Allah'ın önünde eğiliriz biz ancak

İsrafil K.KUMBASAR

ANTALYA

Değişim-i Milliye hareketinin lideri Koray Aydın, değişimin kaleleri olarak bilinen Uşak ve Kütahya’nın ardından, bu kez Yörükler diyarı Antalya’da otağ kurdu.
MHP eski il başkanı Mustafa Akar tarafından organize edilen iftar, yürekleri ‘değişim’ beklentisi ile yanıp kavrulan binlerce ülkücünün akınına uğradı.
Açık mesire alanında rahmetli Başbuğ Alparslan Türkeş’in dev posterinin önüne kurulan platformda konuşmasına başlayan Koray Aydın, çok muhteşem bir performans ortaya koydu.
Elinde telsiz mikrofon, bir sağa bir sola gidip gelen Koray Aydın, yıllar sonra yeniden bir araya gelme heyecanı taşıyan, binlerce ülkücü ile adeta ‘tek bir yürek’ oluşturuyordu.
Koray Aydın’ın işbirlikçi AKP iktidarının başı Tayyip Erdoğan’a yönelik kurşun gibi sözleri, alanı dolduran ülkücüler tarafından ayakta alkışlandı.

***

Antalya, her zaman ‘eleştiren’, ‘sorgulayan’, ‘dik duruş ortaya koyan’ tavrı ile öne çıkan ülkücülere ev sahipliği yapan bir vilayetimiz olmuştur.
Havasından mı, suyundan mıdır nedir bilinmez, insanlar hiç de karınlarından konuşmuyor, ne düşünüyorlarsa ‘açık açık’ söylüyorlar.
Koray Aydın’ı da işte bu yüzden, ‘açık sözlü’ olmasından dolayı seviyorlar.
Davetlileri girişte karşılayan MHP eski Antalya milletvekili Nesrin Ünal, çok iyi tanıdığı ülkücülerin kararını şöyle izah ediyor:
- “Bu milletin değerlerini temsil eden tek hareket bu hareket. Ama kendisini millete bir türlü anlatamayan da yine bu hareket. 4 Kasım bir kader kongresidir. MHP’nin Türk milleti ile koparılan gönül bağlarının yeniden onarılması için değişim hareketinin sonuna kadar arkasındayız.”

***

Koray Aydın’ın konuşmasının ardından MHP Kumlu eski ilçe başkanı, şu anda il disiplin kurulu üyesi ve aynı zamanda ’üst kurul delegesi’olan Avukat Cengiz Murat Akbulut yanımıza geliyor:
- “Geçen gün camiden çıkarken 78 yaşındaki bir amca yanıma yaklaşarak, ’Daha önce size oy veriyordum. Hata etmişim, artık bir daha vermem’dedi. ’Neden’diye sorduğumda, ’Başınızdakilerin alnı secdeye değmiyor.’dedi. Doğrusu, söyleyecek herhangi bir söz bulamadım.”
Bu sözleri can kulağı ile dinleyen yan masadaki orta yaşlı bir ülkücü, şöyle kükrüyor:
- “Bizim milletin mensupları, kendileri ihmalkar davransa bile, samimi bir şekilde dini görevlerini yerine getirenleri sever. Türk-İslam ülküsünü rehber edinmiş bir parti olan MHP’nin başında bulunanların artık bu gerçeği dikkate alması lazım.”

***


Masaların arasında dolaşırken samimiyeti yüzünden okunan bir ülkücü, mahcup bir şekilde yanıma sokuluyor:
- “Ben önceki kongre dönemlerinde size çok kızıyordum. Genel başkanımıza oldukça güveniyor, ‘Mutlaka bir bildiği vardır’ diyordum. Ama aradan 10 yıl geçti ve gördüm ki hiçbir bildiği yokmuş.”
Bir ülkücü oturduğu masadan fırlıyor:
- “İsrafil Bey, İsrafil Bey, partimize oy vermek için artık kendi eşimizi ikna edemiyoruz. Önümüzde mahalli seçimler var. Peki, bu genel başkan ile seçime gittiğimizde halktan nasıl oy isteyeceğiz?”
Bir ülkücü şu gerçeğe dikkat çekiyor:
- “Bugüne kadar Antalya’da çok sayıda belediye kazandık. Artık yeni bir belediye kazanmamız mümkün olmadığı gibi, çok başarılı olan elimizdeki belediyeleri de kaybetme riskimiz var.”

***

Bir ara, geçen seçimlerde MHP’yi ikinci parti yapan MHP Gündoğmuş ilçe başkanı Ahmet Demirel ile sohbet ederken ilginç bir gerçeği öğreniyoruz.
Ahmet Demirel, genel seçimlerden önce kurulan ‘Ses Ver Türkiye’ konulu internet sitesine özetle şöyle yazıyor:
- “Sayın genel başkanımız. Peygamberimiz, bir hadis-i şerifinde ‘Arkadaşını söyle sana kim olduğunu söyleyeyim’ diye buyuruyor. 10 yol arkadaşınız kasetten gitti. Bu partinin başından gitmeniz için sizin de mi kasetinizin çıkması lazım.”
Hemen Ankara’dan telefon geliyor:
- “Neden böyle yapıyorsun, sonuçlarını hiç düşünmüyor musun?”
Verdiği cevap aynen şöyle:
- “Ben tabanın sesini yansıtıyorum.”
Ahmet Demirel, bütün baskılara rağmen, arkasındaki ‘taban desteği’ sayesinde ‘tek aday’ olarak yeniden seçime giriyor ve kazanıyor.

***


Antalyalı ülkücüler, Koray Aydın’a başlattığı ‘iktidar yürüyüşü’ için tam destek verirken, kendilerini bir türlü tanımamakta ve anlamamakta ısrar edenlere de iftar alanına asılan tek pankart ile mesaj veriyorlardı:
“Ülkümüz göklerde yükselen sancak
Allah’ın önünde eğiliriz biz ancak.”

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş