AKP'nin arazi rantiyeleri...

A+A-
Yavuz Selim DEMİRAĞ

Cahil cüretkârlığı diyeceğim ama cahil bu denli ince hesap yapamaz. İşi bu kadar aleniyete döktüklerine göre sırtlarını verdikleri dayıları ile beraber yıkılmaz sanılan dağları var... İktidara geldikleri günden bu yana satmadık bir şey bırakmadılar ama gözleri doymuş değil. Orman arazilerini ele geçirmek için çıkardıkları 2B yasası ile hedeflenen 14 milyar dolar. Dün de çıkardıkları afet yasası ile yıkmadık yer bırakmayacaklar. Sadece yıkmakla kalmayıp yandaşlarına peşkeş çekerek yapacakları otel, işyeri, konut, AVM ile gelsin paralar...
Nasıl olsa itiraz eden yok. Bir kaç çatlak sesin susturulması için formül hazır.  “Digital terör!” Hükümetin başı  “Devletin tiyatrosu mu olur! Hepsi özelleşecek!”  diye kükreyince düne kadar iktidarın değirmenine su taşıyan, Erdoğan’ın saray kahvaltılarında sandalye kapanlar bile telaşa düşmüş. Şehit cenazelerinde, Silivri hukuksuzluğunda ortada görünmeyenler bile sanatçı protestolarında boy göstermeye başladı. Gerçek anlamdaki sanata ve sanatçıya boynumuz kıldan ince. Lakin hükümetin açılışlarında, seçim çalışmalarında sahneye çıkıp Erdoğan ve şürekâsına temenna çakanlar, AKP’li belediyelerden
nemalanıp, onların gönüllerini okşayacak oyunları sahneye koyanlar önce aynaya bakmalı.
Allah rahmet eylesin Erzurumlu Teyyo Pehlivan’a... O’nun abartılarında, hicivlerinde çıkarılacak dersler vardı. Bizim Başbakan gibi sıkça dili sürçmezdi. En önemlisi Teyyo Pehlivan rantiyeden anlamazdı. Sıkça gömlek değiştirmediği için O’na bir lokma bir hırka yeterliydi. Yaşasa bu günlerde AKP’nin icraatları ile ilgili hikâyeler üretip, ağlanacak halimize kahkahalarla güldürürdü. Teyyo Pehlivan sanata ve sanatçıya karşı da saygılıydı. Dünyanın her yerinde tiyatro, sinema gibi sanat dallarına devlet desteği olduğunu bilirdi. Dahası Amerikalının, İngiliz’in, Rus’un, Fransız’ın ünlü tiyatrolarına, muhteşem binalarına özenmez, bizdeki yetersiz olsa bile öve öve bitiremez, dinleyenleri inandırırdı. Teyyo bugün yaşasa  “özelleştirme” adıyla yandaşlara üç-otuz kuruşa yamanan bina ve arazilere de karşı çıkardı.
Kimileri  “öküz altında buzağı aradığımı” iddia edecek olsa bile şeytanın avukatlığını yapmaya devam edeceğim. Tiyatroların özelleştirilmesi planı altında bedelli askerlik fiyaskosundan, 2B’den beklenen rantın en az iki katı var. Atatürk’ün döneminde inşa edilen bu binalar bulundukları şehrin en önemli yerlerinde, merkezlerindedir. Düşünün Ankara’daki tiyatro binalarını... Ulus’un göbeğinde Gençlik Parkı’na bakıyor. Tarihi yapısı ile ne de güzel otel olur. İzmir derseniz öyle... İstanbul’daki tesisler nereden baksanız 7-8 milyar dolar değerinde, üzerine Bursa’yı, Erzurum’u, Adana’yı ekleyin kadayıfın altı kızarmaz mı?
Başta Kuleli Askeri Lisesi olmak üzere askeri okulların ve önemli arazilerin devir işlemleri şimdilik askıya alınmış görünüyorsa da, yakında  “Bizim Fettah’a söz verdim”  lafını işitirseniz şaşırmayın. İstanbul’da bu konuyla ilgili ciddi çalışmalar var. Kentin en önemli merkezlerindeki tesis ve lojmanlara haftada en az üç kere uzmanlar uğrayıp testler yapıyor. Hazır gece yarısı Meclis’ten yasa çıkmışken, üstelik  “60 gün içinde tahliye”  emri varken  “deprem riski”  adıyla stratejik kuruluşların boşaltılıp, devlete ait lojmanların yıkılışına şahit olacağız demektir. Örneğin Levent’teki Harp Akademileri’ne ait çok değerli arazilerden başlanabilir. Üstelik o akademide sözde darbe planları yapıldığına göre (?) yıkımı müstahaktır! İntikam almak evladır!
CHP’nin eski İstanbul İl Başkanı Gürsel Tekin, Erdoğan’ın “Çılgın Plan” ında 50 milyar dolarlık rantın olduğunu belirtmişti. Yetmez ama evet! Başta Gürsel Tekin olmak üzere CHP ve MHP’nin milletvekilleri  “özelleştirme”,  “afet”  ve  “devir”  gibi işlemlerle son on yılda ne kadar bina ve araziye el konduğunu, imar değişiklikleriyle nerelerin kimlere verildiğinin envanterini çıkarmalıdır. Kamuoyu “Darbeleri araştırma Komisyonu” nun havanda su dövmesiyle ilgili haberleri değil AKP’nin gasp ettiği arazileri öğrenmeli. Bu sütunda bu konuda olup-bitenleri yazacağım. Okuyucularımızdan ellerindeki bilgi ve belgeleri e-postama ya da gazetemizin Ankara bürosu adresine bekliyorum.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları