Allah rızası için son bir ihale daha

İsrafil K.KUMBASAR

Şaşı gözlerin ‘şantiye’ diye yutturmaya çalıştığı ‘balyoz’ altındaki Türkiye önemli günlere gebe.
Altı ay sonra sandık başına gideceğiz.
Görüntüye bakılırsa, iktidar sahipleri ve ‘gölge ortakları’ için bu sürece ‘son ihale’ hazırlığı da denebilir.
Açılım’ teraneleri, ‘anayasa’ değişiklikleri, ‘askerlik’ süresi, YÖK başta olma olmak üzere, her ne varsa seçim sonrasına ertelendi.
Daha bir yığın vaat, daha doğrusu ‘seçim şantajı’ şimdilik kasaya kilitlendi.
Zaten bu yöndeki beyanları sır değil:
- “Bizi bir dönem daha seçin, sonra istediğiniz ne varsa, hepsi birer birer gerçekleşecek.”
Tayyip Erdoğan’ın, çeşitli defalar 2011’in kendisi için ‘son seçim’ olacağını açıklaması, parti tüzüğünün bir gereği.
Son anda bir ‘ayak oyunu’ olmaz ise ‘kendisi’ ile beraber ‘8-10 bakan’ ve ‘150’ye yakın milletvekili’ için de ‘Meclis rüyasının’ biteceği aşikar.
Demokrasiyi ‘iki dudağının arasına’ hapsetmiş olan hazret, belki kendisi için ‘Köşk’ü uygun görüp, ona uygun adımlar atabilir.
Fakat diğerleri için ‘küçük kıyametin’ ilk işareti listelerin oluşmasıyla başlayacaktır.

* * *


Gelin görün ki, iktidar partisi böylesi kritik bir sürece hazırlanırken, yani ‘dağılmak’, ‘yok olmak’ gündemdeyken bile, burnu sürekli ‘diğer partilerin’ içerisinde.
Önce “MHP-CHP koalisyonu” üfürülüyor. Olmuyor, “CHP-BDP” deniyor. “MHP baraja takılacak” iddiaları ortaya açılıyor.
Son bomba, ‘Ümraniye davası’ sanıklarının muhalefet partilerinden aday olacakları yaygarası.
Amaç uçurulan balonların ‘doğruluğu’ ya da ‘yalanlığı’ değil, dumanlı bir hava oluşturmak. İktidar ve ‘aynı kaptan yemlenen’ güruh, belli ki ‘8 yılda’ memleketi ‘dilediği kıvama’ getiremedi. Bunun ‘bir 4 yıl daha’ alacağını düşünüyor olmalılar.
Zira Erdoğan da açık açık söylüyor:
- “Bu seçimden sonra ben yokum.”
Giderayak şu ‘işi sağlam kazığa bağlama’ telaşı. ‘Korkuları’ giderecek son hamleler. “Eden bulur” sözünü boşa çıkarma çabaları.
‘Enkaz’ ekibi, can havliyle ‘son ihaleyi’ de alma peşinde.
Hem de öyle bir ‘can havli’ ki, hemen her sayfasında bir Türkiye lafı geçen WikiLeaks’e burun kıvıranlar, oturdukları yerden muhalefet için ‘akla hayale gelmeyecek’ iddialar üretiyorlar. 

* * *


Fakat işler her zaman istenildiği gibi
gitmiyor.
İnsan tam da kendini ‘iktidarın zirvesinde’ görürken, birileri çıkıp ‘ruh röntgenini’ önüne koyuyor. Onunla da yetinmeyip,  “Hele dur, bunlar daha bir şey değil. Arkası var” diyerek, elindeki kartları göstermeye başlıyor.
Bazılarına da kala kala, elinize iki kova su alıp ‘ateş düşürme operasyonlarına’ omuz vermek kalıyor.
WikiLeaks bir ayak verdi, sazı olanların ‘ne çalıp, ne söyleyeceklerine’ pür dikkat kesilmek gerek. Sazı ‘duvara asacak olanlar’ çıkarsa ona da şaşmamak lazım.
Avrupa’nın ortasında, Orta Doğu’da mantar gibi ‘yapay ulus devletler’ ortaya çıkarken, bizim safdilleri “Ulus devletler dönemi kapandı. alın balyozları girişin” diye tava getirdiler. O hızla bir milletten ‘36,5 etnik grup’ ortaya çıkaranlar, kerameti de kendilerine mal etmeye çalıştılar.
Bir yandan kendi memleketini ‘etnik temelde’ un ufak edeceksin, öte yandan Orta Doğu, Balkanlar ve Kafkaslar’da ‘kardeşlik-birlik’ naraları atacaksın.
Kim yutar bunları?

* * *

Kapalı kapıların ardında ‘ne tür pazarlıkların’ sürdüğünü şimdiden kestirmek zor.
Ama belli ki, ‘küresel efendi’, 2011 ihalesini ‘bedavaya’ kaptırmak istemiyor.
Yıkım ekibi ya bugüne kadar olduğu gibi ‘He babo, başım gözüm üstüne’ diyerek dört yılı daha kurtaracak, ya da yıkılıp gidecek.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş