AKP'ye "mühimmat"lı tebrikler!..

A+A-
Sadi SOMUNCUOĞLU
Haçlılar, bölücüler ve muhibbileri, seçimde AKP’ye tam destek verdi. Tabii ki bu “sevda” karşılıksız değildi, “beraber yürümenin” bir bedeli vardı. Nitekim seçim başarısından sonra gelen kutlama mesajlarının ekindeki talepler, Türk Milleti’ne ödettirilecek diyetlerin öncü listesi gibiydi. Seçim sonuçları dış güçleri ve içerideki uzantılarını uçurdu. Sıra Türkiye’nin “uçurulmasına” geldi. İlk harekete geçen de, 7 aydır “AKP zor durumda kalmasın” diye sesini-soluğunu çıkarmayan AB oldu. Kasım ayında açıklanacak İlerleme Raporu’nun “olumlu çıkması” isteniyormuş. Bunun için “AB Konsey ve Komisyonu ile AP’deki dostlarımıza mühimmat sağlanması, böylece Fransa Cumhurbaşkanı Sarkozy’nin dengelenmesi” gerekiyormuş. Görüyor musunuz, bizi nasıl da düşünüyorlar? Neymiş o “mühimmatlar” derseniz, önemli değil, AKP’nin sadece “reformlara devam etmesini” istiyorlar. Herkes kendi meşrebi ve önceliğine göre “mühimmat” listesini duyurdu. Bakalım, neler var: Mesela Barzani’nin Dış İlişkiler Sorumlusu Sefin Dizai, “Türkiye’deki kurulu sistemin, laik ve milliyetçi çevrelerin büyük çabalarına rağmen son 50 yılın en büyük seçim başarısını elde eden” AKP’yi kutlarken, Başbakan Erdoğan’ın seçim gecesi söylediği, “komşu ülkelerle barış çerçevesinde iyi ilişkiler geliştireceğiz” açıklamasını hatırlattı. Ardından ikili görüşmelere hazır olduklarını, yeni bir sayfa açılması zamanının geldiğini vurguladı. Özetle “Barzani Kürdistanı’nı tanıyın” demeye getirdi. AB cephesinde, genişlemeden sorumlu üye Olli Rehn başta olmak üzere, bilumum üye ülkelerin Başbakan veya Dışişleri Bakanları, tebriklerini sunduktan sonra sözleşmişçesine, ilk ricalarını(!) ilettiler. En başta, Kıbrıs ek protokolünün onaylanıp, hava ve deniz limanlarının Rumlara açılması, ilişkilerin normalleştirilmesi var. Bunu TCK’nun 301’inci maddesinin değiştirilmesi, yani Türklüğe hakaretin serbest bırakılması izliyor. Cumhurbaşkanı Sezer’in veto ettiği Vakıflar Kanunu’nun çıkarılması, yani azınlık vakıflarına Sevr’de dahi verilmeyen imtiyazların tanınması, yabancıların vakıf kurmalarına izin de listedeki “mühimmat” lar arasında. Avrupa Parlamentosu ise Lagendijk ve Yardımcısı Duff aracılığıyla, “TSK’nın frenlenmesi ve tutucu Kemalistlerin modernleşmesi” ni tavsiye etti. Bunlar ise “TSK’nın T.C.’yi koruma-kollamaktan vazgeçmesinden, devletin kuruluş esaslarının değiştirilmesine” varan bir dizi “mühimmat” anlamına geliyor. 22 Temmuz seçimlerini izlemek üzere gelen ve seçimleri “gayet özgür ve demokratik” bulan Avrupa Konseyi Parlamenterler Asamblesi de bir liste çıkardı. Şimdilik “Yüzde 10 seçim barajının düşürülmesi” ile “Siyasi partilere Türkçe dışında başka bir dilde propaganda yapabilme imkanı sağlanmasını”, yani dünyanın hiçbir yerinde olmayan, etnik temelde siyaset yapılması için “mühimmat” istiyorlar. Seçim zaferini ilk kutlayan elbette, Erdoğan’ın “dostu” Başbakan Kostas Karamanlis ile Gül’ün “kankası” Dışişleri Bakanı Dora Bakoyani oldu. Onların hangi “mühimmatları” mı bekliyor? Sadece Ruhban okulunun açılmasını, Patrikhane’nin ekümenliğinin tanınması ve tüzel kişilik verilmesini, bir de yabancı din adamlarının Türkiye’de görev yapabilmesini rica ediyorlar. Bunlar ne anlama mı geliyor? Tek kelimeyle, “Lozan’dan vazgeçin.” ABD’nin öncü “mühimmatı” ise, Ermeni sınırının açılması, ilişkilerin normalleştirilmesi. Kısaca soykırım yalanını kabulün önünün açılması. Seçim desteğine ilaveten, Temsilciler Meclisi’nde Ermeni tasarısının bekletilmesi az şey mi? Tebrik kervanına katılan Vatikan da, dini azınlıkların mallarının iadesi ve İstanbul’daki Roma Katolik Kilisesi’nin hukuki statüsünün tanınması gibi iki minik(!) istirhamda bulundu. İşte Haçlıların ilk 3 ay için talep ettiği “mühimmat” lar. Bunlar Türkiye’yi “uçurmaya” yetmezse, devamı da var!..
  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları