Aldatılan Kürtlerden PKK şikâyetleri

A+A-
Behiç KILIÇ

Beni şaşırtan bir mektup aynen şöyle diyor; “Sayin Behic Kilic ...Sizden baska yazacak guvenilir birini bilmedigimden bu emaili size yaziyorum. Umarim ilgili kisilere ulastirabilirsiniz..” (Harfler yazının Avrupa’dan geldiğini ispatlıyor)
Devamını okuyunca şaşkınlığım daha da artıyor.. Çünkü bana yazılan satırlar şöyle devam ediyor..
“Sorumlu bir KCK vatandaşı ve önderliğe bağlı bir yurtsever olarak, örgütün London’daki yapılanmasında yaşananlara ilişkin bildiklerimi ve duyduklarımı size iletmek istiyorum...” 
Haydaaa!..
Yazının sahibi PKK’ya yakın bir Kürt..
Birkaç aydan bu yana Kürt kimlikli vatandaşlardan ilginç mektuplar alıyorum.. Üstelik bu Kürt kimlikli vatandaşlar PKK’ya da çeşitli sebeplerden sıcak bakmış, örgütü bir çıkış yolu olarak görmüş kişiler!..
Yani bir tanımla, PKK yandaşlarından gelen mektuplardan söz ediyorum.. Söz etmemin sebebi de, bu vatandaşlar bana örgütün tepesine yerleşmiş krema tabakanın ayarsız işlerini, çıkar peşinde koşarken kendilerinin nasıl sömürüldüğünü yazıyorlar!..
PKK’nın tuzu kuruları ve çetenin nemaladıkları, hemen bunları uydurduğumu söyleyeceklerdir ama, benim gibi yapıp meseleyi biraz sorguladıklarında, PKK dümeniyle kimlerin malı nasıl götürdüklerini kolayca görebilirler!..
Konuyu fazla dağıtmadan bana gelen mektuba geçelim.. Satırlar şöyle..
“Avrupa Polis Teşkilatı’nın (EUROPOL) ‘Avrupa Birliği’nde Terörizmin Durumu ve Eğilimi 2009’ başlıklı raporunda (20 Nisan 2009) ‘Avrupa’nın güvenliği için en tehlikeli örgüt’ olarak nitelendirilen ve ‘finansmanını uyuşturucu ve insan kaçakçılığından sağladığına’ dikkat çekilen ozgurluk hareketimiz PKK’nın, Avrupa kadrolarında yaşanan yolsuzluk, zimmete para geçirme, yoz ilişki, istihbarat örgütleriyle işbirliği (ajanlık), cinsel taciz gibi olumsuzlukların önüne geçemediği gözleniyor. Almanya, Fransa, Belçika, Yunanistan ve İsviçre’den sonra İngiltere’deki örgüt kadroları arasında da ‘rant savaşı’ ve ‘ajanlık kavgasi’ devam ediyor. Ingiltere’nin baskenti Londra’da orgute yakinligiyla bilinen derneklerin sozde ‘yonetim kurullarinda’ gorev yapan Kurt toplum merkezi baskani Arzu A, Fedbir baskani Deniz K ve Halkevi baskani Hatice P adli kisilerin halk arasinda toplanan bagislari zimmmetlerine gecirdikleri one suruluyor..
Dün gece elektronik posta adresime yeni düşen, ‘İngiltere orgut gercegi’ ile ilgili ilginç mektubu aynen sizlerle paylaşmak istiyorum; Çünkü bu anlatacaklarım, tamamen gerçek .. PKK’nin Britanya’daki her türlü imkanını ve potansiyelini kendi çıkarları için kullanma ya da pazarlama yaklaşımındalar. Buna karşı çıkan kadroları,  calisanlari ve yurtseverleri  bu ülkedeki  isbirlikcileri ile birlikte sindirmeyi ve gerekirse ihbar etmekten bile cekinmeyecek kadar gozleri donmus durumdalar..
Bir arkadaşımız, Arzu, Deniz’in bütün kirli çamaşırlarını ortaya dökmek üzereyken, birden bire İngiliz polisi tarafından yakalandı ve cezaevine kondu. Bu arkadasin  başına gelenler, Arzu ve Deniz  arkadaşın İngilizlerle nasıl bir alışveriş içerisinde olduğunun da net bir kanıtıdır. Arzu ve Deniz arkadaslar, bugün London’da o kadar güçlü olduklarini söylüyorlarki, kendilerine en küçük bir eleştiride bulunan herkesi Kadro Arif arkadasin’in başına gelenlerle tehdit etmekten de çekinmiyorlar.
Peki  ozgurluk hareketimizin icine sizmis olan bu cete neye güveniyor? Tabii ki, İngiliz istihbaratı içerisindeki bağlantılarına... Arzu, Deniz’ve Hatice arkadaslarin Barclays bank ile HSBC’deki hesaplarında, yurtsever halkımızın gerilla için topladığı yüklü miktarlarda paraların olduğunu duydum.” Mektubun özü, PKK’nın içinde bir krema grubun nasıl yolunu bulduğunu bize şikayet ediyor.. Anladığımız ise şu.. PKK’nın bir menfaat piramidi olduğu ve bu piramidin İngiltere’de olduğu gibi bazı batılı gizli servislerin güdümünde geliştiğidir..

Yazarın Diğer Yazıları