AKP’lilerin MHP’den talebi: Bizi durdurun!

Selcan TAŞÇI HAMŞİOĞLU

Kimsenin hakkı kalmayacak şekilde kısa kısa özetlemek gerekirse; MHP, ‘kırsal, okur-yazar olmayan nüfusla’ AKP’ye her dönemde ‘rekor’ destek veren illerden Kahramanmaraş’ta ciddi bir atağa kalkmış görünüyor. “Büyükşehir lafına aldanmayın burası büyük bir köy; yoksulluk ve imkansızlık ‘tak etti canıma’ dedirtti sonunda halka” diyor partinin il yöneticileri. Ki o tak etme hali, coşkusu hiç dinmeyen miting alanında kendisini gösterdi.

Gaziantep’te MHP konvoyunu bozkurtla selamlamayan yoktu neredeyse; “rüzgâr”  dediğimiz o belirleyici faktörün estiği belli şehirde. Ümit Özdağ ayrı, MHP İl Teşkilatı ayrı; her gün ayrı bir “aksiyon(!)”la bütün dikkatleri üzerlerine çekmeyi başarmışlar şehirde. Gaziantep Milletvekili adayı MezineSırakaya’yla sohbet ettik ayaküstü.“Resmi nikâh şartı olmaksızın imam nikâhı” nı meşrulaştıran kararın “Suriyelilerle imam nikâhı kıyan evli erkeklerin ekmeğine yağ sürdüğünü, bunun da özellikle Gaziantep gibi bu meselenin mağduru olan şehirlerde kadınların sert tepkisiyle karşılandığını” anlatıyor. “Dağ köylerindeki kadın bile sindirmiyor artık” Sırakaya’ya göre bunu.

Ve Hatay...

Tek cümleyle;

Bir Lütfü Kaşıkçı şovu izlediniz sayın seyirciler!

Hatay’ın genç ve çiçeği burnunda il Başkanı Lütfü Kaşıkçı’nın dinamizmi medyaya da yansımıştı. Karşılamadan uğurlamaya kadar bir an bile düşmedi ne alanın, ne sokakların Hatay’da.

Tamam itiraf ediyorum; milletvekili Şefik Çirkin’in elleriyle şerbetlediği künefe de en az gökyüzünde uçuşan konfetiler, balonlar, çiçek yaprakları kadar büyüledi misafirlerini!

*  *  *

Dün gece... Daha doğrusu sabaha karşı; 04 suları, Devlet Bahçeli’nin ekibi tam kadro sahadaydı; emekleri karşılığını buldu Osmaniye’de. Sadece alan değil, her Osmaniye mitingi gibi Bahçeli’nin camlar, balkonlar, çatılar da doldu taştı. Bahçeli özellikle Osmaniyeliliğine vurgu yaptığı anlarda ortalık  “Allah’ına gurban” tezahüratlarıyla çınladı. Apartmanlardan birinden sarkıtılan dev pankartta; “Adamın hası, gerisi Adana mavrası” yazılıydı.

*  *  *

7 Haziran öncesi hemen bütün anketlerde MHP’nin birinci parti çıktığı illerden biri Adana... Hem şehrin muhalif kimliği, hem MHP’li Belediye Başkanı Hüseyin Sözlü’nün enerjisi, hem de adayların 14’üncü sıradakinin bile 1’inci sıradaymış gibi çalışarak tamamlaması görkemli evet doğru tanım bu görkemli bir sinerji yaratmış.

Adana’da bir tanıdık yüz; MHP Genel Başkan Yardımcısı Mevlüt Karakaya... Birinci sıra milletvekili adayı. “Nasıl”  diyorum; “sıkıntı yarattı mı ‘Ankaralı kontenjan adayı’ algısı”?

- Adaylığım açıklandıktan sonra “Adana’da bizim tanıdığımız, akrabamız var” diye arayan eşe dosta şunu söyledim: Adana’da benim de ailem var, akrabalarım var. Benim ailemden daha büyük bir ailenin olması mümkün değil. Ülkücüler benim ailem. Kaldı ki burası Büyükşehir, her bölgeden insan var. Adana o olgunluğa sahip...

*  *  *

Türkiye geneli gibi Adana’nın da öncelikli meselesi “işsizlik ve geçim sıkıntısı”. “Seçmenin beklentisi dönüp dolaşıp ekonomiye bağlanıyor” diyor Karakaya:

- Adana cayır cayır... Sıcakla alakalı değil sahipsizlikten yanıyor. Son 10 yılda, akın akın gelinen Adana gitmiş, göç veren bir Adana haline gelmiş şehir. Yoksullaşmış. Yanlış bölgesel teşvik politikaları yatırım merkezi olmaktan çıkarmış; sermaye kaçmış. Yine son 10 yılda ekili alanlar yüzde 20’ye varan oranda azalmış. Allah’ın bahşettiği bu mümbit topraklarda tarım terk ediliyor inanabiliyor musunuz?

- Siz ne vaat ediyorsunuz?

- Girdi maliyetlerini düşüreceğiz. Mazotu ÖTV ve KDV’den arındıracağız. Sulama ve tarım işletmelerinin elektriğinden KDV almayacağız. Süt ve ette asgari fiyat desteği uygulayacağız. TMO’yu etkin bir piyasa düzenleme kurumuna dönüştüreceğiz. Tarıma dayalı sanayinin geliştirilmesini teşvik edeceğiz. Tarımı stratejik sektör olarak alıyor MHP.  Tarımı desteklemenin evet bir maliyeti vardır ama desteklememenin maliyeti kat ve kat yüksek. Sağlıklı gıdayı üretmezseniz GDO’lu ürünlerle beslenip uluslararası şirketlere acı ilaç parası ödersiniz! Oslo sözünün gereği olan Büyükşehir yasasını iptal edeceğiz. Köylerimizi geri döndüreceğiz. Tarımın katma değeri düşük diyorlar... Tarımı teşvik eşittir ileri teknoloji üretimini engellemek değil ki! ABD, Avrupa tarımı.  Bölge değil, ilçe bazında ve sektörel bazda teşvik uygulamasına geçeceğiz.

Karakaya’ya göre Adana’nın teşvik kapsamından çıkarılması da “yanlış hesap”, 7 Haziran’da sandıktan dönecek:

- Bütün sektörlerde daralma var. Tarım’da, sanayide; özellikle imalat sanayi... Tekstilde özellikle üretimde daralma var... Hizmet sektörüne kayıyor. O da borç parayla dönüyor. Dışarıdan alınan, hane halkının geçmişteki borçsuzluğunu artıya dönüştürerek tüketim ekonomisini gerçekleştiren bir yapı... Eskiden iş dendiğinde fabrika gelirdi akla. Oralarda iş aranırdı. Şimdi sağınıza solunuza bakın, ne görüyorsunuz? Özel güvenlikleri mesela. Üretim olmayınca istihdam da zorlayarak hizmet sektörüne kaymaya başladı ama sınai tarımsal üretim olmadan bunlar işlenip katma değere dönüşmeden bir yere gitmesi mümkün değil. Keza hizmette turizmde filan da şaha kalkmış değiliz.

*  *  *

AKP iktidara geldiğinde nüfusun yüzde 1’i servetin yüzde 39’una sahipken bugün yüzde 56’sına sahip. Yani “paylaşımda adaletsizlik tavan yaptı” diyor Mevlüt Karakaya;

Bu rakam ABD’de de yüzde 27’den 25’e geriledi son yıllarda. Bize en yakın ülkeler yüzde 30’larda. Bizde ciddi sermaye transferi var. İnsanlar bir tarafta çok zengin hale getirilirken, bir tarafta da çok muhtaç hale getirildi. Bu bir politika olarak uygulandı. Yetmesin diyor; halk muhtaç olsun, onu yardımlarla elimde tutayım. Bugün, 2001’den çok daha derin bir kriz var. O dönemde devlet borçluydu. Son 10 yılda devlet kendini kenara çekti vatandaşını borçlandırdı. Herkes kendi iflasını kendi krizini yaşıyor; büyük fotoğraftaki yangını göremiyor. Nasreddin Hoca’ya kıyamet ne zaman diye sorunca “Hanım öldüğünde küçük kıyamet, ben öldüğümde büyük kıyamet” diyor ya o hesap... Bugün kapatılan kepenk, iflas eden iş yeri 2001’in çok çok üzerinde.

MHP’nin diğer siyasi partilerden çok daha kapsamlı bir ekonomi programı olduğunu savunan Karakaya, uygulayacakları politikaların temelini “üretim, üretim, üretim”  diye özetliyor;

- Üreten ekonomiyi hayata geçireceğiz. Böylece Adana’da oranı yüzde 20’lere ulaşan genç işsizlerimiz dahil milyonlarca kişiye istihdam alanı da oluşturmuş olacağız.

*  *  *

 “Asgari ücretle niye geçinemiyorlarmış” diye vatandaşa kızan AKP’li bakanlar, asgari ücretle bir ayı çıkarabilirler mi acaba?

Bir iktisat profesörü olarak  “Bir ay değil bir gün geçinemezler. 17-25 Aralık operasyonunda çocuklarıyla konuşmalarını hatırlayın ‘1 milyon’ bunların cep harçlığı... 300 bin lira ‘çerez parası’. AKP’liler yolumuzu kesiyorlar ‘bir ayar çekin’ diyorlar; ‘biri bizi durdursun.’”

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş