Ankara farkındalığı ve Meclis'ten sapık kaçırma

Yavuz Selim DEMİRAĞ

Terör belası yüzünden hayat bir türlü normale dönmüyor. Ankara-Kızılay'da hafta sonları adım atacak yer bulamazken Pazar günü Mithatpaşa Caddesi'nde çocuklar top oynuyordu. Sakarya Meydanı sokak hayvanlarına kalmıştı. Sonuçta memur kentidir başkent. Pazartesi itibarıyla zorunlu mesai gündüzleri hareketlendirmiş olsa da akşam olunca el-ayak çekiliyor. Millî ve demokratik haklar konusunda son derece duyarlı olan değerli dostum, hemşehrim Barolar Birliği Başkanı Prof. Dr. Metin Feyzioğlu "korkudan korkmak" fiiline isyan ederek bizleri de davet etti. Bombanın patladığı yerde Sevgili Nihat Genç ve Müyesser Yıldız ile beraber sembolik nöbet tutarak; acının unutulmaması, paniğe son vermek için farkındalık oluşturmaya gayret ettik. Maksadımız başta Ankaralılar olmaz üzere tüm vatandaşlarımızı "korkudan korkmamaya" çağırmaktı. Ne kadar başarılı olduğumuz tartışılır. En azından oradan geçenler birkaç dakika dua okuyup, fotoğraf çekerek teröre lanet okuyor. Sonuçta caddeleri terk etmekle terörden uzak kalınmıyor. Bazen havaalanında, otobüs durağında hatta evlerimizde bile karşılaşmayacağımızı kimse garanti edemiyor. Bizlerin korumasız-güvenliksiz ziyaret ettiğimiz patlama alanına çiçek bırakmak için bu memleketin Başbakanının 1500 polis ile trafiği durdurarak gelebilmesi çok daha acı değil mi?

Acı bitmiyor... Bir nevi acılarla beslenir olduk. Her gün sayılarına yetişemediğimiz şehit cenazelerinin tümüne yetişmeye ne zaman ne de yürek dayanıyor. Televizyondan, internetten haber takip etmek dahi işkence haline dönüştü. Bir de gözümüzün içine baka baka yalan söyleyen, zeka seviyemizle alay edenler var ki... Geçtiğimiz günlerde Karaman ilimizde Ensar Vakfı'na bağlı okul ve yurtlarda 45 çocuğa tecavüz eden hilkat garibesi yaratık ile ilgili gelişmeler adeta isyan çağrısı niteliğinde. Memleketin Aile'den Sorumlu Bakanı halen adı geçen vakfı koruma gayretinde! Milletin seçtiği duyarlı vekiller Meclis'te bu olayın araştırılması için önerge hazırlıyor ve iktidar partisi AKP oyları ile tecavüzcü sapıklar adeta korumaya alınıyor. Biz haberciler bu sapıkların cemaziyelevvelini biliriz. 50'li, 60'lı, 70 ve hatta 80'li yıllarda ev ve yurtlarda din eğitimi adı altında minicik yavrulara tecavüz ettiklerini polis, jandarma ve mahkeme kayıtlarında okuduk, inceledik. Silivri'deki bir gizli tanık da utanmadan "Işık evlerinde ağabeylerin tacizine uğradım. Ben de küçüklere yaptım" itirafında bulunduğunda kan beynimize sıçramıştı. Demem o ki, bu vakalar yeni olmadığı gibi buz dağının görünen yüzü. Karaman'daki sapık 2 yıl önce aynı şikayet ile başka yerde görevlendirilmiş. Sonuçta zihniyet... fıtratında var. Baksanıza AKP'nin Gençlik Kolları ve MKYK üyelerine. Kızılcahamam Eğitim Kampı'nda ders veren hoca kılıklı "6 yaşındaki çocuk evlenebilir..." diyor. Hızını alamayıp "3 yaşındaki kız çocukları amcalarının yanına külotla çıkmamalı" ile devam ediyor. Sosyal Doku Vakfı Başkanı titri taşıyan bu zat ekranlarda "İnternette cinler var, Müslüman hanımlar fotoğraf koymayın" çağrısı yapınca kimsenin sesi çıkmıyor.

***

Bunca elem ve kederin arasında müthiş espriler de var: Örneğin AKP kurucularından, bir dönem bakanlık yaptığı Millî Eğitimi yaz-boz tahtasına çeviren kıdemli parti sözcüsü iken şimdileri saman altından muhalefete yeltenen Hüseyin Çelik "Türkiye laiktir, laik kalacak" demiş. Dili sürçtü diyecektim. Aklıma Silivri geldi. Sonuçta "Sehven"dir... Sehven... Mizah bitmez bizim memlekette Müjdat Gezen usta "Bunlar ABD'den Fethulah'ı alalım derken evdeki Reza'dan oldular"ı  patlamış, sağ olsun...

  • Yorumlar 3
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Günün Karikatürü
    Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş