Aloov 'PKK üniversitelerde' dedik!!

A+A-
Behiç KILIÇ
Eşkıya üniversitelere postu sermiş, bu durumu yazdık..
Duyması gerekenlerde tıss yok!..
Olmaz çünkü bu manzara eserleridir!..
AB uyumu gereği kafalarını kuma gömmeleri şart!!
İktidar, aşçıdan, marangozdan darbeci çıkarma peşinde meşguldür dee, Deniz Baykal ile, Bahçeli’nin üniversitelere şöyle bir bakmalarını engelleyen nedir?! Onların sessiz kalmaya hakları yok...
“PKK üniversitede” yazıma çeşitli fakültelerin öğrencileri mektup yağdırıyorlar.. Dediğim gibi iktidardan vaz geçtik, Baykal ve Bahçeli’nin ilgisini çekmesi dileği ile “yazılanlardan” örnekleri aktaracağım..
Çukurova Üniversitesi öğrencisi A.G.’nin mektubu..
“Sevgili hocam, öncelikle bu konuyu tekrar gündeme getirip sorumluların(!) dikkatini bu noktaya çektiğiniz için çok teşekkürler. Bu konuda mağdur konumunda olan biz üniversite öğrencilerinin sesi olmanız büyük bir lütuf oldu bizler için. Üniversitelerde örgüt yandaşlarının etkinlikleri tüm hızıyla devam ederken, bu konuya sessiz kalanlar, gerçekten en ufak bir vicdani rahatsızlık bile yaşamıyorlar. 5 yıldır Çukurova Üniversitesi’nde okumaktayım. Bir süre önce okulumuzdan bir arkadaşımızın mektubunu yayınlamıştınız. O mektup yayınlandıktan bir süre sonra ve R1-R2 derslikleri arasında asılan Apo posterlerinin basına yansımasından sonra okuldaki örgüt faaliyetleri bir miktar da olsa azalmıştı. Ama bu çok da uzun sürmedi, üniversitede okuyan örgüt yandaşları varlıklarını her koşulda hissetirmeye devam ediyorlar. Geçen yıl nevruz kutlamalarında çıkan olaylarda R1-R2 derslikleri amfi kantini neredeyse yakılıyordu. Çok yakın bir zamanda ise Fevzi Çakmak Öğrenci Yurdunda örgüt elemanları oradaki öğrenci arkadaşlarımızı provoke ederek yurtta olayların çıkmasına sebebiyet vermiş, yurt yaşamında büyük bir gerginliğe neden olmuşlardır. Olayın ardından polisin yurtta bulunması bizlere güven verirken, polisin yurttan ayrılmasından sonraki süreçte büyük bir devlet yurdu olan Fevzi Çakmak’ta öğrenciler ortalık durulana kadar başka yerlerde kalmayı tercih etmişler, bunu takip eden süreçte ise örgüt yandaşları yurttaki olayları protesto etmişler, ortalık yerde bunu faşist bir saldırı olarak nitelendirip, öldürülen örgüt militanlarını şehit(!) sıfatıyla anıp, bunun çığırtkanlığını yapmışlardır. Okulumuz güvenlik kuvvetleri ise bunu öylece izlemişlerdir. Kendilerine gidip niye buna izin verdiklerini sorduğumuzda ise sakin olamamızı, gerekeni yapacaklarını bildirmişlerdir. Her defasında birilerinin içeriye alındığında ve alınacağından bahsettiler ama 5 yıllık üniversite yaşamım boyunca örgütle ilişkisi olduğunu bildiğim kişiler istisnasız okuldalardı. Velhasıl kelam okulda değişen bir şey yok hocam. Kendi ülkemizde, kendi üniversitelerimizde huzursuzuz... Pek umut yok gibi ama dilerim bu açılım, saçılım dertlerine düşenler, fil dişi kulelerde öğrenci sorunlarından uzak yaşayan yazar ve hocalar bu konulara çözüm getirmek için çaba harcarlar... Artık kendi ülkemizde, kendi üniversitemizde polisin koruması olmadan yaşayabilmeyi ve okuyabilmeyi istiyoruz. Polis elbette baş tacı ama böyle sorunlar ve gerginlikler ne yaşansın ne de biz onlara ihtiyaç duyalım... Allah yar ve yardımcınız olsun...”
Yazarın Diğer Yazıları