Anketlerin dili

A+A-
Yavuz Selim DEMİRAĞ

Seçim sonuçlarına ilişkin yapılan kamuoyu araştırmalarının tamamına inanmak, kabul etmek mümkün değil. Tıpkı basına, yargıya müdahale edildiği gibi araştırma raporlarına da dolaylı dolaysız müdahale ediliyor. Her şeyden önce parayı veren düdüğü çalıyor. Araştırmayı isteyen, ücretini ödeyen mutlak surette sonucu kendi lehine çeviriyor. Geçmiş dönemlerde bazı projelerin içinde çalıştığım için hangi dolapların döndüğünü iyi bilirim. Adı geçen kuruluşlar sonuçları açıklarken mutlaka elastikiyet bırakırlar, yanılma payını minicik harflerle belirtirler.

*  *  *

Yanılmanın artı eksi 2 olabileceğini ifade ederek vaziyeti kurtarmaya gayret ederler. Yıllarca bizim kuşak  “12 Eylül öncesi-sonrası” deyimi ile darbe günlerini milat saymıştı. Son 13 yıldır  “AKP den önce-sonra” tanımı giderek kabul görüyor. Turgut Özal’ın türedi zenginleri, Süleyman Demirel’in aile fotoğrafı inanın masum kalıyor. AKP’nin hiçbir kural tanımadan, görgüsüz, pervasız ve hoyratça oluşturduğu dinci burjuvazi evlere şenlik. AKP, sadece kendi yandaşlarına haksız kazançlar sağlamakla kalmayıp kurdurduğu kamuoyu araştırma şirketlerini de legal hale getirip, kamuoyunu yönlendirmekte kullanıyor. Havuz ve yandaş medyada her gün düzmece anketler yayınlayarak psikolojik üstünlük sağlama görevini yerine getiriyor. Oysa bu alanda halen meslek namusu ile çalışıp siyaset ve istatistik bilimi ile araştırma yapan kuruluşlar var. SONAR ve kurucusu Hakan Bayrakçı bunların başında gelir. Bayrakçı geçtiğimiz seçimler ve referandumlarla ilgili çalışmalarını yayınladığında ağır ve haksız eleştirilere muhatap olmuştu. Ancak dediklerini sandık doğruladı. Son yıllardaki çıkışı ile Gezici şirketi de isabetli raporlar yayınlıyor. Bu yüzden AKP nin hışmına uğruyor, vergi müfettişleri her fırsatta ceza yazıyor. Geçtiğimiz gün bazı gazeteler bir bölümünü yazdı. Detaylarını inceleyerek okuyucularımızla paylaşmak istedim. 20-26 Nisan tarihleri arasında 36 il 189 ilçe ve bunlara bağlı mahalle ve köylerde birebir yapılan araştırmanın sonucu gerçekten ilginç. Katılımcıların yüzde 23.8 i devlet ve kuruluşlarından yardım aldığını beyan ediyor. Ve bu yardımların kesilmesinden endişe duyuyor. Yüzde 84’ü ülkede yolsuzluk yapıldığını belirtiyor. Asıl dikkat çeken ise AKP’ye oy verenlerin yüzde 76’sı da yolsuzluğu kabul ediyor. Bir nevi  “çalıyorlar ama bize de veriyorlar”  zihniyeti.

*  *  *

Ülkede kutuplaşmanın yaşandığına inananların oranı ise yüzde 70.2. Başkanlık sistemine karşı olanlar yüzde 77.6. Geçim sıkıntısı çekenler yüzde 65 ki bu rakam tartışılır. Tevekkül sahibi insanımız yokluğunu, sıkıntılarını gizlemeye çalışır. Medyanın baskı altında olduğunu hissedenlerin oranı yüzde 65.2. Tayyip Erdoğan’ın baskıcı olduğunu kabul edenler ise yüzde 67,2. Nereden bakarsanız halkın yüzde 70’i AKP’den rahatsız. Ancak devlet yardımları ile hayatlarınısürdüren yüzde 23.8’lik kitle ile ideolojik dogmadan kurtulamayanlar ve marjinal tuzu kurular seçimlerde yeniden AKP’ye oy verebileceklerini beyan ediyor. Ki bu oran dün itibarı ile yüzde 38.1. Kısacası bunca baskı, yönlendirme ve muhalefetin yetersizliğine rağmen AKP yüzde 40 bandının altına düştü. 7 Haziran’a kadar bu düşüşe birkaç puan daha eklenebilir.

*  *  *

CHP’de üyelerin katılımı ile yapılan ön seçimin etkisi küskünlerin bir bölümünü tatmin etmiş görünüyor. Kılıçdaroğlu’nun ekonomik vaatleri ile parti ilk defa yüzde 28.5’e çıkmış görünüyor. Bazı illerde liste memnuniyetsizliğinin sürdüğü MHP henüz seçim vaatlerini açıklamadı ancak yüzde 18’i bulmuş. Bu rakamın yirmiye ulaşması sürpriz olmaz. Merkez medyanın şişirmeleri, CHP nin çanak tutmaları ile HDP yüzde 11 görünüyor. Ve barajı aştıracak oylar AKP’den devşiriliyor. Tecrübelerime dayanarak AKP’nin son hamle ve bol keseden vaatleri ile HDP’ye kayan oyları geri alabileceğini düşünüyorum. Kamuoyunun planlı yönlendirilmesine rağmen HDP’nin baraj altında kalma ihtimali yüksek. Elbette sandık güvenliği tam anlamı ile sağlanabilirse.

Adı  “Milli İttifak”  koyulan SP-BBP birlikteliği yüzde 4.1 görünüyor. Yüzde 3 lük kıstası aşıp hazine yardımını  garantilemişler. Gezici’nin diğerleri hanesindeki 0.3’lük oranı doğrusu yadırgadım. Kararsızların dağıtımı ile yayınlanan sonuçlardaki diğerleri bölümü bana göre yüzde 3’ün altında değil. Sonuç olarak bir aydan fazla zaman var. Ne de olsa siyasette 24 saat uzun sayılır. Artı eksi yarım puan oynayabilir. Haftaya il il, aday faktörlerini de mercek altına alarak değerlendirmeye devam edeceğiz.

 

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları