AKP ne yaptı PKK ne yapıyor?

Özcan YENİÇERİ

       PKK 'çözüm' adlı heyulayı Cumhurbaşkanının tabiriyle söylersek 'silah stoklama süreci' olarak kullanmıştır. Süreç boyunca yolları, menfezleri, köprü altlarını ve yol kenarlarını bombalı düzeneklerle binlerce metre kablolar çekerek ve yerleri kazarak kamufle edip yerleştirmiş. Evlerin altları tüneller yapılarak birbirlerine bağlanmış.

Ülkeyi yönetenler, sözde "çözüm" takıntısı içinde PKK'nın ne yaptığını, nerelere ne gömdüğünü ya da hangi tuzakları kurduğunu hem görmemişler hem de görmezlikten gelmişlerdir.

       PKK uzun süredir serbestçe hazırlandığı 'devrimci halk savaşı' için düğmeye basmıştır. Döşedikleri bombaları bu yüzden patlatmaya başladılar. Bu bombaların ağırlığı dört yüz kilodan iki tona kadar değişiyor. Onlar bu bombaları ve silahları naklederken ya da tuzaklarken çözüm süreci olduğu için kimse ne yaptıklarını merak etmiş ne de onlara engel olmuşlardır.

       Bütün bunlar yaşanırken AKP hükümeti her zaman ve her mekânda uyarılmıştır. Teröristler kentleri silahlarla dolduruyor. Yayla şenlikleri adı altında halk dağlara götürülerek bir iç savaşta nasıl davranmaları gerektiği konusunda eğitiliyor. Gençler YDG-H olarak organize oluyor. Örgüt vergi, yargı ve kolluk birimleri oluşturuyor. Süreç ihanet sürecine dönüşmüştür denildiğinde iktidar tedbir alacak yerde bunu söyleyenleri suçluyordu.

       AKP'li yetkililer resmen kendilerini çözüm sürecine karşı uyaranları 'kandan besleniyor', 'terör bitince bunlar da bitecek, bu nedenle terörün bitmesini istemiyor' türünden iftira ile söylenenlere cevap veriyorlardı.

AKP'nin bu gaflet ve dalaleti sayesinde dağdaki teröristler kentlerde, sokaklarda, mahallelerde serbestçe organize olmuşlar ve her köşe başını ya da evi mevziye dönüştürmüşlerdir. Sonuçta 'çözüm' böylece zırhlı araçlar içinde on altışar, on üçer Mehmetçiğin şehit olduğu sürece dönüşmüştür. "Analar ağlamasın" sloganıyla başlatılan süreç, anaları toptan ağlatır hale gelmiştir.

AKP hükümetinin, havuz medyasının, akil adamlarının ve liberal destekçilerinin gaflet, hıyanet ile vurdum duymazlıklarının bedeli bugün şehitler verilerek ödeniyor. Her şey milletin, devletin ve hükümetin gözleri önünde meydana gelmiştir. Hükümet yetkilileri de bunu açıkça itiraf ediyorlar.

Sonuçta PKK, Suriye'de kurduğu kantonların verdiği kendine güven duygusu ile Şengal'da ABD'lilerle IŞİD'e karşı yürüttüğü iş birliği sonucunda uluslararası alanda edindiği sempatiyle moral bularak Türkiye'ye karşı kitle katliamlarını başlattı.

Suriye'de yaşanan iç savaş PKK'nın iştahını kabartmıştır. PKK, Suriye'de kurdukları kantonlara Türkiye'nin Güneydoğu'sunu da dahil ederek Büyük Kürdistan Devleti hayali kurmuş bulunmaktadır.

PKK, Türkiye'yi Suriye ve Irak sanıyor. 'Orada başarılan burada niye başarılmasın' diye düşünüyor ve en büyük yanlışı da burada yapıyor. Bu yanlış değerlendirmenin bedelini ağır bir şekilde ödeyecektir. Bundan kimsenin kuşkusu olmasın. Ancak oyuna gelmemek şartıyla!

PKK, Suriye ve Irak iç savaşının kendi önünü açtığını biliyor. Irak ve Suriye'deki bütün kazanımlarının iç savaşın sonucunda elde edildiğinin farkındadır. Bu nedenle PKK, Türkiye'deki terör eylemlerini iç savaşı tetikleyecek alanlara yöneltmiş bulunmaktadır.

Şehitlerin onar, yirmişer geldiği şu aşamada ise yeni ve tehlikeli bir durum söz konusudur. Tehlikenin adı iç kargaşadır. PKK'nın yapamadığını ve hiçbir zaman da yapamayacağını şehit cenazeleri ardından sokağa dökülen öfke yapabilecektir. Bu nedenle dikkatli ve soğukkanlı davranmak şarttır.

PKK'nın yaptığı hiçbir alçak katliam Türkiye'yi bölmez ve bölemeyecektir. Bunu PKK da bilmektedir. Bu nedenle PKK, Türkiye'de bir iç savaşı tetikleyici eylemlere yönelmiştir. Sinir uçlarına dokunarak millî refleksi harekete geçirmeye çalışmaktadır.

PKK bunun için batıda bir Kürt-Türk çatışması çıkarmaya, doğuda ise halkla güvenlik güçlerini karşı karşıya getirmeye çalışmaktadır. PKK'nın kurguladığı bu ikili oyuna da gelinmemelidir.

 

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş