Anayasayı bırak ekonomiye bir bak

Savaş SÜZAL
İç konuları bıraktım, dış sorunlarda AKP kaynaklı her iyi haberin ömrü eskiden iki veya üç haftaydı. Şimdilerde iki ya da üç güne düştü yalanlanması.  Suikast bitti, darbeler bitti, Ergenekon bitti, ıslak imza, Balyoz falan da yeterli ilgiyi görmedi, bakalım Anayasa değişikliği ardından yeni konu ne olacak.
Ancak son günlerde dikkatimi çeken Erdoğan’a suikast söylentilerinin artmış olması. Alınan güvenlik önlemleri bir paranoyanın eseri mi acaba? Bu haberler kasıtlı olarak mı yayılıyor yoksa gerçekten bir can korkusu mu sardı birilerini henüz çözebilmiş değilim. İnşallah gerçeklik payı da yoktur umarım
Aslında içeride en önemli konunun ekonomi olması lazım. Ama ne hikmetse Tayyip Bey’in teğet geçirdiği ekonomik kriz tüm sabit gelirlilerin yaşamlarını cehenneme çevirmiş durumda. Bence muhalefet bu iktidara karşı meydanlarda tek konuyu, ekonomiyi ve geçim derdini işlemeli. Şu anda bence iktidarın yumuşak karnı ekonomi.
Mesela Başbakan ve hükümetine, memurlar ve işçilere söz verilen zamlar sorulabilir. Mesela ülkede dünya rekorlarına koşan işsizlik sorulabilir. Mesela Dünya Bankası’ndan alınan son bir milyar doların üzerindeki kredinin hangi yandaş işletmelere dağıtılabileceği sorulabilir. Mesela Türkiye’deki gerçek enflasyon rakamları sorulabilir. Halkın gerçek gündemi bu, karnını doyurmak.
Aslında Erdoğan’ın gündem değiştirme oyunlarına takılmadan kendi gündemlerini yani ekonomiyi vurgulama şansları var. Bilmem duydunuz mu, Türkiye dünya işsizlik sıralamasında baştan dördüncü sırada. Nasıl iyi geçmiş değil mi ekonomik kriz. Aslında önce bahar sonra yaza girmesine rağmen ekonomideki sıkıntılar tekrardan insanları bunalıma itecek düzeyde. Petrol ve yiyecek fiyatları durmadan artıyor. Göreceksiniz önümüzdeki günlerde daha çok şey duyacağız ekonomik krizle ilgili.
Gelelim, Washington’dan haberlere. Namık Tan’ın Washington’a büyükelçi olarak atanma öncesi yaygın olan bir söylenti yeniden gündeme oturdu. Buraya, hariciyeci olmayan ve Başbakanın danışmanlarından birinin alttan alta kulis yaptığı söylenmişti. Geçen gün hem biz duyduk hem de bir internet sitesinde ismi bile telaffuz edilmeye başlandı.
İbrahim Kalın’dan söz ediyorum. Kendisi iktidarın danışmanlarından ve Başbakana yaranmak amacıyla burada bir düşünce üreten kurum kurmuş ancak yeterli ilgiyi bulamamış bir kişi. SETA adı verilen bu kurumun düzenlediği her toplantı, normalin çok altında dinleyici toplayabiliyor. Bu düşünce üreten kurumun başına da daha önce Başbakanın oğlunun arkadaşı olması nedeniyle aniden gazetecilik mesleğine geçen bir kişi getirildi.
İşin garip tarafı ise Erdoğan hükümeti tarafından ağır baskı altında tutulan Doğan Medya Grubu’nun da bu şanslı kişiye iş vermesi, haber kanalında muhabirlik görevine getirmesi. Anlayana aşk olsun bu ne perhiz bu ne lahana turşusu. Önemli olan bu olağanüstü yükseliş değil. Bazı menfaat gruplarının kullanmak istedikleri fırsatlar. 
Özellikle, girmeye hazırlandığımız Nisan ayı Türkiye için tehlikeli bir ay.  Biliyorsunuz bu ay sonunda 24 Nisan tarihinde ABD Başkanı Ermeni soykırımı konusunda bir bildiri yayınlayacak. Ondan önce 12 Nisan tarihinde ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton, Ermenistan Devlet Başkanı Sarkisyan’ı Washington’a çağırdı. Şu ana kadar duyduğumuz, Ermeni Devlet Başkanının bu davete icabet edeceği yolunda. Göreceğiz...
Ve siz, sıfır sorunlu dış politika uzmanları, ABD başkentindeki temsilciliğinizi boş bırakmış durumdasınız. Kutlamaktan öte ne gelir elimizden. Bunun üstüne bir de diplomasi deneyimi olmayan bir kişinin ABD başkentine yollanacağı yolundaki söylentiler tam tüy dikmiş durumda. Ne hikmetse tüm ülkelerin en deneyimli diplomatlarını gönderdiği bu başkent, iktidar için tam bir yemlik olarak görülüyor.
  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş