AKSP'den dar gelirliye büyük kıyak!..

Ahmet TAKAN

Aksaray Partisi vatandaşın; dar gelirlinin, emeklinin, işsizin beklediği maaş zammını yaptı!..

Duymadınız mı?.. Maliye Bakanı açıklamadı mı?..

Hayret!.. Size hâlâ iş vereninizden telefon da mı gelmedi?..

Eğer safa yatmıyorsanız, ben duyurayım. Ama şöyle, maaş(!) bordronuzla ilgili geriden gelerek;

Aksaray Partisinin mutlak iktidarında, miting meydanlarına, toplantı salonlarına ve bilumum organizasyonlara, sadece fotoğraf karesine girebilmek, "ileride çoluğa çocuğa faydamız olur" diye giderdiniz. Kareye girebildiğiniz ölçüde, çoluğunuzu çocuğunuzu temizlik şirketleri, güvenlik şirketleri ve ruhsatsız maden ocaklarında, belediyelerin park-bahçe-kaldırım vb. gibi işlerini yapan taşeron şirketlerinde asgari ücretle işe alarak, büyük himmet gösterdiler!.. Bizim vatandaşımız vefalıdır!.. Ekmek parası uğruna çağrıldığınız her toplu şova sadece taşıma ücreti ödemeyerek katıldınız. Gel gelelim; yıllar AKSP'yi yıprattı. Çöküş süreci başladı. Meydanlara ve toplantılara katıldığınız takdirde hakkınız olan yemek fişlerini alabildiniz. Kötü gidişi görüyordunuz ama yapabileceğiniz çok şey yoktu. Bedava belediye otobüslerine bindiniz. Bedava dağıtılan kumanyayı aldınız. "Ben de ekmeğimden işimden gücümden olamam" der gibi gözlerinize bakan taşeron şirketi yöneticilerinin uzattığı yoklama listelerine imza atarak orada olduğunuzu ispatladınız. İşler AKSP açısından biraz daha sarpa sarmaya başlayınca, uyanıklar katılımı daha cazip hale getirdi. Bedava servis, artı bedava kumanya ve kişi başı 20 kağıt. Sonra bir ara -içinde bulunulan çok sıkışık oy durumu yüzünden- bu para 30 kağıda kadar çıktı. Katılımcıların gelirlerine(!) bir ara Suriye mültecileri darbe vurdu. Ne yapsın garipler? Tekrar savaş alanına mı sürülsünler?.. Polis eşliğinde otobüslere bindirilip götürüldüler meydanlara, "1 numaranın" şovlarına bila bedel gittiler.

Geldik 1 Kasım arifesine...

AKSP, emekliye çifte ikramiye, asgari ücretliye zam vaat eden CHP'ye 90'dan gol attı!..

Başta "1 numara" olmak üzere miting ve  diğer toplantılara katılım payını 50 kağıda çıkardı. Bedava ulaşım, kumanya ve pet şişe su da kazanılmış hak olarak korundu. Dün Ankara Arena'da "1 numara" AKSP yandaşı Türkiye Gençlik Kulüpleri Federasyonu'nun kongresine katıldı. Önceki gün başta Melih Gökçek'in adamları olmak üzere saray avanesi hummalı bir şekilde çalıştı salonu tıka basa doldurmak için. Resmi kurumlara Arena'nın doldurulması  için kotalı talimatlar verildi. Belediyeden iş alan taşeron müteahhitler tek tek telefonla aranıp tüm çalışanların eksiksiz salonda bulunması emredildi. "Ama.." diye söze başlama gafletinde bulunan iş verenlere "imza ile tutanak tutulacağı" hatırlatılarak sonradan olabilecekler konusunda çok açıklayıcı kısacık izahatlar yapıldı. "Kişi başı 50 kağıdı da sen vereceksin" denildi.

"1 numara" seçim meydanlarına indi. "Fakir-fukara, garip gureba" da unutulmadı!..

Aksaray Partisinin mitingleri yine ful çakacak!..

Sizler de meydan/salon görüntülerine aldanıp, "yahu bu parti hâlâ gücünü koruyor. Bari çoluk çocuk ekmeğimizden olmayalım" diyip sürünün peşine takılacaksınız. Öyle mi?..

 

 

*

 

Devam eden sorular...

Iğdır ve Dağlıca'da düzenlenen kahpe saldırılardan kafalarda şüphe bırakan soru ve iddialara devam edelim;

* 01.09.2015 günü Iğdır/Karakoyunlu ilçesinde şehit edilen polis memuru Olgun Kurbanoğlu'nun faillerinin, personel servisine saldırı hazırlığındaki teröristleri bildikleri hatta yer gösterme yapabileceklerini ifade etmelerine rağmen Terörle Mücadele Savcısı tarafından yer göstermeye izin verilmediği iddiası doğru mu? Saldırıda yardım, yataklık yapan isimler de biliniyor muydu ve Haziran ayından beri TEM şube tarafından takibi yapıldı mı?..

* Dilucu'nda çalışan personelin, olaydan sonra görev yerlerinin değiştirilmesi ve gerekli güvenlik önlemlerinin artırılması talebiyle İl Emniyet Müdürü'ne görüşe çıktığı, ancak müdürün mağdur polisleri görüşe almadığı doğru mu? Yaşanan sahipsizliğe üzülen polislerin bazılarının Devlet Hastanesi'nden rapor aldığı ancak rapor alan polisler hakkında müdürün emriyle tutanak tutulduğu ve idari işlem başlatılacağı gerçek mi?..

Dağlıca'da gerçekleştirilen menfur saldırı ile ilgili kamuoyunda tartışılan istihbarat zafiyeti iddialarından sonra, şimdi de örgüte içerden bilgi sızması ile ilgili şok iddialar ortaya atılıyor;

* Hakkâri İstihbarat Şube Müdürlüğü'nde bir Şube Müdür Yardımcısının PKK terör örgütü sempatizanı olduğu ve örgüt yöneticileri ile bağlantısının bulunduğu iddiaları doğru mu? Bununla birlikte aynı polis şefinin amcasının da geçmiş dönemde terör örgütünün silahlı unsurlarıyla irtibatlı olduğu ve terör kamplarına yardım, yataklık yaptığı iddialarına ne diyeceksiniz?.. Polis istihbaratına terör örgütü mü sızdı?..

* İddiaların hedefindeki isim olan istihbarat amiri, bu göreve, örgüte operasyonların durdurulduğu "çözüm süreci" döneminde getirildiği ve 1 yılı aşkın süredir terör örgütü ile ilgili hayati önemde gizli bilgilerin toplandığı istihbarat şubede görev yaptığı belirtiliyor.

Devletin gizli bilgileri terör örgütünün elinde mi?

Bu şok iddialarla ilgili Hakkâri Valiliği bir açıklama yapabilir mi?..

Lütfen!.. Kamyonete benzemesin...

 

Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş