AKP’yi şoke eden gizli ittifak ihtimali

İsrafil K.KUMBASAR

Yerel seçimler yaklaşırken, ‘her kafadan bir ses’ çıkmaya devam ediyor. Hem partiler arasında, hem de partilerin kendi içindeki ‘fokurtu’ giderek yükseliyor.
‘Aday’ tercihleri, ‘sivil toplum kuruluşları’ ile girilen ittifaklar, gerginliği tırmandırıyor.
Tabii tartışmanın en hararetli yanını, geçen seçimlerde iktidar olmanın gücüyle bir ‘çekim merkezi’ haline gelen AKP’nin bu seçimde neredeyse tüm ortakları ile ‘kanlı bıçaklı’ duruma düşmesi oluşturuyor.
Bazı kişi ve kuruluşları 12 yıl boyunca ‘mayın eşeği’ gibi kullanan ve sonunda sırtlarına ‘sopayı’ yapıştıran iktidar partisinin inandırıcılığı dibe vurmuş durumda.
Hele hele son dönemde ortaya çıkan ‘fişleme’ rezaleti,  “Biz kendi ayağımıza sıkmışız” türünden serzenişleri daha da artırdı.
İleri demokrasinin yılmaz savunucularının ‘28 Şubat’ı aratmayan uygulamaları bazılarının uyanmasına vesile oldu.
Ancak henüz ‘iktidarla menfaat birlikteliği’ olan ve ‘iktidardan nemalanmayı’ sürdüren bazı gruplar ‘aynı yolda’ devam etmekte kararlı.
 ‘Birlikte kotarılmış’ bir takım işlerin sonuçlarına yönelik endişeler, ‘kutsal ittifakı’ şimdilik ayakta tutuyor.

 


***

 


Bu süreçte asıl önem arz eden ise muhalefet partilerinin aldığı pozisyon.
Ana muhalefet partisi CHP bir yandan İstanbul’da, öte yandan Ankara’da seçmen tabanını genişletme sevdasında.
Kimilerine göre her iki muhalefet partisi, iktidarın  “İlle de alacağım” diye direttiği bazı kentleri kaptırmamak için ‘zımni olarak’ birbirlerine destek olma çabasında.
Birinin güçlü olduğu yerlerde diğerinin zayıf veya adı sanı duyulmamış isimleri vizyona çıkarması, AKP karşısında bir ‘güç birliğine’ işaret olarak değerlendiriliyor.
Elbette bu tez ‘fısıltı gazetesinin’ piyasaya sürdüğü bir takım iddialar; ancak yandaş medyanın feryat figanına bakılınca hiç de yabana atılır değil.
Ne diyor yandaş kalemler:
- “Efendim CHP, sağcı isimleri aday göstererek, din istismarı yapıyor.”
Tam yerine denk geldi, bu noktada bir  “Oha”  demek farz oldu.
Zira seçimlere bir gün kala ‘camileri’ bile ‘seçim bürosuna’ dönüştürenlere söyleyecek başka bir şey olamaz.

 


***

 


Herhalde şunu demek istiyorlar:
- “Bu ülkede dini siyasete alet etmek sadece bizim işimizdir. Başkalarının bu alana burun sokmasına izin vermeyiz.”
Eğer CHP’nin sağcı aday göstermesine itirazları bu yüzdense sonuna kadar haklılar. Amma, bir ülkede ‘icraat’, ‘liyakat’ ve ‘kişilikleri’nedeniyle bazı isimlerin daha önce ‘hiçbir ilişkileri’ olmamasına rağmen CHP ya da MHP’den aday gösterilmesine itiraz ediliyorsa işte orada  “Durun bakalım” demek kaçınılmaz oluyor.
Bunların ata babaları değil mi ‘dört eğilim’ masalıyla dört benzemezi, üstelik çoğu da ‘kaypak’ olan isimleri ‘aynı çuvala’ koyup vatandaşı ‘ters köşeye’ yatıran.
Hatta bunların kendileri değil mi  “Bizim 80 Kürt milletvekilimiz var”  dedikten sonra, onlara ‘koltuk değneği’ olarak bir takım ‘eskimiş’leri partide istihdam eden.
Solda dikiş tutturamamış oradan oraya savrulup duran bir takım ‘menfaat kenelerini’ Meclis’e taşımalarını nasıl izah edecekler.
Ya bütün işi gücü devletin, milletin malına çökmek olan ‘liboş’ takımından devşirdikleri ‘hacıyatmazlara’ ne diyeceğiz?

 


***

 


İşin gelip dayandığı nokta şudur:
 “Bize her yol mübah”  diyen bir menfaat çetesi, ‘farklı görüşlerden’ insanların ‘farklı partilerde’ kabul görmesini hazmedemiyor.
‘Kendileri’ yapınca iyi, ama ‘başkaları’ böyle bir yolu seçince “Vay din istismarcıları”  yaygarası.
 Bunun adına ne derler bilirsiniz.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş