AKP iktidarını çözen süreç!

A+A-
Özcan YENİÇERİ

     Başta Davutoğlu olmak üzere AKP yetkilileri ve medyası halk tabiriyle 'burnundan kıl aldırmıyor". İktidarın gaflet, dalalet ve hıyanete varan uygulamalarını ve sonuçlarını eleştirenleri yerden yere vuruyor. AKP yetkilileri işledikleri suçlardan ve yaptıkları büyük hatalardan ders çıkarmak gibi bir basireti de göstermiyorlar. İktidar hâlâ herkesin kaz yürüyüşü kendilerini takip etmesini istiyorlar. 

     İktidar uyguladığı iç ve dış siyasetin ülkeye ve kendisine maliyetinin ne olduğunu ve meydana getirdiği vahim sonuçlarını hâlâ görmekten acizdir.

Son seçimlerde diğer partiler bir yana iktidar, "çözüm süreci" adı altında terör örgütüne alan açan, teröristlerin silahlanması ve serbestçe örgütlenmesini sağlayan sürecine rağmen Güneydoğu'da AKP'nin ciddi oranda oy kaybetmesinin nedenlerini bugün dahi anlamış değil!

AKP'yi tek başına iktidar olmaktan uzaklaştıran, PKK terörünü de yaygınlaştırıp kurumsallaştıran uygulamalara kısaca değinmekte yarar var. Öncelikle "Çözüm Süreci" adlı pazarlık, taviz ve uygulamaların bugünkü siyasal sonuçların doğmasına diğer nedenlerden çok daha fazla etkisi olduğu tespitini yapalım!

Bu bağlamda AKP'nin sürece ilişkin uygulamaları ve sonuçlarına değinelim: Öcalan'ın mesajlarının Nevruzlarda Diyarbakır meydanında halka okutulması, iktidarın Öcalan'ı muhatap aldığı, halka da 'siz de onu muhatap alın' mesajı olmuştur.

Hükümet yetkililerinin Öcalan için "bir zamanlar dininde diyanetinde adamdı" denilerek dindar kesim nezdinde ona meşruiyet ve itibar atfedilmiştir. Dahası, "Bana da yapılsa ben de dağa çıkardım" söylemleriyle de teröristlerin halk nezdinde yaptıklarının haklı olduğu duygusu yaratılmıştır.

Sürecin buzdolabında olduğu açıklamasından sonra bile Yalçın Akdoğan, HDP'yi kast ederek "Öcalan bunları yakalasa sopayla kovalar" diyerek Öcalan'ı olumlu bir referans olarak kamuoyuna sunmaktadır. AKP yetkilileri bu yaklaşımlarıyla bizzat kendileri halkın, Öcalan'ın ve onun partisi olan HDP'nin peşine takılmasını sağlamışlardır.

Dahası Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Kur'an-ı Kerim'in Kürtçe mealini miting meydanında elinde sallaması halk nezdinde sanıldığının aksine bir tepki yaratmıştır: Dindar ve Kur'an'ı indirildiği dille okuyan halk, buna şiddetli tepki göstermişlerdir. Laik, sosyalist ve seküler bölücülere mesaj vermek istenirken dindar kesimin desteği kaybedilmiştir.

AKP iktidarı çözüm süreciyle Kürt'ü PKK'ya, PKK'yı da Öcalan'a indirgemiştir. HDP milletvekillerini "Çözüm Süreci" adı altında yapılan görüşmelerde AKP'nin muhatap olarak alması, AKP'nin Kürt asıllı milletvekillerinin bölge insanının sorunları konusunda devre dışı bırakılması onları etkisiz eleman konumunu düşürmüştür. Bölgesel sorunlar, Kürtler ve bölgede yaşayan insanların sorunları hakkında iktidarın muhatap aldığı kişiler hep HDP'liler olmuştur. AKP'nin seçilmiş Kürt asıllı milletvekilleri, etkisiz eleman olarak protokol milletvekilliği yapmışlardır.

Süreçte sadece PKK, HDP ve unsurları muhatap alınmıştır. Bu durum PKK'nın güçlenmesine neden olmuştur. PKK, bölgedeki yandaş Kürtlere, sivil toplum örgütlerine, siyasi yapılara, "Artık devletin muhatabı benim. Devlet anlaşma yoluyla burayı bize devredecek. Kendinizi bu yeni döneme göre ayarlayın" demiştir.

Özellikle hükümet yetkilileriyle HDP milletvekilleri arasında Dolmabahçe'de gerçekleşen buluşma, Öcalan'ı meşrulaştırmakla kalmamış HDP'nin etkisi ve itibarına da büyük katkı sağlamıştır.  

Dolmabahçe görüşmelerinin ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "Ortak görüntü yanlıştı... Dolmabahçe'de ben o karenin içinde yer almayı hükümet için doğru bulmadım" ve izleme komitesine karşı çıkarak "Zaten izleme komitemiz var, MİT şu an o işi yapıyor" demesi ciddi bir çelişki olarak algılanmıştır. Dahası "Kobani düştü, düşüyor" söylemleri, "Kürt sorunu vardır" üzerine kurulu AKP politikasının "ne Kürt sorunu yahu" türünden söylemlere dönüşmesi AKP'nin bütün rezervlerini yerle bir etmiştir.

Bütün bunların yanında halkın üzerine örgütün silahlarının gölgesinin düşmesi, seçim sonuçlarının malum biçimde sonuçlanmasının en önemli nedeni olmuştur.   

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları