'Amiral Gemisi'nin kaptanını, 'ucu açık' seyahate uğurlarken

İsrafil K.KUMBASAR

Media Tower’da bir şeyler oluyor.
‘Amiral Gemisi’nin kaptanı, aniden ’bahar’ sendromuna yakalandı.
Belki, ’içindeki hayvan’ yeniden depreşti.
Belki, ’partnerinin çetiştirdiği’ obezlerinde tırnak yaraları oluştu.
Belki, ’yüz yıllık’ mahzenlerden itina ile seçtiği yıllanmış ’beyaz köpüklü’ şaraplar, artık ’zakkum’ tadı vermeye başladı.
Belki, ’boğaz sırtlarında’ şerefine kurulan şatafatlı sofralarda püfür püfür deniz kokan ’şişman istakozlar’ midesine oturmaya başladı.
Belki, ’göç etmeyi’ alışkanlık haline getiren atalarından kendisine miras kalan ’aryalardan’ derlediği albüm, yüreğindeki acıları dindirmeye yetmedi.
Belki, ’dümensuyuna’ giren yolcuların gazını almak için çaldığı ’savaş tamtamları’ bir işe yaramadı.
Belki, çocukluk günlerinden kalma ’fortçuluk’ hikâyelerine kimse artık pek itibar etmedi.
Belki, ’son kullanma’ tarihinin yaklaştığını anladı.
Ama bilinen bir gerçek var ki, limanda bulduğu ilk sandala atlayıp ’yeni ufuklara’ doğru yelken açtı.
‘Bütün keyiflerini’ kendisine dar eden ’her şeyi’, ’herkesi’, kendi haline bırakıp, ’kafesinden’ salıverilen bir ’ürkek güvercin’ şaşkınlığı içerisinde ’ucu açık’ bir yolculuğa çıktı..
Memleketi ’gerçek sahiplerine’ bıraktı.
Aldı başını gitti.

***

Yoksa, “Gemiyi en son kaptanı terkeder” diyen atalarımız yanlış mı söylemişler?
Baksanıza, kaptan, ’kendisinden çok şey bekleyen’ armatörleri, ’her emrini yerine getiren’ tayfaları, ’narkoz tedavisi ile uyuttuğu’ yolcuları, bir anda kendi kaderlerine terk etti.
Peki, gemiyi ’kim’ idare edecek?
’Dümende’ kim olacak?
Yoksa, ’çok derin’ kulislerden, ’fısıltı’ gazetelerinin ’sığ’ sayfalarına yansıyanlar doğru mu?
Kaptan ’korkuluk’ misali mi orada duruyor?
Gemi, aslında ’otomatik pilota’ mı bağlı?
Armatörü avuç içine alan liman sahipleri, artık gemiyi ’uzaktan kumanda’ ile mi yönlendirilecek?
Yoksa, yoksa, yoksa?
’İşbilirliği’, ’kılıç kuşanırlılığı’ ile ün yapan çok muhterem kaptan, ’armatörden’ bizim bilmediğimiz yeni bir ’sefer görev emri’ mi aldı?
’Vergi kıskacındaki’ armatörü kurtarmak için, ’Rodos-Frankfurt’ hattında, ’kapalı kapılar’ arkasında yeni ’iş takipleri’ mi yapacak?
Yoksa, ’gerçekten’ sepetlendi mi?
Her şey olabilir.
Ama merak ettiğimiz bir gerçek var:
Kaptan, bir gün içinde yaşadığı ’fanustan’ kurtulup, ’gerçek dünya’ ile temas kurabilecek mi?

***

Kaptan, ’seyir defterini’ kaleme alırken kendi ’uzmanlık alanları’ ile, ’ülke gerçeklerini’ birbirine karıştıran çok ender şahsiyetlerden birisiydi.
Her ne zaman, ’açlık’ üzerine kurgu yapsa, mutlaka kafasına diktiği 5 milyar liralık ’Petrus şarabının’ adından, midesine indirdiği ’şişman istakozların’ tadından bahsederdi.
Her ne zaman ’ahlak’ ile ilgili bir hadiseyi gündeme getirse, mutlaka ’lise yıllarında’ otobüslerde yaptığı ’fortçuluğu’ ballandıra ballandıra anlatırdı.
Her ne zaman ’şişmanlık’ meselesini ele alsa, mutlaka partnerinin ’belindeki yağları’ çekiştirmesi yüzünden nasıl ’obeze’ yakalandığını hatırlatırdı.
Her ne zaman ’kişilik’ üzerine döktürse, mutlaka ’içindeki hayvanın’ depreşmesinden dem vururdu.
Bazen ’bir şeyi’ anlatırken, çaktırmadan ’bir başka şeyin’ reklamını yapardı.
Mesela, ’müzik’ ile ilgili bir yazı yazmaya kalkıştığında, ’damadının’ genel müdürlüğünü yaptığı şirketin çıkardığı ’yeni albümleri’ peş peşe sıralardı.
Bazen ’birini’ övüyor gibi görünürken, ’bir başkasını’ yermenin mutluluğu yaşardı.
Mesela, bir partinin yöneticilerinin ’ne kadar uzlaşmacı’ olduklarını  anlatırken, o partiden ’kimliğine uygun’ icraat bekleyen seçmenlerine saldırırdı.
Bazen de ’atari’ başında oynadığı ’sanal’ oyunlar ile ’savaşı’ birbirine karıştırırdı.
Mesela, ’kan görse bayılacak’ kadar korkak olmasına rağmen, bulduğu ilk firsatta ’şövalye’ pozisyonuna geçip, “Haydi savaşa” diye nara patlatırdı.
Boş zamanlarını ’naylon fatura’ ayarlayarak, ya da ’iş takipçiliği’ yaparak değerlendirirdi.

***

’Yerinde gözü olanları’ bilmem, ama ’Kandil Dağı’ndaki gitar çalan çocuklar’ çoook üzülecekler, çok.
“Gitme, daha karpuz keseceğiz” diyeceğiz ama...
Sayende memlekette karpuz da bırakmadılar.
Gidişin, medyada ‘yeni bir başlangıç’ olsun.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş