Akşener'den kumpasla ilgili çarpıcı açıklamalar

Akşener'den kumpasla ilgili çarpıcı açıklamalar
MHP Genel Başkan adayı Akşener, yazarımız Demirağ'ın Türkiyem TV'de ekranlara gelen Başkent Gündemi programının canlı yayın konuğu oldu. Gündeme dair kritik açıklamalarda bulunan Akşener, "Yeniçağ bizim için nefes alacak alandır" dedi.

İŞTE MERAL AKŞENER'İN AÇIKLAMALARINDAN ÖNE ÇIKANLAR:

YENİÇAĞ BİZİM İÇİN NEFES ALACAK BİR ALANDIR

Cengiz Güler isimli bir arkadaşımıza "FETÖ/PYD terör örgütüne hizmet ettiği değerlendirilen Yeniçağ Gazetesi santralini neden 1 defa aradınız?" şeklinde soru sordular. Yeniçağ Gazetesi'nin FETÖ'ye hizmet ettiğini nasıl değerlendirebiliyorlar?

Genel Merkez'e bağlı bir takım insanlar 'Fitneçağ' benzetmesi başlattılar. Yeniçağ bizim için nefes alınacak bir alandır. Dolayısıyla hesap kitap yapmadan, yanlışa yanlış diyen bir gazetedir. MHP’nin mevcut yönetimine muhalif olduğu  kadar, iktidarın yanlışlarına da muhaliftir. Türk basının çok önemli bir sesidir.

Yavuz Selim Demirağ’dan, Adnan İslamoğulları’ndan, Kürşad Zorlu’dan, Servet Avcı’dan FETÖ’cü çıkar mı, çıkmaz. Ben her şeyin farkındayım. Bu imzasız mektubun nereden çıktığının farkında olacağız. Yeniçağ Gazetesi’nin FETÖ’ye destek olduğu iddiası o imzasız ihbar mektubundan çıkmaktadır.

O MEKTUBU YAZANLAR ŞEREFSİZDİR!

Demirağ: Önümüzdeki günlerde bu ihbar mektubunu kaleme alanları, yazanları isim isim açıklayıp, haklarında suç duyurusunda bulunacağız. O zaman görecekler el mi yaman, bey mi yaman.

Akşener: O imzasız mektubu kimler yazdıysa, ahlaksız, şerefsiz ve namuzsuzdur. Biz her şeyin farkındayız. Bu imzasız mektubun nereden çıktığının farkında olacağız biz şimdi.

Demirağ: İmzasız ihbar mektuplarıyla bizim arkadaşlarımız 15 gündür nezaretteydi. Bugün Başbakan Yıldırım’dan konuyla ilgili çok önemli bir açıklama geldi. Artık bu konuyu dikkate almayacaklarını açıkladı. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?

Türkiye ikiye bölündü. Ana akım dedikleri gizli havuz, diğer tarafta da alanı havuz. 

İmzasız mektuplarla işin sulanabileceğini, sayın Cumhurbaşkanı'nın bu işe gövdesini koyduğu fakat yine de bu işin sulanacağını söyledik.  Bugün Başbakan da konuyla ilgili açıklama yaptı, ona da teşekkür ederiz.

Fakat Kerim Çoraklık diye bir kardeşimiz var ki böyle bir şey olamaz. Ona bütün sorulan soruları okudum, sorulan soruların tamamı 17-25 Aralık'tan sonra sayın Bahçeli'nin grup toplantılarında bize verdiği ve bizim tekrar ettiğimiz şeyler.

Gözaltına alınanlar Ülkücü değilse kim ülkücüdür?

Adnan İslamoğulları'ndan FETÖ'cü çıkmaz.

Adnan İslamoğulları, Yavuz Selim Demirağ, Kürşad Zorlu, Servet Avcı, Ali Dinçer Çolak, Kerim Çoraklık ülkücü değil ise kim ülkücüdür?

Eğer bizim elimizde bir Ülkücü ölçer olsa kimin Ülkücü olup olmadığını biz söylerdik ama buraya gelirler, gerek yok.

Gözaltına alınan arkadaşlar, mecliste PKK’nın bile ardında kalmasına muhalif oldular.

Gözaltına alınanlardan biri sayın Sinan Oğan’a, kalanları bana destek veriyordu. Bu süreçte mümkün olduğu kadar gözaltında olan arkadaşlarımın eşlerini aradım, onlara destek olmaya çalıştım.

ERDOĞAN'A GÖZALTINDAKİ ARKADAŞLARLA İLGİLİ KONUŞMAK İÇİN FAKS ÇEKTİM

Erdoğan’ı aradım, faks çekmem gerektiği söylendi. “Gözaltındaki arkadaşlarla ilgili Cumhurbaşkanı Erdoğan’la ilgili telefon görüşmesi yapmak istiyorum” şeklinde faks çektim.

Perşembe günü 17.00 civarında özel kalem Hasan Doğan döndü. "Makama arz edeceğiz, konu nedir" dedi. Ben telefon görüşmesi yapmak istediğimi, gözaltındaki arkadaşlarla ilgili bazı bilgileri paylaşmak istediğimi söyledim.

 

Kerem Çoraklık sosyal medyada MHP Genel Başkan yardımcısının söylediği tweetlerden trend topic yapan bir arkadaş. Bunun yüzünden tutuklandı. Ben bu işle ilgileneceğim. Ayıptır, günahtır, yazıktır.

Erzincan ve Büyükçekmece konuşmalarımda salı günleri Bahçeli'nin MHP Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmaları yaptım. Kerim de o cümlelerin aynısını tweet yazdı.

Şimdi ben soruyorum:

Kendi isteği üzerine Twitter'da gündem çalışması yapan Kerim Çoraklık için Bahçeli ne diyor? Sahip çıkacak mıdır? Bir açıklama yapacak mıdır?

Cumhurbaşkanı Erdoğan benim o faksı çektiğim gün "at izi, it izine karıştı" açıklamasını yaptı

İHRAÇLARLA, BAHÇELİ MAHKEME KARARI ÖNCESİ TEDBİR ALIYOR

Çağrı Heyeti'nden ihraç edilen 3 kişinin ihracını nasıl değerlendiriyorsunuz?

“Bahçeli sözüdür, 10 Temmuz’da kongre var” dendi. Bu 10 Temmuz bir tuzaktır dedim. Mahkemeye müracaat edilmemiş olmasaydı 10 Temmuz’da ilan edilmiş kurultayımız yapılacaktı. Genel Merkez mahkemelerin kapanmasına 10 dakika kala biz bu kararı çekiyoruz dedi.

En kötü ihtimal üzerinden bakıldığında, her şartta bu kurultay yapılacağını veya tekrarı yapılacağı için Bahçeli şimdi tedbir alıyor. Bu yüzden beni ihraç etti. Fakat korkunun ecele faydası yoktur. Önemli olan Ülkücülerin gönlünden ihraç edilmemektir.

Bahçeli böyle ihraç yapacağına, Ülkücüleri ve delegeleri toplasın ve oylatsın, "Meral Akşener partide kalsın veya gitsin" desin, kalsın derlerse kalacağım gitsin derlerse gideceğim.

BAHÇELİ İÇİN ATATÜRK DE FETÖ'CÜ MÜDÜR?

Yurtta sulh, cihanda sulh yüce Atatürk'ün söylediği sözdür. Atatürk bu sözü darbecilere meze olsun diye söylememiştir. Atatürk bu sözü dış politikada yol haritamız olarak söylemiştir.

Atatürk bizim birinci başbuğumuzdur. Bu ülkeyi de milliyetçi unsurlar kurmuştur. İktidara "sıfır sorundan sıfır komşuya geldik, bırakın bunu 'yurtta sulh cihanda sulh' ilkesini edinin" dedim. Nitekim şuan da bu politika uygulanmaya çalışılıyor.

Bahçeli, her gittiğim her yerde "Yurtta sulh cihanda sulh" dememin bir tesadüf olmadığını söyledi. Ben buna çok üzüldüm. Bu Meral Akşener meselesi değil. Atatürk'e yapılmış bir saygısızlık. Atatürk zaten yıllardır ülkemizde gagalanmaktadır.

Cumhurbaşkanı ve başbakandan yurtta sulh konseyinin kimlerden oluştuğunu, Başbakan ve Cumhurbaşkanı adaylarının kim olduğunu derhal tespit etmelerini istiyorum.

Sanırım Bahçeli,  Atatürk'ü de FETÖ'cü diye suçlayabilir. Bir savcı da çıkıp Atatürk FETÖ'cü diye soruşturma açabilir.

TÜRKİYE'DE HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜ TESİS EDİLEMEDİĞİ İÇİN HER BİR KONU TARTIŞILMAKTADIR

Yakın zamanda Balyoz ve Ergenekon kumpasını yaşadık. Eğer Türkiye'de hukuk üstünlüğü tesis edilebilseydi bu kadar insan acı çekmezdi, kumpas başarısız olurdu.

Şahsi inançlarınız veya dini inançlar üzerinden hukuğa bakarsanız vatandaşın inancına, mezhebinize karşı ayrımcılık gözetirsiniz. Bu başlı başına bir sorundur.

Türkiye'de hukukun üstünlüğüne uyulmadığı için her konu tartışılmaktadır.

Bir doktor hanımla telefonla görüştüm. Bir sağlık konusunu görüştüm kendisiyle. Çok ilginç şeyler oluyor Meral Hanım dedi. Kız kardeşi İlahiyat Fakültesi'nde hocaymış kızı, kayınvalidesi FETÖ'cü olduğuna dair şikayet etmiş, tutuklanmış kadın. Eğer bunlar doğruysa çok komik şeyler bunlar.

FETÖ'cüler By-Lock'tan tespit edilip en ağır şekilde cezalandırılmalıdır. Fakat suçu olmayanlara çok dikkat edilmelidir, kimse mağdur edilmemelidir.

TÜRKİYE'DE BİZİM HAREKETİMİZİN ANAMUHALEFET OLARAK ALGINLANDIĞINI DÜŞÜNÜYORUM

Ben bizim hareketimizin şu anda anamuhalefet olarak görüldüğünü düşünüyorum. Susturmaya çalışılıyoruz, ana akım medyası, havuz medyası 24 saat sövüyor fakat bunlar bizi yıldıramaz.

İnanıyorum ki Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucu unsurları Türk Milliyetçileri, Cumhuriyet'in 100. yılında ülkeyi yönetecek.

ÜLKÜCÜLER KENT SOYLU KİŞİLERDİ

Milliyetçiler için en önemli şeylerden biri eğitimdir. Çocukların kendilerine güvenlerini sağlamamız gerekiyor. Birinci sınıf mükemmel üniversiteler yaratıp, sorgulayan, analetik düşünebilen bir genç nesil oluşturmalıyız. 

80'li yılların öncesinde "eğitimciler" diye kişilerimiz vardı bizim. Ülkücülük kent soylu kişilerindi. Köyde doğmuş olabilirdiniz ama kitap okuyan, sinamaya giden, bilimle uğraşan kişilerindi. Şimdi biz başkaları tarafından tarif edilir olduk ve bu tarife uyduk, yanlış olan bu.

 

14370083_1106629499426685_267207725880823962_n.jpg

Etiketler:
  • Yorumlar 16
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş