AKP'nin Alevi iftarı

A+A-
Yavuz Selim DEMİRAĞ

Günlerdir AKP’nin  “Muharrem İftarı”  ile yatıp kalkıyoruz. Reha Çamuroğlu’nun marifetiyle gerçekleşen iftara, Alevi topluluğunun çok azı katılırken, büyük çoğunluk bunun  “Alevileri asimilasyon” çalışması olarak yorumluyor. Yüzde 99’u Türkmen olan Alevi vatandaşlarımızın, bu endişelerine katılmakla beraber, geç kalan bu girişimi, bazı yönleriyle olumlu bulduğumu ifade etmeliyim.
Kendi adıma muhafazakar, dindar bir aileden geldiğim halde Alevi felsefesini 30’lu yaşlarda öğrenebilmenin eksikliğini ve ezikliğini yaşadığımı itiraf etmeliyim. Farklı görüşlere rağmen,  “Türk’ün İslam Anlayışı” olarak nitelendirilen Alevilik konusunda AKP’nin attığı adımın elbette samimiyetini sorgulamalıyız. Ancak Gazi’nin vefatından sonra Türkiye’yi yönetenlerin bu konuda ciddi bir çalışma yapmadığı gibi, sürekli ötelediğini de kabullenmek şarttır. Aleviliği başta CHP olmak üzere, sol partilerin tekeline bırakan siyasilerimiz, son 50 yılda keşke AKP kadar cesur adımlar atabilseydi. Tek partinin çoğunlukla iktidarlarının yönetiminde istikrar getirdiğini iddia edenler işte böylesi hassas durumlar karşısında istikrardan çok, çözümsüzlük pompaladığını da fark etmeliler. Merhum Alparslan Türkeş’in cesur tutumu ile milliyetçi camianın, solun insafına terk edilen Alevilerle buluşması, onun vefatından sonra, hiçbir şeyin yürütülmediği gibi gerçekleşmedi. İyi niyetli çalışmalar lokal bölgeleri aşıp, genel merkez politikası haline dönüşmediği için milletin umudu MHP, Alevilik konusunda üzerine düşeni mevcut yönetimi yüzünden yapamamıştır. Enflasyonla mücadele ve sıkı ekonomik politikayı takip etme cesareti gösteren DSP-MHP-ANAP koalisyonu olan 57. hükümetin taban yapısı, aslında Alevilik konusunda Türkiye için bir şanstı. Rahmetli Türkeş’in desteklediği DYP-SHP koalisyonunun beceremediğini DSP-MHP-ANAP koalisyonu marjinal sol grupların cılız sesine rağmen, pekala icraata dökebilirdi. Ecevit-Bahçeli-Yılmaz üçlüsünün böylesi hayalci konularda dirayet göstermelerini beklemek iyimserlik olsa da, liderler sultalarının altında ezilen yönetimler şimdi AKP’nin girişimine kuru kuruya karşı çıkmayı bırakıp kendilerini sorgulamalılar. Cumhurbaşkanlığı seçimi sırasında AKP’ye destek verip, Abdullah Gül’e Çankaya yolunu açan MHP’nin, Alevilik ile ilgili açılımlarını Türk milletiyle açıkça paylaşması şart değil midir? Ana muhalefet partisi CHP, parti içindeki didişmeler yüzünden milletin kendisine verdiği görevi yerine getirmediğine göre, etkin ve sorumlu muhalefet MHP’ye düşmektedir. Üzülerek ifade etmeliyim ki mevcut yönetim anlayışı ile bu mümkün görünmemektedir. Söz Alevilikten açılmışken bu Pazar yazımızda genç bir Türk aydının  “Alevi İbadetlerinin İslam’daki Yeri” , “Yükselen Alevilik” ,  “Türk Ulusçuluğunun Yeniden Doğuşu”  adlı eserlerinden bahsetmek şart oldu. Geçtiğimiz ay Yeniçağ TV’de “Ufuk Çizgisi”  programında konuk ettiğim Mustafa Cemil Kılıç, İmam Hatip Lisesi mezunu ve İlahiyat Fakültesi’nin bitirdikten sonra Ortadoğu ve İslam Ülkeleri Enstitüsü Sosyoloji ve Sosyal Antropoloji Anabilim Dalı’nda yüksek lisans eğitimini tamamladı.  “kilic@turkcutoplumcu.com”  eposta adresinden irtibat kurabileceğiniz Kılıç, ilahiyatçı-sosyolog kimliği yanında Sünni olduğu halde, Alevi araştırmaları yaptığı için sürgüne uğrayan öğretmen. Saygıdeğer Nihat Çetinkaya’nın  “Kızılbaş Türkler”  isimli eserini yeniden hatırlatmama gerek var mı? Rıza Zelyut’un  “Türk Kimliği” kitabını da kesinlikle ihmal etmemenizi tavsiye ediyorum.
Ülkü ile kalın...

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları