Akşener Eskişehir'den seslendi

Akşener Eskişehir'den seslendi
MHP Genel Başkan adayı Akşener, "Milli iradenin önemi" konferansı kapsamında Eskişehir'de vatandaşlarla bir araya geldi.

MHP Genel Başkan adayı Meral Akşener'in referandum kampanyası tüm engelleme girişimlerine rağmen devam ediyor. Eskişehir Atatürk Kültür Merkezi'nde büyük bir coşkuyla başlayan etkinlik, binlerce vatandaş salon dışında kaldı. 

Yoğun ilgiden zaman zaman izdihamın yaşandığı etkinlikte birçok izleyici ayakta kaldı. Salon dışında kalanların ekranlardan takip ettiği toplantıya, Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen'in de gelmesi dikkat çekti. Çok sayıda milletvekili ve görevden alınan MHP il başkanlarının hazır bulunduğu salonda, sık sık İzmir marşı çalındı.

Programa gösterilen yoğun ilgiden dolayı, etkinlik 1 saat geç başlamak zorunda kaldı. AKP dönemine ilişkin kısa belgesel gösteriminin ardından kürsüye gelen Akşener, başkanlık sistemine sonuna kadar hayır diyeceklerini söyledi. Ellerine kına yapmasını eleştirenlere tepki gösteren Akşener, "Kurtuluş savaşımızı, tarihimizi bilmeyenler, ellerimize yaktığımız kınamızın anlamını da bilmezler" edi.

İşte Akşener'in konuşmasından öne çıkanlar: 

"Odun Pazarı Kent Konseyi’nin büyük emeklleriyle beni sizlerle buluşturdular. Onları da tüm kalbimle selamlıyorum. 2015’te o zaman Utku Bey milletvekili değildi, o zaman biz Ekmeleddin ihsnaoğlu’nun seçilmesi için kampanyada bir arada oturmuştuk, Ersan Hocam da vardı. Cumhurbaşlığı için öyle bir çalışma yapılmıştı ki en fazla oy Eskişehir’den çıktı. Ersan Hocam’ın adı geçiyordu benim de geçiyordu. Biz bunu ego meselesi yapmadık. Madem ki partilerimizin kararıdır dedik herkesten çok çalıştık. Bugün yine bir aradayız, beraberiz. O gün nasıl nefsani davranmadıysak, Türkiye’nin iyiliği için elimizden geleni yaptıysak, bugün aranızda aynı heyecanla aynı sadakatle Türkiye’ye ve bu ülkeye inançla ve inanıyorum ki aynı Cumhurbaşkanlığı gibi en fazla oy buradan çıkacak.

"HERKESE RAĞMEN BİZ VARIZ"

Gittiği her yerde baskı ve sıkıntılarla karşı karşıya kaldığını söyleyen Akşener, "Biz bugün buraya milli iradenin önemi konferansı için geldik. Çok ilginç şeyler yaşıyorum. Bugün 7. İlim. Yarın’da Kütahya’ya gideceğim. Eskişehir’de Belediye Başkanlarımızın ve Kent Konseyi’nin özellikle Saadet ve Demokrat Partililerden merkez sağdan büyük destek gördüm. Yıllarca milli irade diye diye seçim kazanan iktidarın, bugün anlatacaklarımıza karşı çıkıyor. Ya bilbordlarda afişler yırtılıyor, Kütahya’da 10. Salon değişti bakalım sabaha kaçı değişecek. Gerekirse kapıların zillerini çalarız, gerekirse dükkan dükkan gezeriz. Biz 'hayır' demesek, biz boykot etsek, devletin bütün gücü kullanılıyor, dinimiz kullanılıyor, bizim gibiler kafir ilan ediliyor. Başbakan hain, terörist, FETÖ’cü, Cumhurbaşkanı darbeci bomba yağdıranlar diyor. Millet iradesinin önemine inanıp, milletin kararına amenna ve sadekna deyip, bu seçimin meşrutiyetini biz sağlıyoruz. Herkesin 'evet' dediği, uluslararasında, evrensel hukukta, o referandumun sonucu meşru olarak kabul edilmez. Bizi pamuklara sarmaları lazım" diye konuştu.

c6owi-lxuaaakw8.jpg

"KINAMIZIN ANLAMINI BİLE BİLMİYORLAR"

Ay yıldızlı kına için de açıklama yapan Akşener, "Biz varız milli iradeye… 2 milyon liralık mitinglere rağmen varız. Bizim vergilerimizle alınmış, uçaklara gezmenize rağmen varız. Bu meydan okumalara bile tahammülleri yok. Abiler bugüne kadar tek kale oynadı. Herkese rağmen biz varız. Herşeyden öte biz varız kadınlar var. Şimdi kınama taktılar. Niye yaktın diyorlar. Sanane, yaktım sanane? Bu kınanın meğer ne manaya geldiğini hiçbiri bilmezmiş. Kadınlar bilir, vatan kurtarmanın ne olduğunu biliir. Kına önce kurbana yakılır, Allah’a kurban olsun diye, sonra kızlara yakılır ailesine kurban olsun diye, bir de askere yakılır vatanına kurban olsun diye. Meğer abiler bilmezmiş. Oğlum doğduğum zaman, babam bana 2 yıl süt vereceksin. Askere gidecek sağlam olsun dedi." ifadelerini kullandı. 

"O ZAT MEZARLARINDAN KALDIRIN EVET VERİN DEMİŞTİ"

1 Mart'ta Meclis'in kararıyla büyük bir yanlıştan dönüldüğünü vurgulayan Akşener, "Bu referandum o kadar hayırlı işlere vesile oluyor ki Allah’ın izniyle 80 milyon kişi hayır diyecek. Yıl 2002 iktidar değişti. O günlerde partili cumhurbaşkanlığına değişkiklği yapılmış olsaydı, Amerika’nın Irak’a yapmış olduğu müdahaleye tek kişi orduya hadi gir diyecekti, biz de o kirli savaşa ortak olacaktık ama naptı meclis 1 Mart tezkeresini reddetti. İşte bu neden meclisin işlevsiz kalmasını istemiyoruz. Hayır diyoruz." şeklinde konuştu.

"O ZAMAN KANKAYDILAR"

2010 Anayasa değişikliğinde büyük hatalar yapıldığını belirten Akşener, "Yıl 2010. Beraber mecliste görev yaptığım arkadaşlar burda. Şimdi FETÖ’nün başı olan o zamanlar çok muhterem hocaefendi olan zat mezarlardan bile kaldırın evet verin demişti. O zaman bugünkü Anayasa değişikliği de eklenmiş olsaydı. O zaman bir de kankaydılar. Rıza Zarrab Maliye Bakanıydı. İtiraz edebilir misiniz? Adalet Bakanı Zekeriya Öz. Milli Savunma Bakanı kim Adil Öksüz. Böyle bir Türkiye ile karşı kaşrıya kalmayacağımızı kim söyleyebilir mi? Hayal gibi gelmesin. Mesela Milli Eğitim Bakanlığına da Ekrem Dumanlı gelmiş. Uçaklarda geziliyordu. Zekeriya Öz’e zırhlı Mercedes verilmişti. Parlamenter Sistemin kaldırılıp, yok edilmemesi için, Türkiyemiz için hayır diyoruz." dedi. 

"BİR KİŞİNİN AĞZINA BIRAKILIRSA"

Şimdi yine arkadaşlarım hatırlayacaktır, İsrail’e Suriye sınırındaki arazi 49 yıllığına kiralanmış olsaydı. Mücade edildi. İsrail şirketi almış olsaydı, PKK ile nasıl mücadele edilecekti? Verilmedi. 3 saatte Emevi Camii’ye gidilecekti.  Bir insanın etrafını övgü üzerine çevrilirse, bir kişinin ağzına verirseniz, böyle olur. 6 aydır El Bab’a giremedik. Rakka meçhul.  Türkiye bugün hiçbir ülke ile dostluğu yok.

"MİLLETİMİZ TERS KÖŞE YAPMAYI SEVER"

2002 seçimlerini hatırlayın. AKP ve CHP meclise girdi. Milletvekilliği ile Cumhurbaşkanlığı beraber olacak. Sayın Erdoğan Sayın Kılıçdaroğlu aday, bütün adayları seçecekler. Seçim oldu. Her ikisinde de seçim var. AKP birinci parti çıktı. Diğer abiler 2. Tura kaldı. Milletimiz ters köşe yapmayı sever. Kılıçdaroğlu’nu seçti. Sayın Cumhurbaşkanı, Cumhurbaşkanı seçilememiş, Kılıçdaroğlu Cumhurbaşkanı seçilmiş. Tanımlama yok. 

"TEK BİR KİŞİ İÇİN KANUN YAPILMAZ"

Aynı 2002’deki tabloyu düşünün, milletvekili sayısı kimseye yaramıyor, sayın Erdoğan seçilemedi, başka biri seçildi. 5 sene indirmek mümkün değil. İstersem KHK çıkarırım, HSYK atıyor, Anayasa Mahkemesi atıyor. Kimsenin düşünmediği, insanlar için kanun yapılamaz. Tek bir kişi için… 37 yaşımda başladım politikaya. Kendimi muhtar gibi bazen de tecrübem abidesiyim diyorum.  Tekraren söylüyorum hepimiz yaşlanıyoruz.  İnsan için hukuk, adalet, kanun tesis edilemez. Bunun için hayır diyoruz.

"BAHÇELİ ÇIKTI, SUÇU HUKUKA UYDURALIM DEDİ"

Gelelim ne değişecek? Zaten gelmiş gibi hareket ediliyor. KHK ile hakimler, savcılar, rektörler, hocalar alınıyor. Niye yiyeceğimiz, ne giyeceğimize karışıyorlar. Başı açık kadın perdesiz eve benzer, ya kiralıktır ya satılık. Zihniyet bu. Tecavüzlerin, tacizlerin arttığı bir ülkede neyi değiştireceksiniz? Bahçeli çıktı, bu Cumhurbaşkanı anayasal suç işliyor dedi. Bunu hukuka uyduralım. Önce Adalet Bakanı alkışladı. 

"BEKA SORUNU NEDİR ANLAYAMIYORUM"

Milliyetçi Hareket Partisi’nin tabanı, Ülkücülerin 80’ini hayır diyeceğini ilan etti. Sonra bir baktık ki beka sorunumuz varmış. Şimdi ben bu beka sorununu anlamak istiyorum. Habur rezaleti olurken bu ülkede sorun var mıydı? Beka sorunun en büyüğü mevcuttu. Hocam çadır mahkemesi kuruldu, Atatürk ve Türk Bayrağı teröristler rahatsız olmasın diye çıkarıldı. O zaman grup başkanvelimize sordurdum. O gün Adalet Bakanı hakimlerimizin hiçbir yanlış bir eylemi, davranışı yok denildi. Oradan geçtik Oslo’ya… Oslo’da devlet kepaze edildi. Sonra hendekler açıldı, İmralı Canisi’nin mektubu okundu, Şiwan Perwer ile megri megri oldu, havuz medyasının milliyetçi geçinenleri APO’yu övdüler, yere ğöğe sığdıramadılar. Arkasından meşhur Dolmabahçe’de… Oradaki insanlar Erdoğan’dan izinsiz nefes almazlar. Sinek uçmayan bir iktidarda bilgisi dışında olamazlar.

img-20170311-wa0008.jpg

"HİLAL Mİ GİTTİ BİLAL Mİ GELDİ?"

Bugün bütün siyasi partiler PKK ve FETÖ ile mücadele konusunda arkasında . Bugün yine soruyorum, bu beka sorunu nasıldır? Bizim kurultayımız katledildi. Bunun bir diyeti midir? Yazanem kurtulsun yani koltuğum kurtulsun mudur? Bir de 7 Haziran’da koalisyon varken, ver Bilal’i al Hilal’i… Bu uzlaşmada Hilal mi gitti Bilal mi geldi? Can Dündar ile bir röportaj yaptı. Saatim 17:25 dedi. Noldu şimdi?

"ABDULLAH GÜL PRANGA MIYDI?"

2007’den 2015’e kadar kardeşim, arkadaşım dediğiniz Abdullah Gül vardı. Hangi konuda niçin pranga oldu Gül size? Bugün ekonomi yerlerde, dünya ile kavgalısınız. Bunu hangi pranga getirdi? Hayır diyen herkese 15 Temmuz’da bomba yağdıranlar diyorsunuz. Bunu ne hakla söylüyorsunuz? 2010 değişikliği 15 Temmuz’u getirdi. 2010 değişikliği Ergenekon, Balyoz kumpaslarını getirdi. Hükümet, yönetme beceriniz sıfır. Millet 15 Temmuz’da devleti köprüden, sokaktan toplayıp getirmiştir. Tekrar devletimizi sokaktan toplamamak düşmemesi için, kardeşlik hukukun yeniden tesisi için biz hayır diyeceğiz.

"SORUYU ÇALAN VE DAĞITANLAR NEREDE?"

Mesela KHK’lar yayınladı. Soru çalanlar yerinde duruyor mu? Soruyu dağıtanlar, çalanlar yerinde duruyor. Hakları çalınan insanların iade edilebilirdi. İşsizliği çözdünüz mü, hırsızlığı, ayakkabı kutularını engellediniz mi? Yoksa bu Anayasa değişikliğini Reza Zarrab için mi istiyorsunuz? Sayın Cumhurbaşkanı gelin kaçmayın, millet iradesi dediniz dediniz millet kaçağı oldunuz. Bütün anketler ayır gösteriyor. Hile olacak diye korkutuyorlar. Sandıklarınızda oyumuz namustur deyip takip edeceksiniz. Hayır sözkonusu çıkarsa ertelenebilir mi diye endişem var. And olsun ki kapı kapı gezer, insanlara sizi millet kaçağı ilan ederim. Devletimiz var olsun, milletimize yar olsun. Direneceğiz, kazanacağız. 

 

eskisehir-aksener1.jpg

 

  • Yorumlar 13
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş