AKP'yi besleyen psikolojik iklim!

Özcan YENİÇERİ

Bir basın düşünün ki, hemen her gün içki, kadın, giyim, kuşam ile ilgili olarak haberler yayınlasın. Bir siyaset düşünün ki meşruiyetini baş örtüsü ya da türbana indirgesin! Bir toplum düşününki  “muhtaç olduğu”  ilerlemeyi ya da kalkınmayı kendisinden başka her yerde arasın! Orada her şey sorunlu ve her kurumun hasta olduğunu söylemek için elinizde güçlü gerekçeler var demektir.
Medyanın son zamanlarda büyük bir iştahla servis ettiği bazı haberlerin masum bir gazetecilik ya da bilgilendirme olayı olmadığı ortadadır. Bu haberlerin sürekliliği ve birbirini takip etmesi ülkede ciddi bir zihinsel yönlendirme ve pekiştirme operasyonunun yürütüldüğünü gösterir. Baş kapama/açma, içki yasağı ya da içki içme, namaz kılma ya da namazın kılındığı yerlerle ilgili haberler bu türden bir amaca hizmet etmektedir. Son zamanlarda ülke gündemini anlamsız bir biçimde meşgul eden şu olaylara yakından bakalım.

Başını açanlar ile kapatanlar!
Bu anlamda ilk hareketlenmeyi Voleybol Bayan Milli takımının oyuncusu Aysun Özbek’in tesettüre girmesi üretti. Görsel ve basılı medya derhal harekete geçerek olayın perde arkasını irdelemeye başladı. Basit bir kişisel tercih büyük bir iştahla abartılarak adeta  bir kesimin diğer bir kesime mesajı olarak servis edildi. Olay, bu anlamda medyada cürümünden kat be kat fazla yer işgal etmiştir.
Malum medya bununla de yetinmemiştir. Bir başını kapatana karşı bir süre sonra bir başını açanı gündeme taşıdı. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Eski Başkanı Ali Müfit Gürtuna’nın eşi Reyhan Gürtuna’nın başını açmasına ilişkin hususa 1 Haziran 2008 tarihli Hürriyet Gazetesi vaziyet etmiştir. Gazete “Oh, Dünya Varmış” başlığı altında 30 yıl örtülü yaşadıktan sonra başını açan eski İstanbul Belediye Başkanı Ali Müfit Gürtuna’nın eşinin bir röportajına yer vermiş. Eski Başkanın eşi bu röportajda şunları söylediği yazılmış: “Sonunda şapkayı da çıkardım ve kafamı kurtardım. Şimdi düşünüyorum da dünya varmış diyorum”.
Gazete devamla 6 Haziran 2008 tarihli nüshasında da daha önce tesettürlü olan bir bayanın sonradan başını açmasıyla ilgili bir habere yer vermiştir. Haber “Tesettürlü ilk spiker ekrana başı açık çıktı” başlığı altında verilmiştir. Haberde  “Kanal 7’de 1995 yılında ara haber bültenlerini türbanıyla sunarak Türkiye’nin ilk tesettürlü spikeri unvanını alan Serpil Öcalan Ulfaz başını açtı”  denmiştir. Adeta bir tesettüre girene karşın iki de tesettürden çıkana yer verilmek suretiyle birileri kendisine özgü mesajını iletmiş olmaktadır.
İlginç olan özellikle Hürriyet Gazetesi’nin bu tür yayınlarını aralıksız bir biçimde sürdürmesidir. 5 Haziran 2008 tarihli nüshasında: “Kapanmadım Diye Boşuyor” ve devamında  “Türban takmayan eşine boşanma davası açtı” başlığı altında İlknur Hanım adlı bayanın sözlerine yer vermiştir:  “Evliliğimizin 3’üncü gününden itibaren türban takmam konusunda baskı yapmaya başladı... Kocam ne zaman örtüneceksin ve namaz kılacaksın diyerek sürekli baskı yaptı”.

Lise damında namaz!
4 Haziran 2008 tarihli Hürriyet Gazetesi de:  “Lise Damında Öğle Namazı” başlıklı birinci sayfada bir habere yer vermiş:  “Adana’da Fatih Terim Lisesi’nin bazı öğrencileri, dün okul damında saf tutup öğle namazı kılarken fotoğraflandı”.
Şu işlenen suça bir bakar mısınız? Şu veya bu biçimde, şu veya bu yerde bir öğrenci grubu saf tutup namaz kılmışlar. Şanlı medyamız bunu bir terörizmi fotoğraflar gibi fotoğraflıyor. Bu çocuklar lise öğrencisi, yani henüz reşit ve mümeyiz de değiller. Muhtemelen okulun içinde uygun yer bulamadıklarından, camiye gitme imkânı da bulamadıklarından kendilerine göre çözümü damda namaz kılmakta bulmuşlar. Hiç gereği yokken medya olaya şapkadan kuş çıkarmak türünden anlam yüklemiştir.

AKP gecesinde içki içilince!
Başın açılıp kapanması, içki verilip verilmemesi, okulların uygun olmayan yerlerinde namaz kılınması gibi haberler bazı gazetelerde Kıbrıs meselesinden de daha fazla yer tutmaktadır.
Beklendiği gibi bu gazete AKP gecesinde içilen içkiyi büyük bir iştahla haberlere konu yapmıştır. Olay şöyle verilmiştir:  “Artvin AKP İl Teşkilatı tarafından basına verilen kaynaşma yemeği ilginç görüntülere sahne oldu. Yemekte içki de içilirken, sahnede şarkıcının alnında rakı bardağıyla şovu AKP’lilere zor anlar yaşattı. Türkiye’nin tek kadın il başkanı Dilek Alkan, sahneye çıkarak oyunlar oynadı”.
Çok açıktır ki, Türkiye’nin gündemini bu tür haber anlayışı provoke etmektedir. Böylece Türkiye’nin gündemini açıp/kapama, içip/içmeme, kılıp/kılmama kapatmaktadır. Bu tür haberler insanlarda inançlarıyla alay edilme duygusu yaratmakta ve geniş kitlelerin öfkesini çekmektedir. AKP’yi besleyen psikolojik iklimi, medyanın bu tutumu önemli ölçüde beslemektedir.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş