Anılarımdaki uçak kazaları...

A+A-
Altemur KILIÇ

Türk Hava Yolları’nın uçağı Hollanda’da düştü, 10 kişi öldü 83 kişi yaralandı. Türk sivil havacılığının ve THY’nin en büyük kazalarından biri. Bu yazı yazıldığında kazanın sebebi belli değildi. Kaptan pilot deneyimli bir havacı: “Pilotaj hatası” demek içimden gelmiyor. Bakım hatası? Muhtemelen! Bana kalırsa şu sırada dünyanın en büyük havayolları olan THY’ye nazar değdi.
Bu münasebetle benim yaşadığım, daha doğrusu, sonunda ölümden kurtulduğum bir kazayı anlatayım.
İzmir’de yaşıyorduk. 26 Ocak 1974’te bir sabah İstanbul’a gitmek üzere havaalanına gidiyorduk ve ben geç kalmamıza sebep olduğu için eşim Güzide’ye söyleniyordum. Meydana geldik. Kontuara gittik. THY görevlilerı “Altemur bey sizi son dakikaya kadar bekledik, sonra yerlerinizi Almanya’ya giden iki işçiye verdik” diye özür dilediler. Ben gene eşime söylenirken F-28 tipi uçak pistten kalktı, havaladı ve birden durdu, geriye doğru yere çakılıp alev aldı... 63 kişi yanarak öldü, ll kişi ağır derecede yandı, yaralandı! Alanda ambulans vb. yokmuş, yaralılardan bazılarını hastaneye biz götürdük. Kara mizah; eşim, “Bak ben haklı çıktım, sayemde kurtulduk” demez mi? Ertesi gün kazın ayağını kırdık, aynı tarifeli uçakla İstanbul’a uçtuk. 
DEVİR dergisinin kapağının manşeti “Kaza mı, kader mi?” idi. O kazanın pilotaj hatası olduğu ileri sürüldü, rivayet olundu ki pilotlar ve mürettebat bir gece kulübünde içki içmişler, sabahlamışlar!
Evet THY’de artık bunlar yok... Büyük ilerleme var. Bakın bu İzmir kazasından iki yıl önce, DEVİR dergisinin 4 Aralık 1972 sayısına THY’nin durumunu “Dünyaya açılan utanç penceresi” diye kapak yapmışız, kınamışız... Hakkını vermeli, THY şimdi iftihar ettiğimiz bir milli gururumuz olmak durumunda... Bu kaza dolayısıyla THY’yi haksız eleştirilerle yıpratmamalıyız!

Menderes’in kazası
Yaşadığımız büyük kazalardan biri 17 Şubat 1959’da Başbakan Adnan Menderes ile Türk heyetini İngiltere’ye götüren uçağın  Gatwick Havaalanı yakınlarında düşmesi idi. Menderes ile 6 kişinin kurtulduğu kazada, aralarında Anadolu Ajansı Genel Müdürü Şerif Arzık’ın da bulunduğu 14 kişi yaşamını yitirdi. Başbakan yaralanmadı, sağ kalanlar yakınlardaki Antony Bailey adlı, eşi hastabakıcı olan bir çiftçinin evine sığındı. Sonra o çiftçi ve eşi Türkiye’ye davet edildiler ve ağırlandılar.
Basın Yayın Genel Müdürü olarak o seyahate katılmam gerekiyordu, ama başka bir iş çıktı, katılamadım!
Bu kazanın bir de yan öyküsü var. Londra’daki Basın Müşavirimiz (ismi lazım değil) sağ kalanlarla hiç ilgilenmemiş, hastaneye dahi gitmemıiş. Şikâyet ettiler. Kendisine sordum. Cevabı: “Ben hastaydım. 38 derece ateşim vardı.” 
1973’te bir yabancı yolcu uçağı Ankara üzerinde infılak  etti, parçaları Ulus Meydanı’na düştü. Yolcular ve sokaktaki bazı vatandaşlar öldü, yaralananlar oldu. Yananları tedavi etmek için, o sıralarda hastanelerde böbrek makinesi yoktu. Hacettepe Üniversitesi Hastanesi Başhekimi İhsan Doğramacı’nın telkiniyle dış büroları harekete geçirdim ve makine Almanlar tarafından hemen uçakla Ankara’ya gönderildi. Ama gelin görün ki makineyi gümrükten geçirmeye  “mevzuat müsait değildi” ... Sonunda Cumhurbaşkanı’nın müdahalesiyle böbrek makinesi gümrükten çıktı, Hacettepe’ye getirilebildi ve hayatlar kurtarıldı!

NOT: Son kazada Ulaştırma
Bakanlığı-THY kriz yönetimi, tabir caizse, tam manasıyla çuvalladı. Yetkililerden birinin demeç verirken “9 adet ölü var” demesi, bana “kelleleri” hatırlattı.

Başbakan Adnan Menderes’i Londra’ya götüren THY’nin Viscount tipi SEV adlı uçağı, Gatwick Havaalanı yakınlarında düşmüş, Menderes’in yaralı kurtulduğu kazada, uçaktaki 21 kişiden 14’ü ölmüştü.

ÖZDEYİŞ
Atatürk’ün dediği gibi (kazalara rağmen)
İstikbal göklerdedir
ve fezadadır ...

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları