Albay Atilla Uğur

A+A-
Afet ILGAZ

Geldiğimden beri Atilla Uğur’un Kaynak Yayınları’ndan çıkan kitabını okuyorum; bazı yerlerini işaretleyerek. Kitap, yazılma sırasını beklerken, Atilla Uğur’un ülkücü gençlere, TGB’lilerle dayanışma tavsiyesini okudum.  “Konuşmalı, kaynaşmalılar”  diyor. TGB’lilerin 19 Mayıs’ta yaptıkları büyük gösterilerden ne kadar heyecanlandığını anlatarak rahmetli Türkeş’ten de bir alıntı yapıyor:
“Çocuklar! Türk milletinin kimliksizleştirilmesi, büyük Atatürk’ün hamurunu kardığı millet bütünlüğünü bozmaya ve bu mayayı çürütmeye yönelik her türlü iç ve dış saldırılar en büyük tehlikedir. Bunu aklınızdan çıkarmayınız. Türk tarihinde bir çok örneği bulunan tehdidi, devamlı aklınızda tutunuz ve bu oyuna asla izin vermeyiniz. Cumhuriyetimiz için en büyük tehlike, milletin ayrılık tohumları ile yıkanmasıdır.”
Ankara Bahçelievler’deki Türkeş’in çalışma odasında geçiyor bu konuşma. Atilla Uğur diyor ki; “Bu durum bir ideoloji veya particilik meselesi olmayıp onun çok üzerindedir. Çünkü Türk milleti ölüm döşeğindedir. Onu bu durumdan kurtaracak olan Türk gençleridir; yani sizlersiniz.
Bulunduğunuz yerlerdeki TGB üyesi kardeşlerinizle tanışınız, onlarla memleket meselelerini konuşunuz, kaynaşınız.
Hep birlikte anayasal, yasal ve demokratik haklarınızı kullanınız. Atatürk ile aynı okullardan mezun olmuş ve ondan feyz almış bir abiniz olarak sizlere sesleniyorum. Hainlere, bölücülere ve millet düşmanlarına karşı daima uyanık olunuz. Yüce Allah daima yanımızdadır.

***

Biliyorsunuz, Albay Uğur, Öcalan’ı sorgulayan subaydır. Şimdi kitaptan 91 yıllarındaki iki hadiseyi naklediyorum:
“Mutki ilçesinin kırsal kesiminde yol kesen teröristlerin, karakol komutan yardımcısı jandarma astsubayını kaçırdıkları bilgisi geldi. Hemen oraya intikal ettik. Yaklaşık bir hafta süren aralıksız bir takip neticesinde terörist grupla sıcak temas sağlandı. Bir kısmı etkisiz hale getirildi, diğerleri kaçtı. Gün ağardığında çatışma bölgesine, arama tarama faaliyeti için girdiğimizde 23 yaşındaki karakol komutan yardımcısı evladımızın cesediyle karşılaştık. Önce tanıyamadık. Çünkü çocuğun gözlerine erimiş naylon damlatmışlardı. Burnunun ucunu ve kulağını kesmişlerdi. Nişan yüzüğünün bulunduğu sağ elinin parmağını koparmışlardı.”

***

“Bitlis ile Hizan arasında konuşluyuz. Gece teröristlerin yol kestikleri bilgisi geldi. Hemen intikal ettik. Olay yerine yaklaştığımızda yoğun ateşle karşılaştık. Araçları terk edip cevap verdik. Gecenin karanlığından faydalanarak kaçtılar. Olay yerine geldiğimizde yanımızda olan bir köy minibüsü ve onun hemen arkasında yan yana yatmakta olan kanlar içinde 7 bedenle karşılaştık. 6’sı silahsız köylüler, biri de izinden dönen bir uzman çavuştu. Çalıların arasına gizlenmiş yaralı bir köylünün iniltisini duyunca o yöne gittik.  “Allah dedik, yapmayın dedik, dinlemedi katiller. Bizi diz çöktürüp kurşuna dizdiler” diye ağlıyordu. Şehit edilen uzman çavuş sivil giyimliydi ve iki kulağı da kesilmişti.

***

Biliyorsunuz bu kahraman Albay şu anda Silivri’de tutukludur.

Yazarın Diğer Yazıları