AKP’nin çarpık adalet anlayışı

A+A-
Afet ILGAZ

Başbakan küresel bilmem ne toplantısında konuşuyor. Haberlerde rastladım ve kulağıma hep bir adalet lafı çalındı. Sonra başka kanallardan dinlediklerimle parçaları birleştirdim ve aşağı yukarı ne olduğunu öğrendim. Bir kere daha itiraf edeyim, Başbakan’ın işaret parmaklarını orkestra şefi gibi kullanarak nutuk vermesini dinlemeye dayanamıyorum.
Meğer BM’yi eleştiriyormuş. Başbakan’ın eleştirilerini bilirsiniz, diplomatik nitelik taşımaz, çatma şeklinde olur. Güvenlik Konseyi’nden bir üye  “hayır”  derse o iş bitermiş. Suriye konusunda Rusya’nın tavrını eleştiriyor.
Bugünlerde Suriye’siz hiçbir şey olmuyor(!) Suriye’nin uçağı, Suriye’nin muhalifleri, Suriye’nin askerleri, Esad, Esad, Esad... Esed, Esed, Esed...
Yeri gelmişken söyleyeyim, Suriye’de muhaliflerden kaçan 10 asker Asi Nehri’ni geçerek Türkiye’ye sığınmış. Bunu bile Esad’dan kaçma olarak yorumlattılar televizyonlara.
Başbakan, alkışlanmak istediği vakit tarihten söz eder, padişahlarımızı anlatır, Mehmet Akif’ten dizeler okur, İslam’ı över, İslam’ın barış dini olduğunu söyler ama İslam’daki adaletten bucak bucak kaçar.  “Adl” Allah’ın isimlerinden biridir. Adil olmak yani. Medeni kanunları falan geçin, evrensel ilkeleri de geçin, dindar olduğunu iddia eden adamlar adalete yan çizdiler mi, onu çarpıtarak alkış almaya çalıştılar mı zarar görürler. Bizden hatırlatması.

 

***

 

Türkiye’de AKP iktidarı dönemindeyiz. 10 senedir Başbakan’ın BM’de olmadığını iddia ettiği adalet Türkiye’de “0” noktasında. Yargıda adalet yok. Siyasette yok. Seçim kanunlarını ve hilelerini düşünün. Oy kazanacaklarını hesap ederek yaptıkları il ve milletvekili olma yaşı ayarlamalarını düşünün. Askeriyede de ne yazık ki artık yok gibi duruyor. Bize hiçbir saldırıda bulunmayan Suriye ordusunu “benzeteceklerini” söyleyen kumandanlara epeydir rastlamıyorduk. Şimdi rastlıyoruz.
Ekonomide de adalet yok, özellikle yok. Güncelleme adı altında yapılan zamlar artık dar gelirlinin bütçesini aşıyor. Geniş gelirlinin bile bütçesini aşıyor ki herkes şikayet ediyor. Çok ilginç bir zam hikâyesi duydum. Bir genç motosikletindeki benzin bittiği için onu iterek benzinciye gidiyormuş. Yaklaşırken, benzincinin el kol sallayarak onu çağırdığını fark etmiş. Ne oluyor diye yaklaşınca adam, “Abi, koş koş zam geliyor!” demiş. Gerçekten de birkaç dakika sonra benzine 11 kuruş zam geldiğini görmüşler benzin ölçerde.

 

***

 

İdari yapıda da adalet yok. O kadar yok ki, bu adaletsizlik sosyal yapıya yansıyor. Cinayetler, hırsızlıklar, gasp, kaçakçılık, fuhuş artıyor. Başbakan Güvenlik Konseyi’nin adaletsizliğini eleştirir ve Sultan Süleyman’ın, Hz. Ömer’in adaletinden örnekler verirken Türkiye’de bunlar oluyor.

Yazarın Diğer Yazıları