Alo öğretmenleri taciz edelim hattı

İsrafil K.KUMBASAR

- “Allooo.”
- “Buyurun.”
- “Ben falan yerden arıyorum. Falan okulda görev yapan filan isimli öğretmen hakkında çok önemli bir ihbarda bulunmak istiyorum.”
- “Hangi konuda?”
- “Malum öğretmen, öğretmenlik mesleğine yakışmayan her türlü ahlaksız, münasebetsiz, rezil şeyleri yapıyor.”
- “Ne tür şeyler?”
- “Öğrencilere sürekli dayak atıyor, ayrıca sarkıntılıkta da bulunuyor.”
- “İsminiz?”
- “Gizli.”
Tabii ki bu hayali bir telefon konuşması.
Ama eğitim camiası, önümüzdeki günlerde bu tür telefon konuşmaları ile oldukça sık bir şekilde karşı karşıya kalacak..
Zira, ‘ispiyoncu’, ‘gammazcı’, ‘şantajcı’ bir kişilik yapısına sahip olan velilere ve öğrencilere artık gün doğdu.
‘Kızdığınız’, ‘gıcık kaptığınız’, ‘tipini beğenmediğiniz’ öğretmenlere hadlerini bildirmek artık sizin ellerinizde.
Yapmanız gereken şey, sadece telefonu kaldırmak ve ilgili çağrı merkezinin numarasını çevirmek. Gerisini, size ‘daha iyi bir gelecek’ sunmaktan başka bir gayeleri olmayan (!) çok muhterem ilgililere bırakın.

***


Eğitim alanındaki bütün sorunları halleden Milli Eğitim Bakanlığı, yapacak başka bir iş kalmayınca ‘birbirinden ilginç’ projelere imza atmaya başladı.
Daha önce “çocukların üşümemesi”  için 19 Mayıs Bayramları’nın stadyumlarda kutlanmasına yasak getiren Bakanlık, şimdi de ‘öğretmenler ile öğrencileri kaynaştırmak’ ve ‘eğitimde kaliteyi artırmak’ (!) amacıyla bir telefon hattı kuruyor.
Ömer Dinçer imzasıyla okullara gönderilen genelgede, İletişim Merkezi bünyesinde kurulacak olan “Alo 147” isimli hattın, 1 Mart tarihinde faaliyete geçeceği belirtiliyor.
Genelgedeki bir cümle aynen şu şekilde:
 - “İletişim Merkezi’ne ihbar ve şikâyette bulunanların isimlerinin gizli kalmasını istemeleri halinde, ihbar ve şikâyetlerin soyut ve genel nitelikte olmaması, kişi ve/veya olay belirtilmesinin zorunlu olması gerekmektedir.”
Projeyi büyük bir ilgiyle karşılayan (!) öğretmenler, yakalarına “Hatalıysam, Alo 147’yi ara” şeklinde bir de kokardın takılmasını istiyor.
Ama, projeyi ‘öğretmeni şikâyet hattı’ gibi algılayıp karşı çıkanlar da var.

***


Başlarına gelecekler için illa da kâhin olmaya gerek olmadığının farkına varan bir öğretmen bakın nasıl isyan ediyor:
- “Öğretmen, zaten okul idaresinin, velinin, okul aile birliğinin, müdürün, müfettişin, kaymakamın, valinin, müsteşarın, bakanın, başbakanın,  kim bilir başka kimlerin baskısı altında. Şimdi de bu çıktı. Hani öğretmenlik kutsaldı. Bu kadar insanın dokunduğu bir kutsallık nasıl bir şeydir?”
Her türlü suistimale açık olan genelgenin iptali için girişimde bulunduklarını belirten Türk Eğitim Sen İstanbul İl Başkanı M. Hanefi Bostan ise şöyle diyor:
- “Yapılan şikâyetlerin somut olgulara dayanıp dayanmadığının telefon üzerinden kontrol ve denetiminin yapılabilmesi mümkün değildir. Öğretmenlere herhangi bir sebepten dolayı husumet besleyen, rahatsızlık vermek isteyen kişiler, isimlerini gizli tutarak, asılsız ihbar ve şikâyetlerde bulunabileceklerdir. Bu arada ihbar ve şikâyetlerin, öğretmenlerin performans değerlendirmesinde esas alınacağı yönünde duyumlar alıyoruz. Soyut ve asılsız şikâyetler sebebiyle birçok öğretmenlerimiz mağduriyet ile karşı karşıya kalacaktır.”

***


‘Orijinal’ mi, yoksa ‘intihal’ mi bilemiyoruz.
Ama bu ‘çılgın’projenin, öğretmenlik mesleğini ‘daha da itibarsızlaştırmanın’ yanı sıra, bir nevi ‘gizli tanıklar’ vasıtası ile suçsuz, günahsız birçok öğretmenin ‘başını yakacağı’ aşikâr.
Sırada neler var, bekleyip göreceğiz.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş