Alfabeden T harfini çıkartın!

Mevlüt Uluğtekin YILMAZ

Sevgili okurlarım; Elazığ’dan emektar eğitimci, değerli dostum Hadi Önal, gönderdiği yazısında devletimizi yönetenlere ilginç bir öneride bulunuyor. Bu ironik yazıdan köşenin aldığı kadarını sunuyorum... 
“Hani diyorum bu kadar gayret, bu kadar dolambaçlı yollarla hedefe ulaşma taktik ve tekniklerini bir yana bırakın. Tek bir hamle ile “T” harfini alfabeden kaldırın. Göreceksiniz o zaman çözüme giden yolda “gıcık” olduğunuz bütün meseleler halledilecek, ‘kaos’ bitecek, siz de “oh be!” diyerek rahata kavuşacaksınız.”
“Yarınlarımızı kucaklayacak en değerli varlıklarımız olan çocuklarımızın her sabah birlikte ve gür sesle okudukları: “Türk’üm, doğruyum, çalışkanım. İlkem; küçüklerimi korumak büyüklerimi saymak, yurdumu, milletimi özümden çok sevmektir. Ülküm; yükselmek, ileri gitmektir. Ey, Büyük Atatürk! Açtığın yolda, gösterdiğin hedefe, durmadan yürüyeceğime ant içerim. Varlığım Türk varlığına armağan olsun. Ne mutlu Türk’üm diyene!” andı aldığınız bir kararla tarihe karıştı da, ardından bir sürü tantana çıktı ya! Ha işte diyorum, bundan böyle kimsecikler, sizin yapacağınız icraatlara söyleyeceği sözü kalmayacak. Yapacağınız tek bir hamle ile; yani alfabeden “T” harfini kaldırmakla, pek çok meseleyi temelinden halleder; ’çözüme’giden yolda da büyük bir mesafe alarak emin adımlarla ilerlersiniz.”
“Mesela; öğretmenlerimiz, dünyanın en kutsal mesleği olan öğretmenliğe adım attıklarında içtikleri ant, tarihe karışacak. Ne diyorlardı içtikleri antta: “Türkiye Cumhuriyeti anayasasına, Atatürk inkılâp ve ilkelerine, anayasada ifadesini bulan Türk milliyetçiliğine sadakatle bağlı kalacağıma; Türkiye Cumhuriyeti kanunlarını tarafsız ve eşitlik ilkelerine bağlı kalarak uygulayacağıma; Türk milletinin millî, ahlâkî, insanî, manevî ve kültürel değerlerini benimseyip, koruyup, bunları geliştirmek için çalışacağıma; insan haklarına ve anayasanın temel ilkelerine dayanan millî, demokratik, lâik bir hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti’ne karşı görev ve sorumluluklarımı bilerek, bunları davranış halinde göstereceğime namusum ve şerefim üzerine yemin ederim.”
“Sonra efendim, bu milletin kendisini temsil etmek üzere seçip de Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne gönderdikleri milletvekillerinin Meclis açılışında ettikleri yeminin de hükmü kalmayacak. (...) Görüyorsunuz işte; ’açılarak çözülmenin’önünde değil engel, vallahi çocukların kum havuzlarında yaptıkları kumdan dağcıklar dahi savrulacak delik arayacaklar. “T” harfinin kaldırılması, zorlanacağınız bütün kapıları ardına kadar açacak. (Mesela) savcılarımızın “Büyük Türk Milleti” adına içtikleri ant tarih olacak. Anayasa Mahkemesi üyelerinin 03 Şubat 2011 tarihinde değiştirmek zorunda kaldıkları yine de tartışmalara konu olan yeni metin ki -Büyük Türk Milleti önünde- diye başlıyor (...) onun da hükmü kalmayacak. (...) Cumhurbaşkanımızın görevine başlarken TBMM önünde içilen ant “T” harfi kalktığı için anlamsızlaşacak. (...) Sonra efendim kurum tabelalarında “TC” harfinin kaldırılması karşısında yaygara koparanların sesleri solukları kesilecek.  Bakın işte; tek bir taşla kaç kuş vuracaksınız...
Çözüm dediniz mi akan sular durur alimallah! Bir “T” harfinin kaldırılması ne ola ki... Kaldı ki zaten “yemin”den “emin”de çıkmıyor. Ant da “an” olunca gel keyfim gel!  Onun için diyorum ki, “Q, X, W” harfleri ile klavyelere özgürlük getirdiğiniz gibi varın bir “T” harfini alfabeden kaldırın. Görün o zaman ’çözülme’nasıl hızlanacak...
Evet... Sevgili Hadi Önal’ın yürek yangını sözleri böyle...
Esen kalın efendim.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş