmektir.

***


Peki, hayvanlar niçin ölüyor, sakatatlar niçin gömülüyor, süt tozundaki melamin için tedbir var mı? Bu konularda hiçbir açıklama yok! Bilgilerinize sunulur....

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları