AKP saltanatının hakkından kim gelecek?

Arslan BULUT

Tayyip Erdoğan, Mardin konuşmasında,  “Yeni Türkiye için, yeni Anayasa ve başkanlık sistemi için biz artık kararlı bir yoldayız. Ne yapsalar, ne kadar çırpınsalar boş... Ok yaydan çıktı. Hedefine mutlaka ulaşacak”  derken AKP bildirgesindeki “içinde etnik vurgu olmayan yeni Anayasa”yı kastediyor. Türklüğü milletin adı değil de etnik bir grup olarak gördüklerine göre Türk egemenliğine son veren bir rejim tasarladıkları belli.

Erdoğan işte bunun karşısında olanları “Eski Türkiye” diye nitelendiriyor ve hatta  “Pensilvanya’dan gelen talimatlar, Kandil’den gelen emirler, İstanbul’daki yalıların Boğaz’a bakan salonlarında kotarılan senaryolar bir araya getiriliyor ve yeni Türkiye hedefinin önünü kesecek projelere dönüştürülüyor” diyerek bir algı operasyonu yapıyor!

*  *  *

Bu mantığa göre Türkiye’nin Türk Milleti’nin egemenliğinden çıkarılmasına Pensilvanya ile PKK mı karşı çıkıyor? Saçma değil mi? Aslında PKK’nın hedefi ile AKP’nin hedefi aynıdır. İkisi de Türk egemenliğine karşı mücadele ediyor. Biri terör yoluyla, diğeri halkı Allah ile Kur’an ile aldatarak! Özde hiçbir farkları yok.

Pensilvanya’nın da rejim değişikliği konusunda, yakın zamana kadar AKP’ye tam destek verdiği, en azından, mevcut rejimi yıkmak için Ergenekon, Balyoz ve Askeri Casusluk davalarında, Türk ordusuna kumpas kurduğu herkesin bilgisi dahilindedir.

Tayyip Erdoğan, burada kendisini, PKK ile giriştiği çözüm sürecinden ve cemaatle birlikte uyguladığı “milli orduya kumpas”tan soyutlamaya çalışmaktadır. Sanki kendisi iyilerin tarafındadır da karşısında PKK ve cemaat vardır! Bu doğru değil. İşte algı operasyonu budur! Çünkü PKK ve cemaatle iş birliği yapan AKP’dir.

Erdoğan, ayrıca kendi başbakanlığı döneminde işlenen, “soru çalmak, kasetlerle siyasilere şantaj, karanlık cinayetler, ülkenin milli kazanımlarını sabotaj” gibi bütün suçların sorumluluğunu cemaate yüklüyor! Bu da doğru değil. Bu suçlar kimin başbakanlığı döneminde işlenmiştir? 

Erdoğan, “ok yaydan çıktı” sözünü son zamanlarda sık kullanıyor. Daha önceleri de “geri dönülemez nokta” ve “az kaldı” tabirleriyle taraftarlarına moral verirken, karşıtlarının maneviyatını bozmaya çalışıyordu.

Oysa bugünlerde Erdoğan’a uygun düşen, “ok yaydan çıktı” diye şartlandırma yapması değil “Dönülmez akşamın ufkundayım, vakit çok geç” şarkısını söylemesidir.

*  *  *

2009’da da bugünkü HDP’nin yerinde olan DTP’nin bildirgesinde “Uzun vadede geri dönüşü olmayan, giderek demokratikleşmeye evrilen bir süreç başlamış olmakla beraber; hâlâ değişime, demokratikleşmeye direnen güçler bulunmaktadır” deniliyordu. Bu süreci başlatan Tayyip Erdoğan idi. PKK’nın siyasi kanadı olan partinin, Erdoğan’dan ve AKP iktidarından hiçbir şikâyeti yoktu! Halen de yoktur.

Bugün o sürecin sonunda Amerika’nın Ankara Büyükelçisi John Bass, “Çözüm sürecini destekliyoruz. Biz bu sürecin çatışmaya dönüşmesini istemiyoruz”  diyebiliyor!

Dışişleri Bakanlığı susarken cevabı Onur Öymen veriyor ve “Büyükelçinin sözleri Amerika’nın bu konuda, bölgesel çıkarları açısından nasıl bir beklenti içinde olduğunun da işaretini vermektedir” diyor.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye göre de ok yaydan çıkmıştır ama Türkiye için değil; Tayyip Erdoğan için...

Bahçeli, “Türk devletini PKK’nın muhatabı yapan Erdoğan kaçamayacak, günahlarını affettiremeyecektir. Sürekli çark eden, her eleştiriyi kendisine darbe olarak gören Erdoğan, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı makamından manen ve fiilen düşmüştür”  diyor...

Üstelik ok ve sadak, Türk Milleti’nin elindedir. Oy, yani karar milletindir. Mızrağının ucuna Kur’an sayfaları geçirerek, Hz. Ali ordusunu yenen Muaviye’nin kurduğu Emevi saltanatının hakkından da hedefini tarih boyu şaşırmayan Türk Milleti gelmiştir.

Türk Milleti hedefini bugün mü şaşıracak?

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş