AKP vekilleri, bu kez hangi ‘özgür iradeyi’ kullanacak?

İsrafil K.KUMBASAR
Arada bir, AKP’ye de hak vermek
gerekiyor.
Kabul etmek lazım ki, şu son Anayasa değişikliği teklifi iktidarın ‘ruh halini’ ziyadesiyle ortaya koymuştur.
Her icraatı ‘yangından mal kaçırır’ gibi, alelacele ifaya çalışan ve “Ben yaptım oldu” dayatmasından geri adım atmayan hükümet, bu sefer bir yanlışını kabul etti. (!)
Doğruya doğru. Baktılar ki, TBMM Başkanı’nın imzaladığı ama ‘hükümetin başının’ ve pek çok bakanın ‘imzadan imtina ettikleri’ bir teklif, ileride başlarına iş açacak.
‘Hür irade sahibi’ 50 milletvekiline “İmzanızı çekin” diye ferman buyurdular.
Onlar da hemen imzalarını çekti.
Taslak şimdi ‘yeniden’ imzaya açılacak.
Kim bilir, belki de bu kez listede Tayyip Erdoğan ve kabinesindeki bütün bakanların imzaları yer alır.
Öyle ya, hayati bir önem atfettiğin konuda, ‘esamesi bile okunmayan’ vekile imza çaktıracaksın, kendi imzanı esirgeyeceksin.
Vatandaş, “Bu işte kesinlikle bir katakulli var” diye düşünmez mi?
***
Hatırlayınız, bu imza konusu önce ısrarla reddedildi, “Yalan” dendi, “Kopya” dendi, bir türlü kabul edilmek istenmedi.
Belli ki artık ‘inkâr edilemez’ bir noktaya gelindi ve ‘akıldaneler’ devreye girdi:
- “Şu listeyi hele bir yeniden düzenleyin. İmzaları sağlama alın.”
Anayasa değiştirmek dediğin nedir ki?
Hazırla teklifi, ‘kopyala’ imzaları, teklifin altına yapıştır. Oldu da bitti maşallah.
Amma, ilkönce ‘kendini’ sağlama al.
Ne olur ne olmaz, yarın bir ‘kapatma davası’ falan açılır. ‘Riske’ girme, sen atma teklifin altına imzanı. Bir talimatla ‘yeterli sayıda’ imzayı nasıl olsa toparlarsın milletin ‘hür irade sahibi’ vekillerinden.
Liste değişecek. AKP Grup Başkanvekili Suat Kılıç, öyle izah buyurdu. Gerekçeyi de şöyle açıkladı:
- “Kamuoyunda imzalar doğruydu değildi, TBMM Başkanı’nın imzası teklife girmişti girmemişti gibi yaklaşımlar, Anayasa değişikliğini gölgede bırakmaya yönelik tartışmalar şekline dönüştürüldü.”
***
Son Sultan’ın sözcüsüne bakar mısınız?
Bu nasıl bir mantıktır ki, yaptığı işin ‘doğru’olup olmadığından bile emin değil. Kamuoyu öyle demiş, böyle demiş. Sen ‘yaptığının’ farkında değil misin? İmzalar doğru ise, TBMM Başkanı’nın imzası yoksa niye değiştiriyorsun?
İşin daha vahim olan tarafı ise şu:
- “Yahu bir yanlış yaptık. Daha önce alınmış imzaları bu teklifte de kullandık” diye özür dilemek varken, fatura yine başkalarına kesiliyor:
- “Anayasa değişikliği gölgelenmek
isteniyor!”
Ondan da vahim olanı ise yine Kılıç’ın açıklamasında gizli. Kendisine soruluyor:
- “Teklifte bir değişiklik olur mu?”
El cevap:
- “Şimdiden söylenemez. Çünkü milletvekillerimizin özgür iradeleriyle bu şekillenecektir. Yine de bir sürpriz beklenmesin.”
Yani şu ana kadar ortada dolaşan teklifte ‘özgür irade’ devreye girmemiş. Birileri oturmuş kurgulamış, öbürlerinin de ‘aylar öncesinde alınan’ imzaları teklifin altına konulmuş.
***
Anayasalar en basit tanımı ile devletteki kurumların ‘nasıl işleyeceğini’ belirleyen genel kabul görmüş kurallar bütünüdür.
Tayyip Erdoğan ve arkasındaki güçler, bu kurallar üzerinde ‘oynamak’ istiyor.
Bizim ‘gariban’ vekillerimiz de, ‘aylar öncesinde’ sanki taksitle ‘çekyat’ alıyormuş gibi çakmışlar imzalarını.
Şimdi kendilerine deniyor ki:
- “Öyle olmaz, özgür iradeni bir kullan bakalım. Ama sürpriz falan da yapmaya kalkışma.”
O ‘özgür iradeyi’ gerçekten merak ediyoruz.
  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş