Akşener'e sorular...

Yavuz Selim DEMİRAĞ

15 Temmuz kalkışması öncesindeki 7-8 aylık süreçte Türkiye'nin gündemi MHP ve olağanüstü kongre talepleri idi. Aynı gün aynı saatte en 8-10 televizyon kanalında MHP konuşuluyor, adaylar arasında öne çıkan Meral Akşener ile ilgili haber ve yorumlar yayınlanıyordu. Geride bıraktığımız Ramazan Bayramı öncesi 37 ilde açık ve kapalı alanlarda yüzbinlerce insan ile bir araya gelen Akşener'e Ankara'da bayramlaşma esnasında yapılmaya çalışılan çirkin gösteri de günlerce konuşuldu. Gazeteler, televizyonlar röportaj yapmak, programa çıkarmak için bir birleri ile yarışıyordu. Sadece MHP'liler değil, iktidardan ve muhalefetten umudunu kesmiş tüm kesimler Recep Tayyip Erdoğan'ın tek alternatifi olarak Akşener'i görüyordu. AKP'ye, CHP'ye oy verenlerin umuduydu. Bu sütunlardan, yapılan kamuoyu araştırmalarını yazdım. Erdoğan'ı masasının üzerindeki "Akşener, MHP Genel Başkanı olursa oy verir misiniz?" sorusuna verilen cevabın ne kadar öfkelendirdiğini vurgulamıştım. Akşener'li MHP, ilk etapta yüzde 27'leri buluyordu. Bu sonuç da doğal olarak AKP iktidarının sonunu gösteriyordu. Nitekim Adalet Bakanı ve müsteşarı yargıya baskı yaparak kongrenin yapılmaması için didiniyordu. Ve bu arada havuz medyası telaşlanmıştı. AKP'nin sözcüsü durumundaki gazeteler hep bir ağızdan Devlet Bahçeli'nin faziletlerinden dem vurup, MHP'de Bahçeli'nin kalması için kampanyalar başlatmıştı. O da yetmedi. Sayın Akşener için "paralelci" iftiralarına başlandı. Bugün adına FETÖ denen örgütün Akşener'i desteklediği, maddi yardımlarda bulunduğu iftirası kamuoyu nezdinde tutmadı. Bu defa FETÖ'nün 40 yıl kullanıp hırsızlık, dolandırıcılık yaptıkları için cezalandırdığı bir takım itirafçıları devreye soktular. Ömür boyu geçimlerini borçlu olduğu FETÖ'yü satanlar, nasıl Recep Tayyip Erdoğan'a yalakalık yaptıysa bu defa aynı itirafçı, arsızlar Akşener'e iftira atmakla verilen görevi yerine getirmeye başladı.

***

15 Temmuz akşamı kalkışma başladığında herkesten önce telefona sarılıp televizyonlarda "bu bir darbedir ve asla kabul etmiyoruz" çağrısı yapmak isteyen Akşener'e darbe gecesi adeta ambargo uygulandı. Oysa İçişleri Bakanlığı, Meclis Başkan Vekilliği gibi görevlerin yanında Türk kadının temsilcisi olan Akşener'in canlı telefon bağlantısı ile darbeye karşı çıkışı en önemli haber unsuruydu. Gazetecilikte 30 yılı geride bıraktım. Televizyonculukta 10 yıldan fazla görev yaptım. Geçtiğimiz haftalarda katıldığım bir programda "isimleri zikredildi" diye "cevap hakkı"nı kullananlar yüzünden asli konuyu anlatamamıştık. Aynı şekilde itirafçı tetikçilerin iftiraları üzerine "cevap hakkı"nı kullanmak isteyen Sayın Akşener'e bu yasal hak kullandırılmıyor.

***

22 Ağustos Pazartesi günü Saat 20.00'den itibaren Sayın Akşener, Türkiyem Tv'de konuğum olacak. Başta gazeteci meslektaşlarım olmak üzere, Yeniçağ okuyucularının da sorularını Akşener'e soracağım. Canlı yayında gelen tüm soruları tek tek okumak mümkün olmuyor. Bu yüzden bugünden itibaren e-posta adresime sorularınızı yollarsanız titizlikle inceleyerek önceden hazırlık yapmamı sağlayabilirsiniz.

Sevgi ile kalın... 

  • Yorumlar 30
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Günün Karikatürü
    Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş