'Allah'ın unuttuğu adadaki' yalaka (!)

İsrafil K.KUMBASAR

Hâşâ, Allah’a (c.c) unutkanlık izafe etme densizliği kesinlikle bize ait değil.
Kaleminden kan damlayan (!) yandaş ve yanaşma medya erbabı, seçime günler kala çam devirmeyi sürdürüyor.
Devrilen çamları doğrultma adına çabaladıkça da başka türlü batıyor.
Bunlardan biri geçen gün MHP’yi hedef alan iğrenç bir yazıya imza attı. Sonra oturdu ‘meramını anlatamadığını’, bir başka ifadeyle de ‘yanlış anlaşıldığını’ döktürdü.
Etrafında bulunan dostlarının “Aman dikkat et” diye uyarılarda bulunduğunu naklettikten sonra şu vecizeyi yumurtladı:
- “...Allah’ın unuttuğu bir adada yapılmış kulübe irisi bir evde avuç dolusu para harcayıp kalabilirim.”
Daha dün bir parti genel başkanının yakışık almayan “Statükonun Allah’ı” ifadesi için ağzına geleni söyleyen Tayyip Erdoğan ve avenesinden tık yok.
Özrü kabahatinden büyük o yazıda bile adamcağız ‘şaşkınlığını’ mı, yoksa ‘sirkatini’ mi söylemeye devam ediyor
desek bilemiyoruz.
Ülkücü camia için bulduğu tanım
aynen şu:
- “PKK’nın batıdaki karşıtı örgüt.”

***

Behey unutulmuş adanın şaşkını!..
Pazar günkü köşenin altında yer alan ‘Medya Etik Konseyi’nin açıklamasına bir göz atsaydın, oradaki bir cümlenin durumu açıkça ortaya koyduğunu
görecektin.
Ne diyor o açıklamadaki ifadede?
- “...Uygun olmayan bir cümle.”
Demek ki anlayışsızlıkla suçladığın camia, iddia ettiğin gibi ‘lâfın nereye gittiğini’ bilmeyen kuru bir kalabalık değil.
AKP’nin değirmenine su taşıman, ipe sapa gelmez görüşleri bir ‘demokrasi havarisi’ suretinde halka empoze etmen bir açıdan kabul edilebilir.
Ama o elindeki kalemi geçmişi senin yaşından daha eski bir harekete pislik atmak için kullanman gazetecilik bir yana, insani erdemler açısından da ayıptır.
Hiçbir şey bilmiyorsan, hazretin uçağındayken biraz ‘ilim’, ‘irfan’, ‘edep’öğren.
Hükümetin başı, baş başa görüşmelerinizde size hiç vaz-u nasihatte bulunmuyor mu? “Allah unutmaktan münezzehtir” demiyor mu?
Yoksa bunu size hatırlatmanın ‘bir getirisi olmadığını’ bildiği için mi
susuyor?
Eğer bir getirisi olsaydı, mutlaka telefonu kaldırıp patronuna talimatı verirdi:
- “Bunun maaşını sen ödemiyor musun? Nasıl lâflar ediyor bu?”

***

Aslında senin bu ‘anlayamadılar’ serzenişin ve “PKK’nın batıdaki karşıtı örgüt” ifaden, ‘yeni bir sürecin’ de işareti olarak karşımıza çıkıyor.
Okyanus ötesinden idare edilen bir başka yandaş gazeteden öğreniyoruz ki, hükümet “Kürt sorunu” konusunda ülkenin batısındaki ‘yanlış algıyı’ düzeltmek için harekete geçiyormuş.
Seçim sonrası başlatılacak olan çalışmanın oturtulacağı temel unsurlardan biri şöyle olacakmış:
Çatışmalar genelde Doğu ve
Güneydoğu’da yaşanıyor, Batı’dakiler bu istikrarsız ortamı tam olarak hissedemiyormuş.
Dünyadaki durum ise şu şekildeymiş:
- “Batılı kaynaklar, İRA şiddetinin İrlanda’nın her yerinde hissedildiği ve travmanın ülkenin bütününde yaşandığı için bu sorunun çözümü için halkın ikna edilmesinin daha kolay olduğunu anımsatıyor.”
Meselâ şimdi yandaş yazarların -eğer bu oyunun içinde değillerse- şu durumu bir ‘bizim de anlayabileceğimiz’ bir açıklıkla izah etmeleri gerekiyor.
Bu ifadeler bir ‘Silivri’ sakininin ağzından çıkmış olsaydı eğer, adını ne olarak koyacaklardı?

***

‘İstikrarsızlık’ ortamı ülkenin batısında yeterince hissedilmediği için ‘çözüm’de kolay bulunamıyormuş.
Bakalım, bu istikrarsızlığı seçimden sonra ülkenin batısına ‘nasıl’ hissettirecekler?
Daha da önemlisi ‘her şeyi’ anlayanlar, bunu bize nasıl yansıtacaklar?

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş