Amerika Birleşik Türkiye Devleti mi olduk?!

A+A-
Behiç KILIÇ

Öyle gelişmeler yazılıp sunuluyor ki bizim gibi çağ dışı (!) kafaların anlayabileceğini zannetmiyorum..
Mesela Obama ziyareti??!
Amerikalı daha teri soğumadan, neden koştura koştura Türkiye’ye geliyor!!? Getirdiği  “pakete” neden bizdeki bir takım su başlarındakiler çok çok çok seviniyor!!?
 “Çok güzel olacak” denilen  “Kürt paketi” ne?..
Artık bu nasıl bir devlet anlayışıdır ki; “Türkiye’nin meselesi” diye ahaliye uzun zamandan beri yansıtılan, “vardır” diye adeta   “yaratılan Kürt meselesi!” denilen işin Amerika Birleşik Devletleri’ne ihale edildiği!.. “Obama gelecek, bu işi çözecek, her şey pek güzel olacak!” denilebiliyor!!! Evet, bu nasıl bir iştir!.. Bir devlet, kendi meselesini başka bir devlete  “Ben beceremedim sen gel de çözüver!” nasıl der!!? Derse, “çözene çözmeye karşılık nasıl bir fatura çıkarır?!!” Faturanın ağırlığı belli iken, bu faturayı ödettireceğin ahaline sen tepede oturan olarak nasıl olur da “Her şey çok güzel olacak!!” diyebilirsin!!?
Olan budur..!
Obama’yı bekliyoruz, “PKK paketi” ile gelecek ve bizi bu beladan kurtaracak!.. Sanki Türkiye Cumhuriyeti Devleti, bu malum teranecilerin dayattıkları gibi buhar oldu gitti!.. Ay yıldızın ayını bıraktık, yıldızı alıp ABD-AB kapısına düştük, buna bir yer bulun diye yalvarır haldeyiz..
Amerika Birleşik Türkiye Devletleri olalım diye!..

 

Kürt sorununu çözecekler!..
ABD Başkanı’nın Nisan başında, beraberinde bir “PKK paketi” ile geleceği haberi gündeme oturtuldu. Obama’nın gelişi ile yaratılacak bir olumlu rüzgarla, Pentagon’un yirmi yıllık “Barzani eksenli çözüm” planı aktif hale getirilmek isteniyor... (Üstelik yeni bir plan gibi sunularak.) Abdullah Gül’ün uçak konuşmalarından, yandaş kalem erbabının zemin hazırlığı yazılarına kadar, ahalinin “kabulü” de zemine oturtuluyor. Yol haritası da belli, biz de bu köşede yazdık...
Ve anlaşılıyor ki; ABD Büyükelçiliği memurları da harıl harıl çalışıyorlar... Obama’ya sunulan planı yazan Henri J.Barkey  “Masa başında değil, dolaşa dolaşa” yazdığını anlatıyor söz konusu planı... ABD Büyükelçilik mensuplarının yıllardan beri Doğu ve Güneydoğu’da postu sermiş vaziyette oldukları malum... Kürtçeyi mükemmel konuşan ABD’lilerin varlığı da malum...
Ortalıkta olmayan da belli!!
En son yazılan haber şu;
 “ABD, PKK’nın silahsızlandırılması ve Kürt sorununda yeni bir plan geliştiriyor. Obama’nın ziyareti öncesi, dört yetkili Ankara’ya gelerek ‘açılım’a yönelik görüşmelerde bulundu.
ABD’li yetkililer, görüşmelerde PKK militanlarının dağdan indirilmesinden, genel affa, TRT Şeş’ten, Iraklı Kürt liderlerle Türk devletinin barıştırılmasına kadar pek çok konu ele alındı. Görüşmeler, 4-5 Mart 2009’da gerçekleştirildi. ABD’li yetkililer, Ankara’da eski CHP Hakkâri milletvekili Esat Canan, Katılımcı Demokrasi Partisi (KADEP) Genel Başkanı Şerafettin Elçi ve yazar Orhan Miroğlu ile ayrı ayrı görüşerek Kürt sorununu masaya yatırdılar...”
Bu “temasların” tespit edilenidir herhalde. Kimbilir daha kimlerle temas edildi. Görüşmelerin yapıldığı söylenilen kişiler, bölgenin Barzani’ye yakın kimlikleri. Devleti yönetenlerle görüşülmedi mi dersiniz?!.


Kim bunlar?..
Esat Canan, Şerafettin Elçi, Orhan Miroğlu adlı kişilerle ABD’liler ne görüşmüş?..
“Genel affın PKK’nın silah
bırakmasına nasıl katkı sağlayacağı?.. Alt yapı çalışması... Talabani ve Barzani’nin katkı vermesinin yararlı olup olmadığı!..”  görüşülmüş...
ABD’lilerin resmen temas edip görüş aldıkları kimlikler Barzani ve Talabani ile temas halindeler. Şerafettin Elçi sık sık PKK aleyhine demeçler veriyor ve Türkiye’de federatif sistemden bahsediyor.
Obama’ya verilen “rapor” adı konmamış bir federal sistemi çağrıştırıyor çözüm olarak!.. Bu raporda “Kürtlerle Beyaz Saray’ın doğrudan teması” üzerine telkinler de var... Elçiliğin kurduğu ilişkilerin de bu doğrultuda olduğu görülüyor.
İşin ilginç tarafı şu...
Bu temasların devleti yöneten birimlerce olumsuz yorumlanan bir yansıması yok. Dahası Abdullah Gül’den “Güzel olacak” mesajları geliyor...
Olumsuz tepki DTP’lilerden...
 “Türkiye’nin meselesine ABD ne karışıyor?!” diye çok haklı ve milliyetçi(!) bir karşı çıkış var..
Bu da neden?.. Apo ve kendilerinin son kullanma tarihi
korkusundan!

Yazarın Diğer Yazıları