Akşener: Hollanda Başbakanı'nın altın kalemi iade edildi mi?

Akşener: Hollanda Başbakanı'nın altın kalemi iade edildi mi?
MHP Genel Başkan adayı Akşener, İstanbul Büyükçekmece'de vatandaşlarla yaptığı referandum toplantısında çarpıcı açıklamalarda bulundu.

MHP Genel Başkan Adayı Meral Akşener’in referandum sürecindeki çalışmaları tüm hızıyla devam ediyor. Akşener, İstanbul Büyükçekmece'de gerçekleştirdiği salon toplantısında Başkanlık sistemine ve hükümetin Hollanda tutumuna tepki gösterdi. 

Hollanda ile yaşanan diplomatik krizin ardından yaptırım uygulanmadığına değinen Akşener, 2004'te AB sürecinde Papa ve Hollanda Başbakanı'nın önünde imzalar atıldığını hatırlatarak, "Hollanda Başbakanı'ndan hediye aldığınız altın kalem iade edildi mi? İlk yaptırım olarak buna da razıyız" dedi.

İşte Akşener’in açıklamalarından çarpıcı kısımlar:

'HAYIR' DİYENLERE TERÖRİST MUAMELESİ YAPILIYOR

'Hayır' diyenleri koskoca Cumhurbaşkanı'nın terör örgütü üyeliğiyle suçladığı, Başbakan'ın ve Bakanların 'terörist, hain, FETÖ'cü, PKK'lı' gibi yaftalarla suçladığı kampanyalarla karşı karşıyayız. Demokrasilerde en önemli unsur seçimlerin yapıldığı, 16 Nisan'da yapılacak olan referandumda olduğu gibi milletin, erkeklerini, kadınların, yaşlıların tüm iradesiyle gidip sandığa ne istiyorsa o tercihte bulunduğu, hiçbir tercih üzerinden herhangi bir baskının yapılmadığı, devlet gücünü kullanan muktedirlerin yumruğunun bir demir gibi kafasına inmediği ve herkesin tercihlerinin saygı gördüğü bir sistemde demorkasimizin en önemli özelliği millet iradesinin seçimlerle tecelli etmesidir. 

ONURUMUZ İÇİN ACIMIZDAN ÖLMEYE HAZIRIZ

Yapın yaptırımları, hay hay peşinde duralım. Biz onurumuz için acımızdan ölmeye hazırız. Siz de gereğini yapın. Fakat içimizden ince ince de hep bir şey geçti. One minute olmuştu hatırladınız mı? One minute deyince dövüşüyoruz zannettik, yaptırımlar gelecek zannettik ama bir baktık İsrail’i korumak için patriot konmuş. Sonra Hollandalılar Adana’ya koymuş. Daha enteresan bir şey var; hatırlıyor musunuz 2004’te Avrupa Birliği için imzalar atılmıştı. Meşhur Papa’nın kolları arasında. O günün Hollanda Başbakan’ı AB dönem başkanı, cebinden altın bir kalem çıkardı, bizimki imzaladı, hediye alındı. Şimdi çok merak ediyorum bu kalem iade edildi mi iade edilmedi mi? İlk yaptırım olarak buna da razıyız.

2004’te attın imzayı, Hollanda Başbakan’ının kalemini cebine koydun, 10 gün evvel Petrol Ofisi’ni sattın. Numan Kurtulmuş da çıktı büyük yaptırımlar olacağını söyledi. Hay hay, hemen yapın biz de arkanızda duralım diyoruz hep beraber. Fakat Mehmet Şimşek çıktı ve ‘kardeşim ne yapıyorsunuz siz? Böyle bir şey olmaz, ne yaptırımı?’ dedi. Şimdi ne oldu bilmiyorum.  

KEÇİ ADASI'NA GİTMEYECEKSENİZ BEN GİDERİM

Bu arada Keçiadası’na, tapusu bizim olan, Muğla’dan yüzme mesafesinde olan Keçiadası’na Yunan Cumhurbaşkanı yanında askerleriyle beraber çıktı ve bayrak dikti. 154 civarında adamız var bir kısmı iltilaflı ama bu tapulu. Onu hiçkimse dikkate almadı. ‘Avrupa Avrupa canınızı okuyacağım’ diyenlerin -buna bizimki de dahil- Keçiadası’nı kimse dikkate almadı. Bunu bir tarihçi olarak söylüyorum; Güneydoğu’da toprak kaybedilmez, ama Batı’da toprak kaybedilir. Adalarla kaybedilir, Kıbrıs’ta kaybedilir.

Keçi Adası’nı ağzına alan yok. Egemenlik haklarımız ihlal edildi. Ne Balgat’tan çıt var, ne Beştepe’den, ne Çankaya’dan… Bu Keçi Adası’na bir kişi gitmediği gibi, o bayrağı indiren olmadığı gibi, kınayan da olmadı. Neden dersiniz? Çünkü orada seçmen yok. Her gittiğim yerde şunu söylüyorum; sayın Cumhurbaşkanı ve sayın Başbakan, Keçi Adası’na gitmelisiniz. Siz gitmiyorsanız ben gideceğim.

Savaş yetkisinin verildiği, isterse savaş ilan edebileceği, isterse eyalet ve şehir kamusal idari alan kurabileceği yetkinin bir kişiye verildiği bir Anayasa, gerisine gerek yok o Anayasa’ya kesinlikle ‘hayır’ diyeceğiz.

  • Yorumlar 4
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Günün Karikatürü
    Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş