AKP’nin çok stratejik kösem koyun oyunu

İsrafil K.KUMBASAR

Kasaplar, bir zamanlar ‘kesim için’ mezbahaya getirilen koyun sürülerinin arasından gözlerine kestirdikleri ‘etli butlu’ iri bir koyunu seçip kenara ayırırlardı.
Koyunun başını ‘şefkatle’ sıvazlar, ‘tuz’ yahut ‘şeker’ vererek kendilerine alıştırırlardı.
Bu koyunlara, ‘kösem koyun’ denirdi.
Peki kasaplar, kösem koyunlara neden böylesine ‘çok özel bir muamele’ çekerlerdi?
Onları çok sevdiklerinden mi?
Tabii ki hayır.
Amaç, ‘diğer koyunları’ kandırmaktı.
‘Şekerin’ tadını almış olan kösem koyun ile birlikte ‘makus talihini’ bekleyen sürünün arasına dalan kasap, ‘herhangi bir direnç’ ile karşılaşmadan, ‘kösem koyunun peşine düşen’ birkaç koyun ile birlikte kesimin yapılacağı alana dönerdi.
‘Başlarına ne geleceğinin’ farkına dahi varmadan, kösem koyunun arkasına takılan koyunlar, ancak ‘kasap bıçaklarının’ ışıltısı suratlarında parladığı an ‘gerçeği’ anlarlardı.
Bu, böyle sürüp giderdi.
Ta ki, sürüde ‘kösem koyundan başka’ bir koyun kalmayıncaya kadar.
Nihayet ‘sıranın kendisine geldiğini’ anlayan kösem koyun, ‘suratı kaskatı kesilmiş’ bir vaziyette öylece bakakalırdı.
Öyle bir surat ki görülmeye değer.

 

***

 

Yerküreyi ’biat’ ve ‘itaat’ kültürüne dayalı ‘global bir köy’ haline getirmek isteyen emperyalistler, şimdi dünyanın her bölgesinde ‘aynı taktiği’ deniyorlar.
Gözlerine kestirdikleri ülkeleri ‘bir avuç şeker’ tadındaki hayaller ile kafa kola alıp, diğer ülkelere karşı ‘kösem koyun’ gibi kullanıyorlar.
Büyük Orta Doğu Projesi kapsamında, ‘bölgedeki 22 ülkenin rejimlerini ve sınırlarını değiştirmek için’ taarruza geçen ABD, işbirlikçi AKP iktidarı aracılığıyla Türkiye’ye adeta ‘kösem koyun’ muamelesi çekmeye başladı.
‘Yeni Osmanlıcılık’ adı altında ‘bölge lideri’ olma hayalleriyle kandırılan Türkiye, uzun süreden beri kör topal da olsa ‘kendi ayakları üzerinde’ durmaya çalışan Orta Doğu’daki bir takım ülkeleri, ‘ABD’nin kucağına’ oturtabilmek için, ‘ikili’ zemin üzerinde ‘mekik’ diplomasisi yürütüyor.
Afganistan’da, Irak’ta, Tunus’ta, Libya’da Mısır’da, Sudan’da, Yemen’de inisiyatif kullanmaya kalkışıp emperyalist oyunlara karşı kafa tutan yönetimlere, “Aman fazla direnmeyin. Halkın sesine kulak verin. Yoksa yalnız kalırsınız. Sonunuz çok fena olur”  mealindeki tavsiye ve öğütler vererek teslim olmalarını sağladılar.
Şimdi, hedefte Suriye var.
Yarın İran.
Peki, ya daha sonra?

 

***

 

Türkiye’yi idare edenler, Suriye de teslim alındıktan sonra sıranın İran’dan önce ‘hangi ülkeye’ geleceğini bilmiyorlar mı?
Tabii ki, biliyorlar.
Ol sebepten dolayı da, ‘bankamatikler’ kanalı ile maaşa bağladıkları bir takım ‘semer ustaları’ vasıtasıyla, olup bitenlerin farkına varmaya başlayanları yeniden ‘ters köşeye’ yatırabilmek için akıl almaz yöntemlere başvuruyorlar.
Bakın, cami cemaatine yönelik yürütülen bir ‘beyin yıkama’ seansında, ol semer ustalarından biri özetle neler yumurtluyor:
 “Türkiye, bölgesinde sıkışıp kalmış durumda. Ya büyüyecek, ya da bölünmeye razı olacak.
Kuzey Kıbrıs, Nahcıvan, Kuzey Irak yıllardan beri Türkiye’ye bağlanmayı bekliyor. Sırada, bölgedeki başka ülkeler de var. Ama bu bir türlü olmuyor. Neden? Çünkü ‘Türkiye’nin idari sistemi’ buna müsait değil.
Türkiye’nin büyüyebilmesi için bir an önce ’üniter devlet’inadından vazgeçip, ‘federal’ sisteme geçmesi gerekiyor.
Ama gelin görün ki, şu ‘milliyetçi’ ve ‘ulusalcı’ olarak bilinen çevreler, bu çok önemli projeye karşı çıkıyor.
Adamların kafaları bir türlü basmıyor.”
Güler misiniz, yoksa ağlar mısınız?

 

***

 

Karaman’ın koyunu, çabuk çıkar oyunu.
Türk milleti, er-geç kasap bıçağı ‘Türkiye’nin boğazına’ dayandığı anda, devletinin birileri tarafından ‘kösem koyun’ gibi nasıl kullanıldığını tabii ki anlayacak.
Ama, bu ‘sonucu baştan belli’ çok stratejik oyuna seçimlerde oylarıyla destek veren gaflet ve delalet içerisindeki koyunların, “Biz ne yaptık?” diye saçlarını başlarını yolmaya başladıkları zaman, onları kullanan taşeronların özel uçakları çoktan ‘okyanus ötesine’ doğru havalanmış olacak.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş