AKP'de "Saadet Partisi" paniği!

A+A-
Arslan BULUT

Yazılması gereken çok konu var ama birini tercih etmek durumundasınız. Perşembe akşamı, Saadet Partisi'nin yeni genel başkanı Temel Karamollaoğlu'nun davetine icabet ettiğim için, gündeme oradan müdahil olayım...

Karamollaoğlu, "En küçük torunum beş yaşında. Geçenlerde konuşurken 'Dede, bi düşünsene' diye hitap etti. Artık o ne söylemek istedi, düşünmek kelimesinin ne anlama geldiğini tam olarak biliyor mu, ayrı bir konu ama hatırladım ki, insanlarımız düşünmüyor. Biz insanları düşünmeye sevk edebilirsek, görevimizi yapmış olacağız. Çünkü düşünen insan, sonuçta gerçeği bulur." diye söze başladı...

***

Karamollaoğlu, Türkiye'nin borçlanmaya dayalı ekonomiyle duvara tosladığını, Samsun'dan İskenderun'a bir hat çekilirse, hattın doğusuna kalan toprakların boşalmaya başladığını, Doğu'da çimento fabrikaları dışında bütün fabrikaların kapatıldığını, Karadeniz'de fındık ağaçlarının söküldüğünü, son iki yılda iki buçuk milyon kişinin Batı illerine göç ettiğini anlattıktan sonra "Doğu Anadolu'nun kime mal edilecek?" diye sordu.

Karamollaoğlu, Atina'ya dikilen Pontus anıtına dikkat çekti.

Karamollaoğlu,  2004 yılında yazılan ilerleme raporunda Türkiye'nin Fırat ve Dicle sularını, başta İsrail olmak üzere komşularıyla paylaşması ve bu iki nehrin sularının yönetiminin uluslar arası bir kuruma devredilmesinin gündeme gelmesi üzerinde durulduğunu da hatırlatarak ne demek istediğini biraz daha açtı...

Karamollaoğlu, "Irak ve Suriye'de komşumuzun camını taşladık, şimdi bizim camımızı taşlıyorlar. Çevremizde yakılan ateşin içine çekildik. Bir de 15 Temmuz'u yaşadık. Son 10 sene içinde devletin sinir uçlarına kadar nasıl girdiler? Bu kadar gaflet olamaz ki!" dedi.

Karamollaoğlu, "barış süreci"ni de hatırlattı ve "Herkes uyandı ki şehirlerin altı dinamitlerle döşenmiş! Bir özürle bu iş geçiştirilemez ki" dedikten sonra "Bütün bunların hiç önemi yokmuş gibi başkanlık sistemi, hangi aciliyetle gündeme getirildi? Biz buraya nasıl geldik?" sorularına herkesin cevap vermesini istedi.

Karamollaoğlu, başkanlık sistemine prensip olarak karşı olmadıklarını ama Anayasa değişikliğiyle bu sistemin esası olan kuvvetler ayrılığının, hukukun üstünlüğünün ve denetimin ortadan kaldırıldığını bu sebeple evet demeyeceklerini söyledi.

***

Karamollaoğlu bu görüşlerini Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'a ziyaret ederek; partilerin genel başkanlarına da yazılı olarak ifade ettiğini ancak sonuç alamadıklarını da bildirdi ve bir ayrıntı daha verdi, "Cumhurbaşkanı Erdoğan da bize danışmanını gönderdi" dedi.

O sırada yanımda oturan başkanlık divanı üyesine, Temel Karamollaoğlu'nu ziyaret eden danışmanın kim olduğunu sordum. Adının "Mehmet" olduğunu söyledi. Erdoğan, hasta olan Şevket Kazan'ı da evinde ziyaret etti.

Başdanışman Mehmet Uçum, "Mehmet Ata" olan adından "Ata"yı mahkeme kararıyla çıkarmış ve "Yeni Anayasa'da Atatürk olmayacak" diyen eski Komünist Partisi mensubu bir kişi. Anayasa değişikliklerinin yetersiz olduğunu, reform sürecinin devam edeceğini ve Yeni Türkiye'nin kurulacağını söylüyor!

Karamollaoğlu ise "Biz hiç yalpa yapmadık. Türkiye otoriter bir rejime doğru sürükleniyor. Bu sebeple evet demeyeceğiz. Üslubumuza dikkat ediyoruz çünkü gerginlikten bu memlekete fayda gelmez" diyor.

***

Karamollaoğlu'nun Doğu Anadolu ile ilgili sözlerine dikkat etmek gerekir. Hani Ahmet Davutoğlu, "Mezopotamya Projesi" diyordu ya! Hani Amerikan Büyükelçisi Pearson, "Erzurum'dan Bağdat'a uzanan bölge tek bir ekonomik bölge olacaktır" diyordu ya! İşte Doğu Anadolu o proje sebebiyle boşaltılıyor. İşte evetçi siyasilerin alet olduğu asıl "fitne" budur!

Karadeniz'de Heredot zamanından beri varlığı bilinen fındık ağaçlarının sökülmesi de Pontus projesiyle ilgili olsa gerek!

  • Yorumlar 29
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları