Anlayanlar için baş sorunu!

A+A-
Özcan YENİÇERİ

Bir omuzda iki baş olmaz. Aksi çelişki yaratır. Yanlış başların yanlış yerlere gelmesi de aynı çelişkiyi daha da çoğaltır. Yusuf Has Hacip, şöyle buyurmuş: “Aslan köpeklere baş olursa, köpeklerin her biri kendi karşısındakine aslan kesilir. Eğer aslanlara köpek baş olursa, o aslanların hepsi köpek gibi olur”. Bu söz başın önemini yansıttığı kadar, gücün insan doğası üzerindeki etkisine de vurgu yapmaktadır. Yani bir düşünürün deyimiyle baştaki olanları “iktidar bozar, mutlak iktidar ise mutlaka bozar” görüşünü de kapsar. Otoritenin insanı bırakın hayvanı bile nasıl etkilediğini vurgulaması açısından; bu tür sözlerin serdettiği manayı iyi anlamak gerekir. Ayakların başa hükmetmesi durumunda insanların ve insanlığını ne hal alacağını belki de bundan daha güzel anlatan bir ifadeye rastlanamaz.


Güç ve kültür!
İnsanoğlunun ekmekten ve havadan sonra en fazla ihtiyaç duyduğu şey; hükmetme arzusudur. O bakımdan güçlü, egemen ve tahakküm edici konumdaki birisinin çevresini ve dostlarını seçmekte ve anlamakta sıkıntısı olacağı tabiidir. Çoğu kez güçlü olunduğu zamanlarda güç sahiplerinde olmayan özellikler ve meziyetler bir bir sıralanırken; güç sahiplerinin gücü kaybettiklerinde ya da zayıf düştüklerinde sahip olmadıkları kötü huyları bir bir sayıp dökmeleri hep bundandır. Bir yerdeki ahlak da, din de, bayrak da; kim güçlü ise onundur. Bazılarının safça savundukları gibi bayraksız din, dinsiz bayrak olmaz. Bu anlamda Türklüğün susması ile İslamiyet’in de sustuğunu hatırlamak gerekir. Bugün objektif tarih, gerçeklik, dürüstlük ve ahlakilik gibi kavramlar bile egemen güçlerin vizesine bağlıdır. Bireylerin ne kadar insan olduğuna
ya da olacağına bile güçlüler karar vermektedir.


Ahmaklık özgürlüğü!
İnsanların ahmak olma özgürlükleri yoktur. Birden fazla insanın geleceği hakkında karar verme yetkisini elinde bulunduran yöneticilerin ise iki defa daha fazla ahmaklık yapma özgürlükleri yoktur. Saf olmak toplumlara tarım aşamasında fazla zarar vermiyordu. O zamanlar hayat yavaş yaşanıyordu. Dönüşüm ve değişimler azar azar gerçekleşiyordu. Bilgi çağında değişme neredeyse ışık hızıyla olmaktadır. Bu yüzden günümüzde normal aklın ve zekânın bile bireylerin, grupların ve toplumların başarısı için yeterli olamayacağı ortaya çıkmıştır. Her örgüt kendi başarısını başkasının başarısızlığı ya da her birey kendi akıllılığını bir başka bireyin akılsızlığı üzerine oturtmuştur. Bu sebeple yönetimin yani karar verme mekanizmasının başında oturanların önemi eskiye oranla çok daha fazla artmıştır.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları