AKP’li aydıncıkların atölye açma merakı

İsrafil K.KUMBASAR

Doğruya ‘doğru’, yanlışa ‘yanlış’ demeyi erdem bilen, ‘eğilmeyi’, ‘bükülmeyi’ sahip oldukları ilme hakaret olarak algılayan ‘gerçek’ aydınlar, birer birer atlara binip gidince, meydan ‘kerametleri’ kendilerinden menkul ‘aydıncıklara’ kaldı.
‘Güç’ nerede ise, ‘o yöne’ doğru dümen kıran, dün ‘ak’ bellediklerine bugün ‘kara’ çalan, ‘vicdanlarına’ değil ‘cüzdanlarına’ göre kalem oynatan ve son yıllarda AKP iktidarının kapısında ‘şirinlik’gösterileri yapan bu tür aydıncıklarda zuhur eden ‘ortak’ bir tutku bugünlerde iyice belirginleşmeye başladı:
-’Atölye açma tutkusu.
Kendilerini ‘muhafazakar’olarak takdim eden elitlerin ağırlıklı olarak oturdukları semtlere yolunuz düştü ise eğer, sokakları işgal eden afiş ve pankartlardaki şu tür reklamlar sizlerin de mutlaka dikkatinizi çekmiştir:
- ‘Mantık’ atölyesi
- ‘Felsefe’ atölyesi.
- ‘Yazı’ atölyesi.
- ‘Şiir’ atölyesi’.

***

Kapınıza konan kömürün dumanını ciğerlerine kadar çekip, ‘biat sofrasından’ azıcık nasibinizi almamışsanız eğer, içinizdeki ‘vesvese’ hemen harekete geçebilir.
Kendi kendinize söylenmeye başlarsınız:
1-) “Bu tür atölye reklamları niçin hep ‘muhafazakar’semtlerde boy gösteriyor, Şişli’de, Beşiktaş’ta, Kadıköy’de neden böyle şeylere rastlanmıyor?”
2-) “Bu atölyelerin ‘mekan kiraları’ nereden, nasıl karşılanıyor, ‘ödemeler’ nereden, nasıl yapılıyor?”
Yahut, şu soruyu sorabilirsiniz:
“Bu atölyelerde neler öğrenilir? Yazının, şiirinin de atölyesi mi olur?”
Bal gibi olur kardeşim.
‘Ham’, ‘yontulmamış’ şiirler ve yazılar, bu atölyelerde, ‘planyaya’ giriyor, ‘tornadan’ geçiyor, ‘tesfiye’ görüyor, ‘törpüleniyor’, sonra birer ‘sanat eseri’ olarak sahiplerinin eline teslim ediliyor.
Ne var bunda?

***


‘Piliç’ kümesine düşmüş tilki gibi peş peşe ‘atölye’ açmaya başlayan aydıncıkların ‘eğitim’ durumlarına da bakınca sanırız, sizler de merak etmişsinizdir:
- “Bu tür atölyelere neden hiç erkekler itibar etmez. O kadar erkek arasında bir tane ‘şiir’ ve ‘yazı’ düşkünü adem yok mudur?”
Onların ‘ruhlarını’bilen bir dostumuzun cevabı sis perdesini biraz olsun aralıyor:
- “Ses etme aziz kardeşim, amaç başka.”
Bazılarının amacı biraz izah edilebilir:
Bir taraftan bilinçaltlarına yer etmiş olan ‘eziklik kompleksini’ aşabilmek, “Bakın biz de çağdaşız” mesajını verebilmek için bu yolu seçiyorlar.
Diğer taraftan, ‘kültür’ve ‘sanat’ faaliyeti adı altında belediyenin, yani halkın paracıklarını tokatlıyorlar.
Bazılarının amacı ise gerçekten başka.
Amaç, ‘evde kalmış’ zengin aile kızlarını tavlayıp ‘izdivaç’ haremine dahil etmek.

***


Bir zamanlar ‘kol emeğine’ dayalı üretime ev sahipliği yapan, birçok kişiye ‘ekmek kapısı’ olan ve aynı zamanda ‘saat’ işlevi gören atölyeler, ‘değişimin’ dişlileri arasında yontula yontula, geldi sonunda ‘şiir’ ile,’yazı’ ile birlikte anılmaya başladı.
‘CER’ atölyeleri, ‘cep’ atölyelerine dönüştü.
Eskiden ‘hükümetin arka bahçesi’ olarak görülen imam hatipler, artık ‘şiirin’, ‘yazının’, ‘mantığın’, ‘felsefenin’ arka bahçesi olarak hafızalarda yer buluyor.
Bize de şu soruya cevap aramak kalıyor:
- “Bu adamlardan ilham alıp, ‘yontulmuş toplum’için bir atölye kurmak neden hiç kimsenin aklına gelmez?”
Öyle ‘kültürden’, ‘sanattan’ pek fazla bir şey anlamayız ama, şu ‘mantık’ atölyesi işini çok tuttuk vallahi.
AKP’ye oy vermeyi düşünenler, bir an önce bu tür atölyelere yazılsınlar.
Belki bir faydasını görürler.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş