Anlaşmalar imzalandı Rusya kendi gümrük birliğini kuruyor

Kürşad ZORLU

27 Kasım’da Minsk’te Avrasya Ekonomik Topluluğu’nun 27. toplantısında Rusya, Kazakistan ve Beyaz Rusya gümrük birliği anlaşmasını imzaladılar. 18 Aralık’ta Almatı’da devlet başkanları son ayrıntıları kararlaştıracaklar. Bazı mallarda, örneğin et konusunda kotalar belirlenmiş durumda. Bütün ülkelerin milli hassasiyeti olan ürünlerde 5 yıl kademeli geçiş öngörülüyor. Şimdilik gümrük birliği bu üç ülkenin sınırları içerisinde geçerli olacak. Ancak bunun değişmesi an meselesi. Çünkü Kırgızistan Cumhurbaşkanı Bakiyev, ülkesinin gümrük birliğine katılması için her türlü kararı almaya hazır olduğunu belirtti. Bakiyev, böylece Orta Asya’daki ülkelerin her türlü krize daha dayanıklı olacağını ifade etti. Sırada Özbekistan var. Üstelik DTÖ üyeliğini bir engel olarak görmediklerini belirtiyorlar. Bu serbestlik Türkiye’nin durumuna pek benzemiyor. Çünkü Türkiye 1995’te girdiği gümrük birliği nedeniyle bu haktan yoksun kalıyor.
İleride Avrasya büyüklüğüne taşınması muhtemel olan gümrük birliğinin en can alıcı noktası Rusya Devlet Başkanı Medvedev’in sözlerinde açıkça görülüyor. Medvedev,  “Ortak gümrük tarifesi üzerinde anlaşmamız lazım. Bu anlaşma ile DTÖ’ye girmemiz gerekiyor. Şu anda gümrük birliği için her şey hazır ve ülkelerimiz için gümrük birliğinde olmak eşit ölçüde ve ortak kurallar üzerinden yürümeli. Eğer birileri ortak kurallar istemiyorsa gümrük birliğinden vazgeçmeli”  sözleri ile Avrasya’da başlattıkları gümrük birliğinin “eşit, ortak ve birliktelik” kavramlarını esas alması gerektiğini ifade ediyor. Beyaz Rusya Cumhurbaşkanı Aleksandr Lukaşenko ise  “Böylelikle serbest piyasa ekonomisi esasında Sovyetler birliği çapında büyük bir piyasaya geri dönüyoruz”  sözleri ile heyecanını ortaya koyuyor.


Yeniden post-Sovyet coğrafya mı?
Rusya’nın önemli aydınlarından, Moskova Belediye Başkanı Yuriy Lujkov,  “Rusya 2050”  adlı kitabında şunları ifade ediyor;  “Rusya’nın Avrupa ile birleşmek gibi bir strateji seçme lüksü yoktur. Bu birleşme Rusya’nın bağımsızlığına, dış tehditlere karşı durma özelliğinin zayıflamasına engeldir. Türkiye’nin ’sonsuza kadar aday’statüsü buna örnektir. 2050 yılından da önce Rusya dünyanın gelecekteki kısmını her şeyden önce post-Sovyet coğrafyayı ve ’vatandaşlarının dünyasını’toplamak en objektif görevdir. İlk olarak Avrasya Birliğinin genişleme dalgalarını başlatmak lazım.”
Şimdi Kazakistan Cumhurbaşkanı Nazarbayev’in Orta Asya Devletler Birliği projesini hatırlayalım;  “Ya dünya ekonomisine ebediyen hammadde sağlayıcısı olarak kalarak ikinci bir sömürgeci devletin gelmesini beklemek, ya da Orta Asya bölgesinde ciddi bir birlik sağlamaya girişmektir.”  İkisi arasında muhakkak ki bazı farklar var. Ancak önemli olan Orta Asya ülkeleri ile Rusya’nın bağları ve aynı coğrafyadan olma avantajları... Ayrıca bu coğrafya ABD-İran-Orta Doğu ilişkisinde birlik arayışlarının ve muhtemel kaotik durumlara hazırlanabilme gerekliliğinin en çok hissedildiği jeopolitik alanlardan... İşte bu sebeple önümüzdeki dönemde Türkiye’nin bölgeye bakışı ve Türk dünyası projesinde samimiyeti pek çok şeyi değiştirebilir, tetikleyebilir.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş