AKP yanlış yapmadan doğruyu bulamıyor!

A+A-
Özcan YENİÇERİ

Yüzde yüz doğru ya da yüzde yüz yanlış yoktur. Aksine yanlışlanabilir doğrular, doğrulanabilir de yanlışlar vardır. Yanlışın içindeki doğruların, doğruların da içindeki yanlışların farkına varmak özgür düşüncenin olduğu kadar objektifliğin de gereğidir.

Hayat çok renklidir, çok seslidir ve çok yönlüdür. Dünyada tek renk, tek ses ve tek yönü olan çok az bir alan vardır.

Sesin çeşitli tonlarından orkestra, çeşitli renklerinden tablolar, çeşitli yönlerinden de haritalar oluşturulur.

Doğrularda birleşmek, yanlışlardan kaçınmak siyasetin de özü olmalıdır. Körü körüne karşıtlık ya da yandaşlık körleştirir.

AKP iktidarının on beş yıllık iktidarı aynı zamanda stratejik körlüğün de tarihidir.

Yanlış üstüne yapılmış yanlış!

"Demokratik Açılım", "Kürt Açılımı", "Barış ve Kardeşlik" adı altında sözde çözüm projesi terör örgütünün silah bırakmasını değil aksine kentlerde yerleşmesine ve yaygınlaşmasına neden olmuştur.

Bunun nedeni proje sahiplerinin olanı biteni görmezlikten gelmeleri kadar çözüm sürecini eleştirenlerin uyarılarını ve söylediklerini dikkate almamalarıdır. Daha da vahimi eleştirileri "kandan beslenmek" ve "terörün bitmesini istememek" olarak nitelemeleridir.

FETÖ "geliyorum" dedi AKP uyudu!

FETÖ'nün TSK'nın gücünü kırmak amacıyla kurguladığı kumpas davalarının "savcısı" oldular, onlara her istediklerini verdiler ve FETÖ'nün devlete, bürokrasiye ve eğitime sızmasına kendileri izin verdiler.

FETÖ muhalefete kaset operasyonu yaparken bunu siyaset malzemesi yaptılar.

FETÖ'nün devletteki örgütlenmelerini eleştiren muhalefeti din düşmanlığı yapmak, vesayetçi ve darbeci olmakla suçladılar.

FETÖ'nün ayakkabı kutularındaki dolarlarla yaptığı 17-25 Aralık yumuşak darbesini ve 15 Temmuz'da alçak ihanetiyle karşılaşınca "yandım Allah" diye bağırmaya başladılar.

İfrattan tefrite savrulma!

Suriye ile önce sınırları kaldırdılar. Ortak bakanlar kurulu topladılar. Ticari ilişkileri geliştirdiler.

Bu politika doğruydu.

Birden Arap Baharı bağlamında ayaklanmalar başladı.

AKP iktidarının bir Suriye'ye savaş ilan etmediği kaldı. Yaşananlar biliniyor.

Esad aniden Esed oldu. Türkiye Suriyeli göçmenle doldu.

Suriye bir Türk uçağını düşürdü. Türkiye önce Suriye sonra da Rus uçağını düşürdü.

Suriye ile Türkiye'nin birbirlerine bir savaş ilan etmedikleri kaldı.

Ardından İran-Rusya-Türkiye, Suriye için anlaştılar.

Türkiye kendisini ilgilendirmeyen sorunlar yüzünden Libya ve Mısır'la köprüleri attı.

İnsanın inanası gelmiyor ama trajikomik bir dış politikayla Türkiye karşı karşıya geldi.

Deneye yanıla doğruyu buldu!

AKP önce PKK ile yürüttüğü "çözüm sürecini, buzdolabına koydu". Müzakereden mücadeleye dönüldü.

Bu tam anlamıyla kan uykusundan uyanıştı.

FETÖ'ye ülkeyi parsel parsel teslim etme yanlışından 17-25 Aralık sonrası dönüldü. 15 Temmuz sonrası ise FETÖ'ye savaş açıldı.

Rusya'yla ilişkileri yeniden inşa edildi.

Ardından Rusya'nın inisiyatifini de alarak Fırat Kalkanı harekatına girişildi.

AKP makro yanlışlarını mikro politikalarla telafi etme gayretine girdi.

El Bab'da "ne işimiz varcılar"

Cumhurbaşkanı Erdoğan aynen şunları söylüyor: "Yatırım yapın. Türk Lirasına geçin, üretin, ihraç edin, istihdam sağlayın. Bize saldıranların, zerk edilmeye çalışılan zehrinin panzehiri bunlardır. Bu kritik dönemde yatırımlarını erteleyen herkes nazarımda ekonomimize saldıranlarla aynı saftadır".

El hak doğru!

Ne diyor Cumhurbaşkanı "Suriye'de, kendi istiklalimizin ve istikbalimizin mücadelesini veriyoruz".

El Bab'dan sonra sırada Menbiç var. Suriye'nin kuzeyinde yeni bir devlet kurulmasına izin vermeyeceğiz!

Tamamen doğru bir strateji ama bir eksiği var o da Kandil'e harekatın başlatılmamış olmasıdır. Bir de Kerkük, Telafer ve Tuzhurmatu konusunda yapılması gerekenlerin yapılmamasıdır.

 AKP yanlışları art arda yaptığı dönemde "ne işimiz var Suriye'de" diyordu. Bugün aynı yanlışları "ne işimiz var El Bab'da" diyenler yapıyor!

  • Yorumlar 2
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları