AKP'nin kurşun askeri İstanbul Sağlık Bakanı

İsrafil K.KUMBASAR

İstanbul İl Sağlık Müdürü Dr. Mehmet Bakar, 6.5 yıldan beri özenle sürdürdüğü ‘kurşun askerlik’ görevinden nihayet terhis edildi.
‘Babası’ kadar sevip saydığı Tayyip Erdoğan’ın ipini çekeceğine dair haberleri alır almaz adeta beyninden kurşun yemişe dönen Bakar, apar topar bir basın toplantısı düzenleyerek şöyle dedi:
- “Bana üst düzey görevler teklif edildi. Seni, Hudut Sahiller Genel Müdürü yapalım, istersen Müsteşar Yardımcısı ol diye teklif ettiler. Bu üst görevleri vermelerinin karşılığı olarak da konuşmamamı istediler. Kimse irademe ipotek koyamaz. Ben kurşun asker değilim ki. Niye doğruyu söylemeyeceğim? 6.5 yıldır yöneticilik yaptım, bundan niçin rahatsız oluyorsun?”
Ve ekledi:
- “En tepedeki kişi, beni özel kalemi vasıtasıyla aratarak, Şile’deki bir kadın doğum uzmanını İstanbul’a aldırmamı istedi. Ama ben bu haksız atamayı yapmadım.”
Ne de ‘hak bilir’, ‘adil’, ‘vicdan sahibi’ bir yönetici imiş zat-ı muhterem değil mi?
Eğer kendisini tanımasak, inanın biz de şapka çıkaracaktık karşısında.

* * *

Dr. Mehmet Bakar, 1990’lı yıllarda ‘ülkücülerin’ arasında görülmeye başladı.
Hem kendisi, hem de eşi, bir yolunu bulup ihtisas için Azerbaycan’ın yolunu tuttular. Bir süre sonra Türkiye’ye nakil yaptırdılar. Eşi Şişli’de, kendisi ise Haseki’de ihtisaslarını tamamladılar.
AKP iktidara geldikten sonra, dönemin MHP’ye yakın görüşleri ile bilinen İstanbul İl Sağlık Müdürü Uzman Dr. Osman Karaaslan görevden alınarak, yerine Diş Hekimliği Fakültesi’nden Prof. Dr. Erman Tuncer atandı.
Daha önce “Başörtülü personele göz yumduğu” gerekçesiyle ‘disiplin cezası’ aldığı için ‘Müdür’ olamayan Dr. Mehmet Bakar da yanına ‘Müdür Yardımcısı’ olarak tayin edildi.
Ancak, Erman Tuncer iktidar mensupları tarafından asla dikkate alınmıyor, bütün ‘akçeli’ işler Bakar vasıtası ile yürütülüyordu.
Prof. Dr. Erman Tuncer, en tepedeki kişiden aldığı güç ile gittiği her yerde kendisini ‘İstanbul’un Sağlık Bakanı’ olarak tanıtan Bakar’ın gelişigüzel müdahalelerine çok fazla dayanamayarak istifa etti.
Tuncer’den boşalan Müdürlüğü bir süre ‘vekaleten’ yürüten Bakar, memurların disiplin cezaları Meclis tarafından affedilince, bu kez göreve ‘asaleten’ atandı.

* * *


Konuş bakalım Mehmet Bakar!..
En tepedeki muhteremlerin, ‘konuşmamanı’ istedikleri ‘gerçekler’ nedir?
‘Bildiğin’ ne varsa açıkla da biz de bilelim.
En basitinden, ‘Şile’deki bir doktoru İstanbul’a almayı’ vicdanın kabul etmemiş, anladık.
Peki, iktidara yaranmak için başlattığın ‘haksız uygulamalara’ karşı çıkanları, psikolojik baskı altına alıp ‘istifa’ etmeye, ‘emekli’ olmaya zorlamayı, ‘sürgüne’ göndermeyi vicdanın nasıl kabul etti?
Beykoz’da, Pendik’te görev yapan sağlık görevlilerini, sırf ‘haksız talimatlarını’ yerine getirmiyorlar diye cezalandırıp, Silivri’ye, Çatalca’ya tayin etmeyi vicdanın nasıl kabul etti?
Hastanelerin asli kadrolarında bulunan yöneticileri, ‘mahkeme kapılarında’ süründürüp, boşalan kadrolara ‘vekaleten’ kendi yandaşlarını atamayı vicdanın nasıl kabul etti?
Daha önce bir bilgisayar alınırken bile ‘kılı kırk yaran’ seleflerine inat, göreve gelir gelmez bir yıl içerisinde üç kez ‘masa sandalye’ değiştirmeyi, ‘trilyonlarca lira’ değerindeki malzemeyi depolara atarak çürümeye terketmeyi vicdanın nasıl kabul etti?
Bu nasıl vicdanmış?

* * *


‘Dindarlık’ taslayıp, ‘ateistleri’, ‘putperestleri’ etrafına toplayan Dr. Mehmet Bakar’ın kan kusturduğu sağlık personelinin büyük bir bölümü ne yazık ki ‘Türk milliyetçisi/ülkücü’ idi.
Haseki Devlet Hastanesi’ne ‘Başhekim Yardımcısı’ olarak postalanan Bakar’a çok iyi bakın.
Aranızda ona benzer daha çok kişi var.

  • Yorumlar 1
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Günün Karikatürü
    Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş