Alperenlerin demokratik tepkisi ve 'liboş' faşistler

İsrafil K.KUMBASAR

Ülkedeki bütün ‘direnç’ mekanizmalarının çöktüğünü zanneden küstah bir organizatör, yüzyıllar boyunca Osmanlı payitahtına evsahipliği yapan Topkapı Sarayı’nın avlusunda bir konser düzenliyor.
The Whitehall Orchestra eşliğinde ünlü piyanist İdil Biret tarafından verilen konser için hazırlanan afişlerde kullanılan bir ifade, tam da provokasyona davetiye çıkaracak nitelikte:
- “Şarabını al, Topkapı’ya konsere gel.”
Davetiyelerden birini ele geçiren Vakit gazetesi, şu manşeti atıyor:
- “Kutsal mekanda içki küstahlığı.”
Haberi okuyan Alperen Ocakları’na bağlı bir grup genç, soluğu sarayın kapısında alarak, protesto gösterisi yapıyorlar.
Namaz kılıp, Çin’in Doğu Türkistan’da gerçekleştirdiği insanlık dışı katliamda hayatını kaybedenler için dua eden gençler, daha sonra olay yerinden ayrılıyorlar.
Hepsi bu.

* * *

Ertesi günü mütareke matbuatını okuyanlar, sanki Çin katliamı Doğu Türkistan’da değil de Topkapı Sarayı’nda gerçekleştirmiş gibi büyük bir ‘ikiyüzlülük’ ile karşı karşıya kaldılar.
Avrupa Birliği’nin paralı askerliğini yapan ‘Primat’ namı ile meşhur liboş faşistin başında bulunduğu Radikal gazetesi, manşetine aynen şu başlığı atıyordu:
- “Barbarlar Topkapı’daydı.”
İktidarın sözcülüğünü yapan gazeteden bir liboş faşist, şu soru ile ‘eşşeğin aklına’ karpuz kapuğu düşürmeye çalışıyordu:
- “Ülkücü kesim gençleri niye hâlâ ocaklarda örgütlenir anlamak zor.”
İktidarın kültür bakanı olacak şahıs ise aynen şu ifadeyi kullanıyordu:
- “Zavallı yaratıklar.”
‘Bilinçaltına’ yerleşmiş olan derin bir kini açığa vuran bu ifade, kesinlikle bir suçtur.
Alperenler, elbette ki gereğini yapacaklardır.

* * *


Peki ne yaptılar Alperenler?
Ne yaptılar da ‘dinsizlere’, ‘imansızlara’, ‘ateistlere’ kırmızı karanfil dağıtıp, “Gelin canlar bir olalım” diye çağrı yapanlar bile bir anda akbabalar gibi üzerlerine çullanmaya kalkıştılar.
Topkapı Sarayı’nı basıp, ‘tabuları yıkma’ adına insanların tarihlerine saygısını yoketmeyi amaçlayan provokasyona imza atan organizatörü kurşuna mı dizdiler?
Konser izleme bahanesiyle, buldukları ilk fırsatta tarihi bir mekanı ‘meyhaneye’ çevirmeye kalkışan ‘çağdaş’ alkoliklerin kafasında şarap şişelerini mi kırdılar?
Hayır?
‘Ecdatlarından’ yadigar kalan tarihi bir mekanın önünde ‘tekbir’ getirip, namaz kıldılar.
Topkapı Sarayı’nın önünde ‘namaz kıldın mı’ kesinlikle suçlusun.
Ama ‘şarabı’ çektin mi en muteber insansın.
Öyle mi?

* * *


‘Küresel’ efendilerinin gösterdiği her kucağa oturmayı vazife bilen liboş faşistlerin ‘bir bardak suda’ kopardıkları fırtına, aslında Alperenlere değil, ‘milli’ ve ‘manevi’ duyarlılık ile hareket etmeye çalışan herkesedir.
Dikkat edin, ‘bir kadın memesine’ vatanı, ‘bir şarap şişesine’ kendilerini satan liboş yaratıklar, aynı merkezden işaret almış gibi, ‘toplum değerleriyle’ bütünleşip, ‘milli’ ve ‘manevi’ meseleler karşısında tavır ortaya koyanların üzerine, aynı anda, hep birlikte hücuma geçiyorlar.
Onları kamuoyunun önünde mahkum edip, ‘toplumun dışına’ itmeye çalışıyorlar.
‘Ülkesine ihanet eden’, ‘milletinin değerlerine saldıran’ ne kadar it kopuk varsa, ‘çağdaş değerlerin’ öncüsü olarak pompalıyorlar.
Yarın “Heybeliada Ruhban Okulu açılmasın”, “Ermeni soykırımı tanınmasın” diye ortaya çıkacak olanlar, ‘aynı güruhun’ taarruzlarına karşı şimdiden hazırlıklı olmalıdırlar.

* * *


Hedeflerinde dün ‘Ülkücüler’ vardı, bugün ise aynı çizgide hareket eden ‘Alperenler’.
‘Garp cephesinde’ değişen bir şey yok.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş