AKP’nin timsah taktiği ve rakiplerin yanılgısı!

İsrafil K.KUMBASAR

Görünen o ki, kendisine ‘soğanın cücüğü’ muamelesi yaptıran AKP daha çok ‘rakiplerinin yanlışlarından’ besleniyor.
Ona prim yaptıran ikinci ve en önemli husus ‘timsah’ taktiği.
Bilirsiniz, timsah hem ‘suda’ hem de ‘karada’ yaşayabilen bir hayvandır. ‘Tehlike’ ile karşı karşıya kaldığı zaman önce ‘rakibinin durumuna’ bakar. Eğer rakip sadece ‘suda’ yaşayabiliyorsa, kavga için onu ‘karaya’ çekmeye çalışır. Yok eğer tersiyse, rakibini ‘suya girmesi’ için tahrik eder.
‘Referandum’ sürecinde, ‘açılım’ martavalında, ‘yargıya’ neşter atmada hep aynı taktik denendi.
Referandumda ‘en sık kullanılan’ slogan neydi?
Yargının ‘Aleviler tarafından’ işgal edildiği.
Bu tez ile öyle bir hava oluşturuldu ki, bir tek ‘Alevi’ bile HSYK’nın ‘seçilmişler’ listesinde yer alamadı.
Hani bunlar -Aleviler- ‘bu kadar çok’ ve ‘organize’ bir durumdaydılar?
Peki listeniz nasıl tulum çıkardı?
- “Seçimin saygınlığına gölge düşürmeyelim.”
Eyvallah düşürmeyelim.

* * *

Şimdi sırada yeniden ‘başörtüsü’ var.
Ne yazık ki, AKP’nin ‘yegane varoluş sebeplerinden’ biridir bu mesele.
‘En mahrem yerlerine’ girilirken ses çıkarmayanlar, vatandaşın ‘18 yaşına gelmiş’ çocuklarının üniversiteye başı örtülü girmesine isyan etti.
O abartılı ve sadece ‘AKP’ye yarayan’ isyan, memleketi 8 yıldır nereden nereye getirdi birlikte görmekteyiz.
Bu işin bir yönü. Ama bir başka yönü daha var:
’Anayasa’ değişirken, ‘açılım’ yapılırken ve diğer konular gündeme gelirken ‘uzlaşmaz’ tavrını sürdürenler birden bire ’kuzu’ kesildi:
- “Bu konuyu birlikte, uzlaşarak çözelim.”
Hayırdır, ‘iktidarınıza’ bir halel mi geldi?
Düne kadar efelenip, esip gürlüyordunuz. Buyurun bugün başörtüsü konusunu da ‘kendi başınıza’ çözün. Niye bu munislik?
Dedik ya, ‘timsah’ taktiği.
Çözülürse oh ne ala, ‘devr-i AKP’de hal yolu bulunduğu için’ prim yine onlara yazılacak.
Yok eğer çözülmezse. “Uğraştık olmadı” mavalı ile yine kazanan iktidar olacak.

* * *


AKP’nin bir üçüncü taktiği de, ‘her mahallede ayrı bir ürünü’ pazarlamak.
Mesela, ‘hak’ ve ‘özgürlükler’ konusu.
Bakın bazı ‘liberaller’, ‘ikinci cumhuriyetçiler’ ve ‘Sorosçular’ nasıl da yırtınıyorlar, “Biz böyle dememiştik” babında. Sandılar ki referandum ‘ciddi ciddi’ özgürlükleri genişletecek.
Ha unutmadan, bu yaygara koparanların bir kısmının ‘yemi kesilmiş’ olabilir.
Bu kalem erbabının büyük bir bölümünün, ‘yandaş holdinglere’ zimmetli olduğunu artık bilmeyen kalmadı..
Memleketin bir köşesinde ‘bakkal açılışına’ gidip, cebine üç-beş bin lira sıkıştırılanları bizzat o ‘bakkal’ların basın müşavirleri sık sık ifşa ediyor, “Falanca, Siirt’e market açılışına geldi, 10 bin euro verdik” diye.
Orta Anadolu’da ‘din’ soslu çalışanların, Güneydoğu’da ‘etnik’ vurgu, Batı Anadolu’da ‘liberal’ çalgı atraksiyonları en büyük maharetleri.
Bunun en bariz göstergesi düne kadar ‘din kardeşliği’ diye nara atan bazı kalem sahiplerinin bugün nasıl da içten içe ırkçılığı kaşıyıp, “Balkan kökenliler aslen Türk değil” palavraları atmalarıdır.

* * *


AKP’nin başarısının, ‘rakiplerinin başarısızlığı’ ile doğru orantılı olduğu ortadadır.
Yapılacak şey, bunların ‘dün’ söyledikleri ile ‘bugün’ yaptıklarını önlerine sermektir.
Bunların arkasında saf tutan ‘ecmain’ takımının, ‘neden, herhangi bir vakit namazında bir araya gelmediğini’ millete anlatmaktır.
Bütün mesele bundan ibarettir.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş