Alevi gerçeği

A+A-
Yavuz Selim DEMİRAĞ

Sözlerine  “Çağdaşlık” ,  “Bilim”  ile başladıkları halde, bilimin gerçeklerine tahammül edemeyen güruh, aforoz mekanizmasını harekete geçirdi.  “Aforoz” , işini kim ya da kimlerin yaptığı sorusunun cevabını cümle alem biliyor. Ortaçağ’da terör estiren papazların işi olan aforozu, günümüzde medya papazları üstlenmiş halde. Ortaçağ’da akıla bilime karşı çıkarak, kilisenin otoritesini arttırmak için yakarak cezalandırmak gibi, insanlık dışı emirler yağdıran papazlardan günümüze kadar uzananlar var. Onlar bir taraftan inandıkları din adına, öte yandan ruhban sınıfı adına aforoz kararı veriyordu. Türkiye’deki mütareke medyasının köşe başlarını tutanlar ise aforoz, yargısız infaz ya da linç girişimlerini  “Asaletlerinin ortaya çıkmasından duydukları endişe yüzünden” hızlandırdılar.
Türk Tarih Kurumu Başkanı Prof. Dr. Halaçoğlu’nun bilimsel araştırmaları ile ilgili haberlere dikkat ettiniz mi? Hocanın yıllardır alınteri, göz nuru ile araştırıp, belgeleri ile ortaya koyduğu  “aşiretler”  araştırması birilerini fena halde ürkütmüş gözüküyor. Her dönem suiistimal edilen Aleviler ile ilgili görüşlerini cımbız ile ayıklayıp Halaçoğlu’na saldıranlar, bana göre geçmişleri ile yüzleşmekten korkanlardır. Hocanın yurtdışından temin ettiği belgelerden habersiz olanlar 16. yüzyıl kayıtlarının ne anlama geldiğini bilmediği için, aile seceresi zannetmişler. Sadece Halaçoğlu’nun değil, Alevi tarihçilerinin ve dedelerinin de her fırsatta ifade ettiği Alevi Kürt yoktur sözüne bozuluyorlar. Daha ötesi sözde Ermeni Soykırımı iddialarını araştırıp, Türk düşmanlığı tezlerinin çürütülmesi cümlesini hazmediyorlar. 1.5 milyon Ermeni’nin yok edildiği masalını belgeleriyle ispatlayan hocanın Anadolu’da din değiştirip kalan Ermenilerle ilgili belgeleri ürkütüyor, dönme devşirme tayfasını. Tarihi gerçekleri konuşanları ırkçılık ve faşistlikle suçlayanlar, geçmişleriyle yüzleşemeyecek kadar korkak ve haindirler. Dinleri ve isimlerini değiştirerek Anadolu’da kalan 250 bin Ermeni’nin varlığını artık kimse inkâr etmiyor. Bizim soyu Ermeni olan bu vatandaşlarla problemimiz yok. Hatta bunlardan bazılarının kilisede vaftiz olarak yeniden dinlerine dönmelerini de saygı ile karşılıyoruz. Köylerine kentlerine kilise taleplerine de bir şey dediğimiz yok. Ama ısrarla Alevi Kürk ya da Kürt Alevi’si propagandalarının Türkiye’yi bölme planları çerçevesinde kullanılmasına tavrımız var. Adı Bedros, Artin, Hrant olanlardan hiçbir dönem şüphemiz olmadı. Ama Ahmet, Ayşe isimleri arkasına gizlenip Kürtçülük yapmaya kalkışanlarla davamız var. Bölücülük yapanlarla kavgamız var. İşte bu kavgalı olduklarımız Yusuf Halaçoğlu’nun şahsında Türk milletine cephe açtı. Aralarında siyasi rant sağlamaya çalışan bazı şahıslar da buna alet olup Atatürk’ün kurduğu Türk Tarih Kurumu’nu hedef aldı. Kamuoyundaki bu tartışmalara ışık tutmak için Yeniçağ TV’de Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu’nu konuk ettik. Doğrusu bu dönme devşirme tayfasını ben de merak ediyordum. Hocadan bu konuyla ilgili bilgi ve belge almayı düşünüyordum. Ancak bilim adamı sorumluluğu ile hareket eden Halaçoğlu, böyle bir şeyin mümkün olmadığını tekrarladı. Umarım uykuları kaçan cibiliyetsizler bu açıklamadan sonra rahatlamıştır.
Son birkaç yıldır, Sebataylar üzerine çokça yayınlanan kitapların psikolojik harp metotlarının bir kısmı olduğunu yazmıştım. Önüne gelen herkese Sebatay damgası vurup kafaları karıştıran zihniyet doğrusu başarılı da olmuştu. Bu planlı propaganda metodunun sebep ve sonuçları ayrı bir yazı konusu. Ama Kürt Alevi’si olmadığına dair gerçek, psikolojik harp metodunu uygulayanların elinden aynı psikolojik harp metodunu da almış durumda.
Kürtleşen Türkler ve Alevi Kürtlüğü konusunu Türk milliyetçisi olarak bizim kaleme almamızdan rahatsız olanlar lütfen eski bir solcu iyi bir tarihçi, inançlı bir Alevi dedesi olan Rıza Zelyut’u okusunlar. Rıza Can’ın şahsında tüm Alevi dostlara selam.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları