Anayasa değişikliğinin ardında kim var?

A+A-
Afet ILGAZ

Adalet Bakanlığı 2008 yılı başında “Yargı Reformu” nun hazırlanması için  “BM Kalkınma Programı Türkiye Temsilciliği” ne başvuruyor. Bu kuruluşun başında Kanadalı yargı uzmanı Larry Taman var. Yirmi ay boyunca yürütülen çalışmalarda, başından sonuna kadar görev almış.
Taman, Türkiye’den önce Arnavutluk, Moğolistan, Bangladeş, Bosna Hersek, Afganistan gibi yaklaşık 40 ülkenin yargı reformunu hazırlayan uzman. 17 Nisan 2009 tarihinde Ankara’da düzenlenen “yargı reformu” seminerinde söyledikleri çok önemli: “Çok kısa süre sonra Türkiye Anayasasında çok ciddi değişiklikler olacak.”

Tam bağımlı HSYK

Daha önce Sırbistan’da yapılan, yargı reformunda nelerin yapıldığını YARSAV üyesi Dr. Mehmet Ruşen Gültekin anlatıyor. Buna göre Sırbistan yönetimi, 8 Kasım 2006’da “Avrupa Birliği’ne Uyum”  adı altında yeni bir Anayasa hazırlayarak kabul ediyor. Buna göre, Türkiye’nin HSYK’sına denk gelen “Yüksek Yargı Konseyi” oluşturuluyor.
Bitmiyor. Anayasaya göre 11 üyeden oluşan Konseyin 8 üyesi Meclis tarafından seçiliyor. Diğer üç üye; Adalet Bakanı, Meclisten seçilecek bir üye ve Yargıtay Başkanı. 22 Haziran 2008’de Sırbistan Meclisinde görev yapan tüm yargıç ve savcıların Yüksek Yargı Konseyi tarafından yeniden belirlenmesini öngören bir yasa kabul edildi. 5 Haziran 2009’da YYK’nın gizli gündemle çalışmasını içeren bir yönetmelik çıkartıldı. Eylül 2009’a kadar bütün savcı ve yargıçlar seçilmek için başvuru yaptılar. Ancak 17 Aralık 2009 tarihinde YYK’nın kararıyla görevdeki hakimlerin ve savcıların üçte biri görevlerinden alındı.
Sırbistan Adalet Bakanlığı atamalarında İçişleri Bakanlığı ile istihbarat servislerinin raporlarının değerlendirilmeye alındığı açıklandı.
Bu zatın, Larry Taman’ın CIA uzmanı olduğu söyleniyor.
Milletvekillerimiz bunları biliyorlar mı?
Baykal’ın Anayasa için güvendiği, beş on vatansever AKP’li milletvekili de
biliyor mu?

- - - - - - - - - - - - - - - - - - - - -

Şimdi istediğin gibi as, kes
Başbakanın yerine oturan çocuğa söylediği sözler bunlar. Her sene bu müsamere oynanır ve işin tam burasına gelince ben haber değiştiririm. Bu sene, Tayyip Bey ve o küçük kız sayesinde bu anlamsız parodi anlam kazandı. Tayyip Bey güya şaka niyetine, kıza makamını bırakırken:
“Şimdi Başbakan sensin; ister asar, ister kesersin” gibi çok dikkate değer bir laf etti...

* * *

Anayasa oylamalarında milletvekillerine uygulanan  “esir”  muamelesi geldi aklıma. Esirler (köleler dememeye çalışıyorum) gibi orda burda uykusunu almaya çalışan insanlar... Azarlanan grup başkanvekilleri, azarlanan Meclis
Başkanları. Hatta azarlanan halk, işçiler, köylüler, yargı ve üniversite mensupları...
Buna dil sürçmesi diyenler olacaktır.
Pekala ama atalarımız da “dervişin
fikri ne ise zikri de odur” demişler. Bunun da herhalde seküler tıpta bir açıklaması vardır.

Yazarın Diğer Yazıları