Anadolu'yu gerçekten Türkleştiren üç hadise

İsrafil K.KUMBASAR

Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül, Brüksel’deki Türk Büyükelçiliği’nde düzenlenen 10 Kasım Atatürk’ü anma törenlerinde, bugüne kadar sürekli gözlerden kaçırılan çok önemli bir noktaya dikkat çekti.
Dedi ki:
- “Atatürk’ün millet yaratmak için attığı en önemli adımlardan birisi de Yunanistan ile yapılan nüfus mübadelesidir.
Eski dengelere bakıldığında, bu mübadelenin ne kadar önemli olduğu çok daha açık bir şekilde ortaya çıkacaktır.
Hatırlarsanız, Cumhuriyet öncesi Ankara Yahudi, Müslüman, Ermeni ve Rum olmak üzere dört mahalleden oluşuyordu.
Bugün Ege’de Rumlar, diğer yerlerde Ermeniler devam etseydi, Türkiye acaba aynı milli devlet olabilir miydi?”
Hedef tahtasına oturtulmaktan çekinen Gönül, daha sonra çarkederek, “Sözlerim yanlış anlaşıldı” demek zorunda kaldı.
Ancak, onun çarkı hakikati asla değiştirmez.

* * *

Türkler, gittikleri hiçbir yerde insanların ’diline’, ’dinine’, ‘geleneklerine’ asla müdehale etmedi.
Bu yüzdendir ki,1071 tarihinden çok daha önce Türklere kapısını açan Anadolu, yüzyıllarca Selçuklu, Beylikler ve Osmanlı idaresinde kalmasına rağmen bir türlü Türkleşemedi.
Anadolu’nun tamamen Türkleşmesinde üç önemli gelişme etkili oldu:
Birincisi, İttihat ve Terakki idaresi döneminde ayaklanan Ermenilerin alınan ‘tehcir’ kararı ile Anadolu’dan çıkarılması...
İkincisi, Atatürk’ün Yunanistan ile yaptığı ‘mübadele’ anlaşması ile Rumların anavatanlarına geri gönderilmesi...
Üçüncüsü, Adnan Menderes hükümeti döneminde İstanbul’da yaşanan ‘6-7 Eylül’ hadiseleridir.
Eğer bu üç olay cerayen etmemiş olsa idi, Türkiye bugün Doğu Anadolu ve Akdeniz bölgelerinde yüzbinlerce Ermeni, Ege ve Karadeniz’de de milyonlarca Rum nüfusu ile karşı karşıya kalacaktı.
İstanbul’daki nüfusun en az dörtte biri ‘gayrimüslim’ azınlıklardan oluşacaktı.
Bugün bir ‘Güneydoğu’ meselesi ile başedemeyen Türkiye, bir de ‘Doğu Anadolu’, ‘Akdeniz’, ‘Ege’ ve ‘Karadeniz’ meseleleri ile uğraşmak zorunda kalacaktı.
Bugün, üç-beş bin üyesi ile ‘ekümeniklik’ peşinde koşan Fener Rum Patrikhanesi’nin, milyonlarca taraftarı arkasına alması ile İstanbul’da neler yapabileceğini düşündünüz mü?

* * *

Şu sözler ise, bir zamanlar Tayyip Erdoğan’ın büyük tepkilere yol açan ‘alt kimlik-üst kimlik’ mealindeki konuşmalarına dayanak oluşturan raporları hazırlayan Prof. Dr. Baskın Oran’a ait.
Diyor ki:
 “Türkiye, milli devlet kuracağım diye ticaretle uğraşan Rumlar’ı ve Ermeniler’i Anadolu’dan göndererek ülkeyi fakirleştirdi.
Çoğunluğu gayrimüslimlerden oluşan girişimci orta sınıf, kökünden kazındı.
Gayrimüslim temizliği, Türkiye’deki sanayileşmeyi en az 50 yıl erteledi.
Ermeniler ve Rumlar kalsaydı, bugün dağ olan yerler o günkü gibi bağ olurdu.”
Bu sözleri, ne yazık ki son zamanlarda sık sık hatırı sayılır birçok AKP’linin ağzından da duymaya başladık.
Bu ağız asla ‘Türk’ ağzı olamaz.
Geveleyip te söyleyemedikleri aslında şudur:
- “Türkler, asla ticaretten, sanattan, kültürden, edebiyattan anlamıyor. Rumlara ve Ermenilere yeniden Anadolu’nun kapıları açalım.”

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş