Alevi-Sünni tezgahının figüranı çakma kurtlar

İsrafil K.KUMBASAR
Bu topraklarda, üstü kabuk bağlamış iki yara birileri tarafından habire kaşınıp durur:
Biri ‘etnik’, diğeri ‘mezhepsel’ bölücülük.
Yakın tarihimiz kimsenin hatırlamak istemeyeceği acı ve yürek burkan olaylarla dolu.
Kirli bir el yeniden ‘çomağı’ eline alıp, ‘külleri’ eşelemeye, ‘nifak’ tohumları saçıp ‘hasadı’ beklemeye başladı.
Tam da ‘Muharrem’in hüzünlü demlerinde.
Kan kızılı meydanlar, kundaklanmış evler, kurşunlanmış bebekler sıra sıra dizildi mazinin utanç sayfalarına.
‘Ölen’ bizdik. O meşum güçlerin, eline silah tutuşturduğu ‘gafil’ de.
Yetim, öksüz, biçare kalan; ‘kapı komşusu’ ailelerin birlikte büyümüş çocuklarıydık.
1370 yıl öncesinin Kerbela’sı ile 32 yıl öncesinin Kahramanmaraş’ı nasıl da üst üste gelip, yüreklerimizi bir kez daha dağladı. 
Yaşlı gözlerimizle baş başa kalınca, bir an olsun sağlam kafa ile düşünebildik mi?
- “Peki ama neden, niye, ne uğruna?”
Daha da önemlisi ‘kimler’ nemalanır bu kavgalardan, bu akıl almaz cinnet ortamlarından; sormayı akıl edebildik mi?

* * *

Kahramanmaraş’ta yaşananlar, gaflet uykusunun aynen sürdüğünü, ‘din’ üzerinden insanların nasıl provokasyonlara açık olduğu bir kez daha ortaya koydu.
Bir tarafta 32 yıl öncesinin acılarını ‘sahiplenmek’adına yola çıkanlar. Öte yanda ‘aynı acıyı’ yaşamış olmakla birlikte, onlara kafa tutanlar.
Sekiz yıl boyunca ‘ülkenin başına örülen melanetlere’ ses çıkarmayan bir güruh, sözüm ona ‘bozkurt’ işaretleriyle nümayiş halinde.
Referandumda kullandıkları “Evet” oylarıyla her türlü ‘açılım’ melanetine ‘olur’ verenler, birden bire sahneye fırlamış, ‘vatan bekçiliğine’ soyunuyor.
İyi de kimi kimden kurtarıyorsunuz?
Ülkenin idaresini elinde bulunduranlar ‘açılım, açılım’ diye nifak tohumları ekerken, tarihte bile esamesi okunmayan ‘yeni etnik gruplar’ peydahlarken, rahmetin ‘birlikte’ olduğunu bile bile ‘bölmekte’ ısrar ederken, sahi, sizleri ‘kim’ve ‘ne adına’ sürüyor meydanlara? 
Ya ‘acıyı bal eyleme’ düsturunu hayatlarına hakim kılma iddiasındaki diğer taraf. Gerçekten onları ‘kim’ sürdü provokasyona?

* * *

Henüz 32 yıl öncesinin kanlı olaylarının üzerindeki ‘sis perdesi’ kaldırılmadan, ‘aynı yerde’, ‘aynı hassasiyeti’ kaşıyarak yeni oyunlar kurmak.
Kahramanmaraş: Bir taş, en az birkaç kuş! Belli ki ‘usta’ işi, ‘getirisi’çok iyi hesaplanmış ve çok şükür ki şimdilik akim kalmış kirli bir oyunun ilk sahnesidir yaşananlar. 
Taşı atan öncelikle bir ‘kaosun’ fitilini ateşlemenin derdinde. Üstelik faturayı ‘bozkurt’ işareti üzerinden MHP’ye çıkarma cinliğiyle.
Bu yolla hem Alevi kesimin son dönemde MHP’ye yönelik teveccühü törpülenecek, hem de ülkücüler ‘marjinal’, ‘mezhepçi’ bir grup olarak fişlenecek.
‘Yıkım ekibinin’ karşısında oluşan muhalefeti, böylesi tehlikeli oyunlarla ‘birbirine’ düşürmek, sandıktan ‘arzulanan sonucu’ almak, taşı atanın bir başka meramı.
Tabii burada en dikkat çeken nokta, ‘ortalığı karıştırma’ görevinin ‘Evetçi taşeronlara’ verilmiş olmasıdır.
Memleket sekiz yılda ‘uçurumun kenarına’ getirilirken, iktidarın eteğinin altına sığınan koyunlar, birden bire ‘bozkurt’ kılığında piyasaya salınıyor.
Dedik ya, oyun ‘usta’ işi.

* * *

‘Devlet’ denen aygıta komutan edenler, apaçık bir oyunda rol alan figüranların ‘kim’olduklarını, ‘kimler’ tarafından yönlendirildiklerini ve ‘perde arkasındaki’ güçleri bir an biran önce bulup, deşifre etmek zorundadırlar. Her konuda ahkam kesenlerin, bu konuda suskunlukları neyin işaretidir?
  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş