Amerikan kovboyları aslan Cinotri

Savaş SÜZAL

Adam sahneye bir çıktı, pir çıktı, ben ise düşüyordum gülmekten. Türkçe sol kokan, solcu şarkıcı temposunda, fakat altında, çocukluğumdaki filmlerde duyduğum tür bir müzik. “Amerikan kovboyları aslan Cinotri, çıplak ata binerler, eşek güderler”. Hanım, benim sesli sesli gülüşümü merak edip, içerilerden geldi ve suratında bir hayret ifadesi. 
Nasıl anlatayım, nasıl açıklayayım. Ardından, sahnede Obama’nın seçim logosuna benzer logoyu da görünce, artık benimkinin bir tahmin olmadığı, kastın ne olduğunu sanırım anlayabildim. Adam, Amerikan başkanlarına özeniyor ve başkanvari bir kampanyanın tezgahında. Ama bu tezgahta tek şarklılık, gözlerdeki yaşlar. Üzüntüden olmalı herhalde, bizimkiler sevinince ağlamaz da
Sözünü ettiğim Başkanlık ilan töreni. Erdoğan, bir planını daha böylece devreye soktu. Ama ben, bugün bile bu girişim ile şaşanın, onun Cumhurbaşkanlığı makamına çıkmasına hizmet ettiğine, inanmıyorum veya belki de inanmak istemiyorum. Çünkü, bu yolda o kadar çok engel var ki, oy ve seçmen tavlama dışında. İsterseniz sıralayalım;
* Bir kere, hâlâ netleşmemiş, üzerinde çok soru işaretleri bulunan, Erdoğan’ın tahsil konusu var. Bugüne kadar, kimse, Erdoğan’ın İmam Hatip (ki ancak lise sayılır) dışında, bir üniversite hayatı ve anılarını duymadı. (Her ne kadar kendisi, dört yıllık bir yüksek okulu bitirdiğini ileri sürüyorsa da, çok sayıda delil, aksini gösteriyor). Bu durum, Anayasa Mahkemesi’ne yapılacak bir itirazla sonuçlanır ve seçime giren ikinci aday, otomatikman Cumhurbaşkanı olabilir. Bu projede ise kendisi mahkemeler ile halkın iradesine karşı gelindiğini söyleyerek 2015 genel seçimlerine girebilir. (Gene mazlumu oynayarak.)
* Kendisi başında olmadan, partisinin seçime girmesi halinde, aynı Cumhurbaşkanlığına çıkan Özal’ın ANAP’ı misali, dağılma tehlikesi var. (Bu durumda, tapeler ve her türlü soruşturma dosyaları ve Yüce Divan tehlikesi yeni Berlusconi veya Sarkozy olayı yaratabilir). Bu riski göze alır mı, bence hayır. İşte bu yüzden parti Genel Başkanlığından ayrılmayacak. 
* Erdoğan, en yakın çalışma arkadaşlarına bile güvenmediğini, çeşitli defalar gösterdi. Bu nedenle, geçici de olsa, Başbakanlığa getireceği kişinin, kendisini dinlememe olasılığı olduğunu biliyor. İktidarı sırasında, demir yumrukla yönettiği parti içinde, yarattığı gizli düşmanlıklar, bu durumda gün yüzüne çıkabilir. Dolayısıyla buraya atanacak kişinin tamamen silik ve biat etmiş bir kişi olmasında yarar var. Şu ana kadar ikisini atamış veya harcamış oldu. İyi de elinde hâlâ bu tür bir adamı ne yazık ki yok.
* Kürtlere verilebilecek, her türlü tavizi vermiş olmasına karşılık, (federasyon, Kuzey Irak’ta bağımsız Kürdistan’a destek, katil Apo’nun salıverilmesi ve PKK ile dövüşen tüm kahramanları hapsetme gibi) Kürtlerin, son anda bir şantaj yaparak, onu Cumhurbaşkanlığı yarışında, yaya bırakabileceğini de biliyor. Kürtlerin şantajını da, ancak seçim için karşılama düşüncesi hakim. 
* Her ne kadar, Ankara’da, Washington ve Obama yönetiminin kendilerini desteklediği tezi işleniyorsa da, bunun doğru olmadığını biliyorlar. Tüm Batı başkentlerinde, tarafsız bir Cumhurbaşkanı adaylığı anons edilirken bile muhalif basını içeri almayan AKP’nin, ne kadar anti demokratik olduğu, artık saklanamaz biçimde olduğu biliniyor. Dolayısıyla, Batı’dan beklenen bir destek yok. Ama gene de, başta da altını çizdiğim gibi, müzik ve logoyla birlikte, yabancı patronlara çiçek atılmış bulunuyor. 
Evet sevgili okurum, tüm bu gerekçelerle, Erdoğan’ın adaylığının, başka bir senaryo olduğuna inanıyorum. İnşallah yanılmam. Yalnız bu arada beni rahatsız eden başka bir şey var. Özellikle muhalif çizgide yer alan, ancak bu kavgada değişik bir yol izleyen basın ve siyasi kuruluşlar. Örneğin, son seçimlerde, yüzde bir ile 2 arasında oy alabilmiş grupların, ortaya konan muhalif adaylara saldırısı. 
Ben çıkarılan kişi ve fikirlerin mükemmel olduğuna inanmıyorum. Ben Atatürkçüyüm. Ama elinizdeki mal buysa, içine ne katarsanız katın yapacağınız hamur bu. Onun için birbirimize değil karşı tarafa saldıralım. Bizim tepişmemiz onların işine yarıyor. 

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş