Anlaşılmadık ne kaldı?

Altemur KILIÇ

Radikal Başyazarı İsmet Berkan “Ben bu işi anlamadım diyenler için Ergenekon” konulu bir yazı yazmış... Sonunda; “Kim suçlu, kim değil, buna bizler değil mahkeme karar verecek ve onu da yargılama sonrası yapacak... O yüzden ne soruşturmayı küçümseyelim, ne de kendimizi mahkemenin yerine koyup, birilerini mahkûm etmeye veya aklamaya çalışalım” der!
Kalemine sağlık İsmet Bey; nihayet hidayete erdin galiba! Bizim hep söylediklerimizi şimdi, sen söylüyorsun! Oysa bugüne kadar bu konuda Radikal’de, senin -bir kaç kişi hariç- yazdıklarınız, servis edilmiş, sızdırılmış haberler, özenle manşetlerde yayınlamanız, asıl senin ve sizlerin, daha yargı kararını beklemeden “Ergenekon” adlı bir terör ve cinayet örgütü olduğunu, sanıklarının da suçlu oldukları hususundaki peşin hükümlerinizi gösterdi, gösteriyor!
 Açıkçası, bir tek “Biz Ergenekon’un bir cinayet ve terör örgütü olduğunu biliyoruz. Gerçekler bizi ilgilendirmiyor” demediğiniz kaldı!
Sözde aydınlar olarak insan hakları, demokrasi havarisi kesilmenize rağmen; bu konuda, aksi ispat edilene kadar masum sayılmaları gereken insanları davanın sonucunu beklemeden, daha başından batıl kılacak hukuk ihlallerini sizler, neden görmezlikten geldiniz de, gerçek adaletin tecelli etmesinden önce, haberlerinizde, manşetlerinizde mahkûm ve infaz ettiniz!


Olaylar-gerçekler 
“Ergenekon kapsamında” saydığınız olayların da sebepleri, arkalarındaki gerçekler ve “oyunlar” ortaya çıkmadan, adeta somut deliller olarak sayıyorsunuz. 
Her olay, yerine ve zamanına göre değerlendirilmelidir, Sayın Başyazar? Öyle ya, olaylar ve insanlar hakkında ortaya bir şüphe veya ima at, hiç olmazsa izleri, çamurları kalır! Ülkemizin yakın tarihi acı olaylarla geçti ve yanlış şeyler oldu. Ama bunları objektif olarak, irdelemek gerekir. Mesela, PKK-bölücülük terörünü! Asıl cinayetler, terör nasıl başladı ve PKK binlerce kişiyi nasıl öldürdü? Bunları unutturdunuz; Türk Ordusunun, Türk subaylarının, astsubaylarının bu terörle mücadelesi, “Ergenekon kapsamında” sanık mevkiinde! 
Gene soruyorum; Bu kadar azap, gözyaşı ve masraf sonunda “Ergenekon’un” ne olduğu, ne olmadığı, hiç şüpheye mahal kalmamasına, kesin olarak anlaşılacak mı? Yoksa zehirli şüpheler hep kalacak mı? Fakat şurası muhakkak ki, bu sürecin travmaları, sonsuza kadar hatta bildiğimiz anlamda T.C. Devletinin sonuna kadar milletimizi rahatsız edecek... Bu “süreç” ülkeyi iflah edilmez şekilde böldü ve bölüyor! Mevhum daha çok zarar verdi ve verecek; güç kapanacak yaralar açtı. Düşmanların işine yaradı; Ülkemizi daha fazla bölmek için teröre ihtiyaçları yok! “Ergenekon sürecinin” terörü yeter!
Özet olarak; İsmet Berkan siz, matematik meraklısı olarak, sonunda somut bir netice çıkacağına inanır mısınız? Tabii ki, suçları somut olarak sabit olanlar cezalandırılmalı ama iş bununla da bitmeyecek, karabasan, devam edecek ve kasten sürdürülecek! Yargı, nihai kararını verdikten sonra da bu iş bitmeyecek!
Sayın Berkan bütün ferasetinizle bu Ergenekon sürecinin, neden şu bağlamda tezgâhladığını, dürüst bir gazeteci olarak hiç olmazsa niçin, biraz olsun düşünmez ve araştırmazsınız... Bu olayın başında Ümraniye el bombalarından başka saatli bombalar var. Bunlar ortaya çıkar mı? Çıksa bile, travmaları kalacaktır.


“1998-2009”
11 Ocak 1998’de, Türkiye gazetesindeki köşemde, “Susurluk Raporu” konusunda yazdıklarımı, gene hatırlatayım; “Bu rapor, ne kadar dürüstçe, vukufla ve etraflıca hazırlanmış olursa olsun ve hatta bütün hakikatleri ortaya çıkarmış olursa olsun, gene de hiç kimseyi tatmin etmeyecektir. Çünkü evvela, Susurluk konusu politikacıların ve medyanın kendi çıkarları bakımından elden çıkaramayacakları bir koz ve çiğnemekten vazgeçemeyecekleri bir kocaman sakızdır. Kimseyi tatmin etmeyecektir. Susurluk, çoğu sorumsuzca yakıştırmalarla, hatta hayal gücü ile kazılan öyle bir gayya kuyusu, öylesine kördüğüm olmuş bir meş’um yumaktır ki hep ortada, ülkemizin havasını devamlı olarak kirletecek şüpheler kalacaktır. Bu da Türkiye’yi istikrarsızlaştırmak isteyenlerin, bulanık sularda balık avlamak isteyenlerin işine gelir.”
Aradan 11 yıl geçmiş; aynı noktadayız! Anladınız mı, Sayın Berkan?

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş