AKP'yi 'çözüm süreci'ne zorlamak!

Özcan YENİÇERİ

               Canlı bombalar "barış barış" diye slogan atanların insanlık için eğittiği kimseler değil, bombalı araçlar da kardeşlik için donatılmış değillerdir. Hendekler, barikatlar, patlayıcı araçlar, kanaslar, bixiler, roketatarlar ve keleşler barışa hizmet etmek için tedarik edilmemiştir.

                Adına "Çözüm" denilen süreç, devletin ve milletin güvenlik yönünden bağışıklık sistemini felç etmiştir. AKP kadrolarının yürürlüğe koydukları çözüm süreci, kandan beslenen terör örgütünün 'silah bırakacağı', 'sınırın diğer yanına geçeceği' ve 'barış geleceği' safsatasına inanmaları sonucunda terör bu aşamaya gelmiştir.

                PKK terör örgütü çözüm sürecinde yaptığı yığınaktan, Irak ve Suriye'de elde ettiği kazanımlardan ve uluslararası destekten güç alarak Türkiye Cumhuriyeti'ne karşı yeniden silahlı mücadeleye girişmiştir. Devletin güvenlik güçlerinin buna karşı tedbir alması ve karşı operasyonlara başlaması terörle mücadelenin yeniden başlamasına neden olmuştur.

Güvenlik güçleri onca şehit pahasına da olsa terör örgütünü köşeye sıkıştırmayı başarmıştır. PKK terörünün baronları, organizatörleri, destekçileri ve yardakçıları örgütü sıkıştığı kapandan kurtarmak için "barış barış" diye sayıklamaya ve devleti sözüm ona çözüm masasına döndürmeye zorlamaktadır. 

 Haince itiraflar!

PKK'nın akademik sıfatı almış unsurları yayınladıkları bildiride "Hendekler ve barikatlar denilen olayın bugünkü kargaşanın nedeni olmadığını aksine verilip tutulmayan sözler ile müzakere masasının devrilmesinin neden olduğunu" ifade etmişlerdi.

                Kitle katliamcısı Murat Karayılan da akademik bildiricilerle aynı kanaattedir. O da terörü durdurmak için çözüm sürecine yeniden dönüşü dayatıyor. Bunun için de; "Önder Apo'nun özgürlük koşullarının sağlanması, izleme heyeti gözetimi altında Dolmabahçe anlaşması çerçevesinde müzakerelerin başlaması halinde teröre son vermeye hazır" olduğunu belirtiyor.

Aba altından sopa göstererek de 'PKK'nın şehir savaşına henüz başlamadığını, çatışmalar sırasında ölenlerin de PKK kadroları olmadığını' söylüyor.

Karayılan tehdidi daha da ileri götürerek 'Çözüm sürecine dönüş için gerekli koşullar sağlanmadığı takdirde, Kürtlerin Türkiye'den kopacağını' söylüyor.

Barzani de Türkiye'de yaşanan terör sorunuyla ilgili benzer sözler ediyor. O, "Büyük felaketlerin önlenmesi ve ulusal bir savaşa dönüşmemesi için, kan dökülmesine son verilmesini ve gerginliklerin büyümesinin engellenmesini ümit ediyorum" diyor. Barzani de açıkça "çözüm süreci"ne yeniden dönüş istiyor.

Nevruz dolayısıyla yaptığı konuşmada Sırrı Süreyya, "Açın İmralı yolunu müzakereler nerede kalmışsa oradan devam ederek bir haftada ülkemizin çehresini değiştirelim" iddiasında bulunuyor. "Çağrımıza cevap verilirse 1 hafta içerisinde barışı sağlarız. 8. gün olursa beni Diyarbakır Meydanı'ndan çarmıha gerin" diyor. Sözlerine bakarsanız PKK terör örgütünün Sırrı Süreyya'nın kontrolünde olduğunu sanırsınız!

PKK'yı sıkıştığı kapandan kurtarmak!

Her fırsatta halk ile güvenlik güçlerini karşı karşıya getirmek için çağrıda bulunan Eş Genel Başkan Demirtaş da eski çözüm ortağı AKP'ye "Dolmabahçe'de dile getirdiğiniz çözüm yoluna bağlıyız. Gelin yeni bir sayfa açalım" çağrısında bulunuyor. Terör örgütünün halka ve devletin anayasal düzenine karşı giriştiği hain saldırıları da "görkemli duruş... zulme karşı direniş" olarak nitelemeyi ihmal etmiyor.

"Çözüm süreci"ne dönüş Türkiye düşmanları için yeni bir stratejidir. Son zamanlarda yoğunlaşan canlı bomba katliamlarının da AKP'yi çözüm sürecine döndürmek için gerçekleştirildiği açıktır.

Terörist eylemlerin başladığı 1984 yılından bu yana PKK her sıkıştığında ve yok olma tehdidiyle karşı karşıya geldiğinde örgütü bu kapandan kurtarmak için onu Türkiye'ye karşı  kullanan iç ve dış güç odakları harekete geçmektedir. AB, ABD ve  Rus yetkililerin doğrudan ve dolaylı girişimleri de bununla ilgilidir. AKP'yi yeniden "çözüm süreci"ne döndürmek PKK'yı kurtarmak içindir. AKP bir kez daha oyuna gelmemelidir.

  • Yorumlar 1
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Günün Karikatürü
    Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş