Algı yarat, gündem değiştir, üstünü ört

A+A-
Armağan KULOĞLU

İktidarın, dış politikada başlattığı radikal değişimin yaratacağı tepkileri hafifletme ve iç politikadaki olumsuzlukların üstünü örtme çabasında olduğu görülmektedir.

Dış politikadaki radikal değişim

İsrail: Bir yıldır alt seviyede sürdürülen ve iki ülke arasındaki ilişkileri iyileştirmeyi amaçlayan görüşmeler sonucunda imzalanan mutabakat muhtırasıyla dış politikada radikal bir değişim yapılmıştır. Bu değişim, genel hatlarıyla Türkiye'nin olduğu kadar İsrail'in de çıkarına görünmektedir. Ancak İsrail ve GKRY deniz bölgesinde çıkan doğal gazın dış pazarlara açılmasının Türkiye üzerinden yapılması, ortak bir menfaat sağlasa da bu yaklaşım, KKTC ve GKRY arasındaki müzakerelerde, KKTC üzerinde bir baskı yaratabilecektir. Bu konuda Türk tarafının tavizkâr bir tutum sergilememesi önem arz etmektedir.

Diğer taraftan bugüne kadar İsrail aleyhinde gerek iç politika, gerekse Arap dünyası nezdinde prestij kazanma amacıyla yapılan açıklamalardan ve takip edilen dış politikadan geri dönmenin sıkıntı yarattığı da açıktır.

Rusya: Rusya'yla yaşanan uçak krizi ve sonrasındaki açıklamalar, Rusya'yı rahatsız etmiş ve prestij kaybına uğradığı algısına sokmuştur. Bu nedenle Türkiye'ye karşı ekonomik, diplomatik ve sosyolojik bir tavır sergilemiştir. Yapılan çağrılara olumlu cevap vermemiştir. Ancak özür dilenen, Rus pilotu öldüren kişi hakkında yasal işlem yapılacağı ve ailesine her türlü desteğin verileceğini içeren mektuptan sonra gerçekleşen liderler arası telefon görüşmesiyle diyalog yeniden başlamıştır. Bu durumdan her iki ülkenin de çıkarı olduğu açıktır.

Ancak Türkiye'nin bugüne kadar takındığı tutumdan sonra gerçekleşen bu radikal değişimin de kamuoyu nezdinde tepki yarattığı bir gerçektir.

Terör saldırısı

Atatürk Havalimanı'ndaki terör saldırısının, tarz itibariyle IŞİD tarafından gerçekleştirildiği kanaati güçlüdür. Bunun sebebini, Türkiye'nin IŞİD'le mücadelede, koalisyon içinde yer almasına, koalisyona imkânlar sağlamasına, kendisine yönelik saldırılara da doğrudan cevap vermesine bağlamak mümkündür.

Ayrıca Rusya'yla olan politika değişimi, Suriye'deki durumu da etkileyecektir. Suriye yönetimi, ülkesinin toprak bütünlüğünden yanadır ve mücadelesini IŞİD'e karşı da yürütmektedir. Türkiye de Suriye'nin toprak bütünlüğünden yana olup, o da IŞİD'e karşı mücadele içindedir. Bu durumda, Türkiye-Rusya yakınlaşması, IŞİD'le yapılan mücadelede güç birliği oluşturabilecektir. Bu da IŞİD'in bölgede etkisizleştirilmesine katkı sağlayacaktır.

Diğer taraftan Türkiye'nin Suriye yönetimiyle de bir iletişime geçmesi ihtimali güçlenmiştir. Bu konu, IŞİD'le güçlenecek mücadelenin yanında, toprak bütünlüğü ortak noktasında, Kürt oluşumuna karşı da bir güç birliği yaratabilecektir. Hatta aynı konuda rahatsız olan İran'ın da bu güç birliğine katılması mümkündür.

Bu gelişmeler IŞİD'in, terörde Türkiye'yi hedef seçmesinin sebepleri olarak görülebilir. Eylemlerini yabancıların yoğun olduğu bölgelerde gerçekleştirmesi de, Türkiye'nin uluslararası ortamda zor duruma düşmesini amaçlamasından kaynaklanmaktadır. Bu yolla Türkiye'ye baskı uygulayacağını ve kendisiyle yaptığı mücadeleyi zayıflatacağını ummaktadır.

Ancak Suriye konusu başta, bütün bu gelişmelerin ve terörde ihmal kanısının, kamuoyu nezdinde tepki yaratacağı aşikârdır.

Algı operasyonu ve gündem değiştirme

Yönetimin; dindar anayasa, Taksim'e topçu kışlası ve cami yapımı, Osmanlı'dan sonrası zulüm devri, şehit verme çekincesiyle askerin operasyona çıkmaması, terörün sonlandırılmasından sonra askere verilen yetkilerin geri alınacağı gibi açıklamalarını, toplum üzerinde algı yaratma ve gündem değiştirerek dikkatleri başka yönlere çekme çabaları olarak görmek mümkündür.

Ayrıca son terör hadisesinden sonra yandaşların, konunun abartılmaması, eleştiri yapanların terör kendilerini vurduğunda günlerini görecekleri, terörde muhalefetin suçlu olduğu yönündeki açıklamaları da, kusurların üstünü örtmeye yönelik çabalar olduğu gözden kaçmamaktadır. Ancak ne yazık ki pişkinlik diz boyu!

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları