AKP’nin paniklemesi ve siyasi yozlaşma

A+A-
Özcan YENİÇERİ

Siyasal yozlaşma, kamusal çıkarların özel çıkarlara feda edilmesi anlamına gelmektedir. Siyasal karar alıcıların “özel çıkar” sağlamak amacıyla toplumdaki mevcut hukuki, dini ve ahlaki normları ihlal etmeleri siyasi yozlaşmayı doğurur. 
Siyasal yozlaşma, iktidar gücünü elinde tutanların özel çıkarlar için kamusal gücü yasa, norm ve ahlak kurallarına aykırı olarak kullanmalarıyla ortaya çıkar. Yozlaşmanın içeriğini “kamu zararına özel çıkar sağlama” eylem ve davranışları oluşturur. 
Yozlaşmanın yoğunluğuyla değerlerin etkisizliği arasında doğrusal bir ilişki vardır. Dahası ilmi, dini, hukuki ve ahlaki değerlerin yozlaşmayla birlikte yorumlanma biçimleri de değişir. Yozlaşmaya neden olan süreçler akla uygun hale getirilir. 
Gizlilikle yürütülen çıkar sağlama süreci, demokrasinin şeffaflık ilkesinin zedelenmesini sağlar. Siyasal yozlaşma sonucunda demokratik kurumlar zaman içerisinde işlerliğini kaybederler. Bu durum “Çıkar ve Baskı Grupları Demokrasisi”, yani adına Plütokrasi (sermaye demokrasisi) denilen yozlaşma türünü doğurur. 
Rüşvet ve yolsuzluk olaylarının kaynağı devlettir. Devletin ekonomiye doğrudan ve dolaylı olarak müdahale ettiği ülkelerde yozlaşmaların hem türleri, hem de boyutları genişler. Devlet malı ve parası soygunun kaynağıdır. Halk arasındaki “devlet malı deniz...” söylemi bunu anlatır.
Yapılan bilimsel çalışmalar, yolsuzlukla ekonomik ve siyasal sistemin işleyiş biçimi arasında önemli bir ilişki olduğunu ortaya çıkartmıştır. Demokratik devletler, otokratik devletlere oranla daha az rüşvet ve yolsuzluk olayları ile karşı karşıya kalırlar. Otokratik ve totaliter rejimlerde devlet yönetiminde açıklık olmaması rüşvet ve yolsuzluk olaylarının yer altında yürütülmesini sağlar. Basın özgürlüğü, yönetimde şeffaflık, bilgi edinme hakkı ve özgürlüğü, adil yargılama, etkin denetim, demokratik ülkelerde yolsuzluk olaylarını sınırlar.
AKP’li bazı yetkililer son derece sorunlu bir ifadeyle “Türkiye’de yolsuzluk olsaydı bunca yatırım yapılamazdı” anlamına gelen sözler etmektedir. Hâlbuki yatırımın, alımın, satımın, özelleştirmenin, kiralamanın, ihalenin, inşaatın olduğu yerde yolsuzluk olma ihtimali her zaman vardır.
Diğer yandan demokratik kültürün yeterince kurumsallaşıp yerleşemediği ülkelerde, ekonomik gelişmeyle yolsuzluk arasında ters yönlü bir ilişki vardır. Hızlı ekonomik gelişme, aynı zamanda yolsuzluğu da tetikler. Bu nedenle AB’deki liberallerin “gölge Türkiye raportörü” Lambsdorff, “Orta büyüklükte bir ekonomi olan Türkiye, bu kadar hızlı gelişirken yolsuzluk olmaması sürpriz olur. Bu tür hızlı büyüyen ekonomilerde yolsuzluklar azalmaz, artar. Bu son derece tabiidir” şeklinde bir değerlendirme yapmıştır.
İktidarların yozlaşması sonuçta siyaseti de yozlaştırır. Siyasetin yozlaşması da rüşvet ve yolsuzluğu tetikler. Bu bakımdan rüşvet ve yolsuzluk ekonomik olmaktan çok siyasaldır. 17 Aralık’ta yapılan yolsuzluk operasyonundaki iddialar karşısında dört bakanın istifa etmek zorunda kalması, yolsuzluk ve siyasi yozlaşma arasındaki ilişkiyi açıkça ortaya koymaktadır. 
Ortaya dökülen görüntüler ve iddialar karşısında iktidarın resmen savunmaya ve karşı intikam operasyonlarına başlaması, siyasi yozlaşmanın vahametini gösteren kanıttır. Doğrudan doğruya Bakanlar Kurulu üyelerinin içinde olduğu ve bu yüzden istifa ettikleri rüşvet ve yolsuzluk iddialarını küçümsemek, AKP iktidarının yaptığı en büyük hata olmuştur. 
AKP iktidarının yenilir yutulur türden olmayan rüşvet ve yolsuzluk iddialarını yok sayması, önemsiz göstermesi ve üzerlerini kapatmaya kalkması meşruiyetini tartışır hale getirmiştir. Hele hele iktidarın elindeki siyasi gücü kullanarak yolsuzluk ve rüşvet operasyonu yapan savcılara, emniyet mensuplarına müdahale etmesi ve onları etkisizleştirmesi, siyasi yozlaşmanın zirvesine taşındığını göstermektedir. 
AKP’li yetkililerin savcıları tehdit etmesi, adli kolluk yönetmeliğini değiştirmeye teşebbüsleri, HSYK’nın yapısına yaptıkları müdahaleler rüşveti ve yolsuzluğu aklama amacına yöneliktir. Yaşananlar suçüstü yakalanmanın iktidarı ne denli yozlaştırdığını ve azgınlaştırdığını da göstermektedir.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları